Dünyanın en büyük tarikatı olan futbol endüstrisi için canınızı feda etmeye devam edebilirsiniz !...

Asgari ücretin 280 € olduğu bir ülkede 6 gol yiyen milli takım direktörünün 3,200,000 € yıllık maaş alması nasıl açıklanabilir?

Dünyanın en büyük tarikatı olan futbol endüstrisi için canınızı feda etmeye devam edebilirsiniz !...

Asgari ücretin 280 € olduğu bir ülkede 6 gol yiyen milli takım direktörünün 3,200,000 € yıllık maaş alması nasıl açıklanabilir?

Dünyanın en büyük tarikatı olan futbol endüstrisi için canınızı feda etmeye devam edebilirsiniz !...
09 Eylül 2021 - 09:16



İbrahim Can


Asıl sorun verginin çoğunu ödeyen ve açlık sınırında yaşayan milyonlarca asgari ücretlinin hiç vergi ödemeyen ve astronomik ücretler alan futbolcu ve futbol endüstrisini beslemesidir.

Futbol bütün dünyada sosyal psikolojiyi yönetmek için bir araçtır. İnsanları toplu halde uyutmanın bir yoludur. Sosyoekonomik sorunları kısa bir süreliğine unutmak, takım ruhu ile insanların birlik olması ama aynı zamanda da karşı tarafa öfke ile saldırması ve deşarj olması için kullanılır.

Türkiye'de nüfusun %80'i yalnız temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilirken hiç vergi ödemeden milyonlarca € kazananların attığı gole "canım feda olsun sana" diye bağırmak, üç kuruşluk rızkını çoluk çocuğundan kesip futbol endüstrisine yatırmak akılcı bir davranış değildir. Bir baba asgari ücretli olduğunu, eve bir kuruş para bırakmadığını ama tuttuğu takım için canını vereceğini "gururla" TV röportajında aktarıyordu. Diğer taraftarlar da onu alkışlıyordu...

Öte yandan büyük spor şirketlerinden bazıları aynı zamanda da Borsa İstanbul'da işlem görmekte olan halka açık şirketlerdir. Bu şirketlerin futbolcu transferinde finansal boyutlarda bir takım mevzuat gereği uyma zorunda olduğu yasal kurallar var. Ancak bunlar pek de önemsenmiyor çünkü mesele toplumun psikolojik zayıflıklarını kullanarak finansal gelir elde etmektir. Bunun için çeşitli bağış ve yardım kampanyaları düzenleniyor. Evet, asgari ücretli insanlar gol sevinci yaşayarak rahatlamak için futbolcu Ferrari ile gezebilsin diye "yardım" yapıyor. Ne büyük bir ironi değil mi?

Aslına bakarsanız sosyal psikolojinin sömürülmesi ticari şirketler, siyasi partiler, dini kullanan bir takım örgütler, bazı ünlüler vb. boyutlarında asla değişmiyor. Aynı teknik dünya çapında ve her koşulda tıkır tıkır çalışıyor. Kendini çok zeki sanan insanlar da harika bir şekilde sömürülüyor. Günün sonunda biz "bilim" dediğimizde "her şey de bilim değil, ben astrolojiye inanıyorum" diyenleri görüyoruz ve bunun için de tonla para akıtılıyor.

Son olarak, 62 federasyon içinde aşırı dengesiz dağılan finansal kaynaklar futbol yerine diğer onlarca spor dalına adil dağıtılarak desteklenebilir. Ancak Mete Gazoz, Ayşe Begüm Onbaşı ve daha nicesi için ayrı hayranlık "canım feda olsun sana" sözleri söyleniyor mu? Diğer sporlar kesinlikle futboldaki kadar beyin ve sinir sistemi etkisine yol açmıyor. Tenis maçında bir cinayete şahit olmadım ama doğma büyüme Kadıköylü olarak FB Stadı civarında pek çok derbi maçta cinayet, cinsel saldırı, darp, gasp vb. dahil her türlü suçu çocukluğumdan beri gördüm. Bu haliyle de futbol şizofreniye yakın etkiler gösterir. Ancak siz yine de dünyanın en büyük tarikatı olan futbol endüstrisi için canınızı feda etmeye devam edebilirsiniz. Biz aynısını bilim için yapıyoruz. Dünyayı daha aydınlık yere dönüştürmek için, Atatürk "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." dediği için...

İbrahim Can
İbrahim Can

YORUMLAR

  • 0 Yorum