Enstitüler sadece ögretmen yetiştirmedi

Enstitüler sadece ögretmen yetiştirmedi HER BİRİ KALKINMA NEFERİYDİ

Enstitüler sadece ögretmen yetiştirmedi

Enstitüler sadece ögretmen yetiştirmedi HER BİRİ KALKINMA NEFERİYDİ

Enstitüler sadece ögretmen yetiştirmedi
04 Ocak 2022 - 22:10



Cumhuriyet’in kurduğu bazı sanayi teşekküllerinin özelliklerini duymuşunuzdur. Ne demek istiyorum bir örnek ile açıklayayım.1937 yılında açılan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası bünyesinde sinema salonu, halkevi, hamamı, spor kulübü, okuma-yazma kursu ve kreş barındırıyordur. Fabrikanın lojmanları vardır. Lojmanda kalamayan işçi ve memurları şehirden fabrikaya taşımak için düzenli sefer yapan Gıdı Gıdı adı verilen mini bir treni vardır. Bu fabrikanın anlatılacak daha çok yönü vardır, ama ben konuyu Cumhuriyet’in kültür fabrikası olan okullara getirmek istiyorum. Cumhuriyet’in açtığı kültür fabrikalarından olan eğitmen kurslarını biliyorsunuzdur. Bunlardan biri de Mahmudiye Eğitmen Kursu’dur. Bu kuruma kısa sürede misafirhane, çiçek bahçesi, spor sahası, öğretmenler için kulüp ve öğretmenlerin, öğrencilerin yararlandığı bir kütüphane yapılmıştır.  Burada dikkat çekmek istediğim nokta, öğretmenlerin okudukları kitaplar üzerinde tartışma yapmış olmalarıdır. İşte tartışması yapılan kitaplar ve mevzularından bazıları:
“ Köy Okulları Müfredat Taslağı, Meksika’da Köycülük, Halkçılık-Köycülük, Köycülük Programı ve Esasları, İtalya’da Köy Okulları, Fransa’da Köycülük, Kölelikten Kurtuluş, İş Terbiyesi, Mürebbinin Ruhu, Kooperatifçilik, Alman Maarifi, Çocuk Hayata Nasıl Hazırlanmalı…”
Dönemin entelektüel açlığının en açık tezahürüdür bu tartışma ve okuma ortamı. Kültür fabrikalarının bugünlere kadar yaşamaması ise günümüzün entelektüel kısırlığın bir nedenidir bence.

YORUMLAR

  • 0 Yorum