FINDIĞIN GÜNÜMÜZE SERÜVENİ

Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy, fındığın serüveni hakkında bizlerii bilgilendirdi.

FINDIĞIN GÜNÜMÜZE SERÜVENİ

Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy, fındığın serüveni hakkında bizlerii bilgilendirdi.

FINDIĞIN GÜNÜMÜZE SERÜVENİ
17 Eylül 2020 - 00:09


Şensoy, geçmişten günümüze fındıkla ilgili olumlu bir gelişme olmadığını ve bizleri bekleyen en büyük tehlikenin fındık tarımının sürdürülebilirliği olduğunun altını çizdi.
Şensoy,”Yıl 1930’lar ürünü ve üreticiyi korumak ve ülke ekonomisinide kalkındırsın diye birlik kurulmuştur. Garantör devlettir. O zamanlarda üretim hacmi düşük olan fındık yıllar itibariyle üretim miktarı ve dikilen alanlar olarak kat ve kat artmıştır. Ülke nüfusunun büyük kesimi köylerde olduğu zamanlardır. Ordumuzda da tek geçim kaynağı neredeyse tek başına fındık olmuştur. O kadar değerlidir ki, yapılacak olan düğünler il dışına okumaya gidecek olanlarında tek güvencesi daldaki fındık ve ona güvenerek yıl içerisinde tüccarlarından aldıkları paralardır. Yani Ordu’nun kaderi fındıktır coğrafi ve arazi şartlarından dolayı. 2000’li yıllara gelindiğinde artık demografik yapı sistem tarafından değiştirilerek ve evrilerek şehirlere göç ettirilen bir nüfus ve dünya fındığının deposu ve tek söz sahibi olan fiskobirliģin devre dışı bırakılması..artık başı boştur gariban fındığın. 2010’lu yıllardan sonrada üreticinin ağzına çalınan alan bazlı gelir desteğiyle sus payı ve bir canavar olan serbest piyasada değerini bulmaya çalışan fındığımız..artık ürüne ve bahçesine küsen yüzbinlerce üretici. Bunun üzerine 2014’de dünya çıkolata devine resmi olarak Türk fındığının hem tekniksel hem işlemsel hemde pazarlaması yönünden devredilmesi. Dünyada Türkün tekel olduğu ve cirosal en büyük ürününü ne sistem nede sanayi sektörü elinde tutmayı başaramamış söz sahibi elinoğulları olmuştur. Bazı yıllarda fiyatlar tamamiyle maliyetlerinde altında kaldığında Tmo’nun Kasım ayında devreye sokulduğunada şahit olunmuştur. Geçen yıl Tmo’nun 16.5 verdiğinde fiyatların belli bir zaman sonra 27’leri görmesi döndürülen fırıldaklarıda göz önüne sermiştir. Bu yıl yine olmayan fındığı varmış gibi göstererek 22 lira verilmeside üretime vurulmuş bir darbedir. Bizden 21 liraya aldığı fındığı İtalyan firma kendi üreticisinden 35 liraya aldığı halde yine muazzam karlarını yapmaktadır. Ama en büyük parayı benim ülkemde ve benim fındıkçının sırtından kazanmaktadır. Bu anlatılanların hepsi bir vakıadır ve herkeslerin şahitliğinde yaşanmaktadır. Kapıdaki en büyük tehlike fındık tarımının sürdürülebilirliğidir...” diyerek ileride yaşanabilecek sorunların şimdiden önlemlerini almamızı tavsiye etti.
Kaynak:Fatsa Manşet Gazetesi

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum