Kariyer değil, ekolojik tarım yapıyor

İstanbul'da sanat yönetmenliği kariyerini bırakarak Muğla’ya yerleşen Başak Tahmazoğlu (38), solucan gübresi üretimi yapıyor. Gübreyi aynı zamanda kendi toprağında kullanarak sebze ile meyveler yetiştiriyor. Tahmazoğlu, solucan gübresi ile ekolojik olarak ürettiği salçaları, zeytinleri ve probiyotik turşuları satarak bütçesine katkı sağlıyor.

Kariyer değil, ekolojik tarım yapıyor

İstanbul'da sanat yönetmenliği kariyerini bırakarak Muğla’ya yerleşen Başak Tahmazoğlu (38), solucan gübresi üretimi yapıyor. Gübreyi aynı zamanda kendi toprağında kullanarak sebze ile meyveler yetiştiriyor. Tahmazoğlu, solucan gübresi ile ekolojik olarak ürettiği salçaları, zeytinleri ve probiyotik turşuları satarak bütçesine katkı sağlıyor.

Kariyer değil, ekolojik tarım yapıyor
02 Haziran 2021 - 14:41

HAYRETTİN ŞAŞMAZ
 

İstanbul'un gibi büyük bir metropolden sıkılan ve ekolojik tarım yapmak isteyen Başak Tahmazoğlu, Ortaca'nın Okçular mahallesinde 2 dönüm civarı araziye sahip bir ev kiraladı. Tahmazoğlu, ilk olarak planladığı solucan gübresi yetiştiriciliği için 200 metrekarelik 2 çadır kurduğunu belirterek küçük çiftliğine bir de isim verdi.

4 MİLYON SOLUCANA ULAŞTI

Çiftliğine 'Solmera' adını veren genç çiftçi, 2016 yılında 80 bin solucan ile işe başladı, bu yıl ise 4 milyon solucana ulaştı.

Arazisine yerel tohumlardan biber, domates, patlıcan, salatalık diken Başak Tahmazoğlu, sebzelerini solucan gübresi ile kimyasal gübre ve ilaç kullanmadan yetiştiriyor.

Başak Tahmazoğlu, sebzelerden el ettiği salçalar ile birlikte zeytin ve probiyotik turşuları kargo aracılığıyla Türkiye'nin dört bir yanına gönderiyor. "İlaçsız, zehirsiz gıda herkesin hakkı" diyen Tahmazoğlu'nun ürünlerine müşteriler, 'Solmera Çiftliği'nin sosyal medya hesaplarından ulaşıyor.

 "EKOLOJİK TARIM ÇOK GÜZEL"

Okçular mahallesindeki adının 'Solucanlı kız' olduğunu belirten Başak Tahmazoğlu, "4 senedir burada solucan gübresi üretiyorum. Ürettiğim gübre ile ekolojik tarım üzerine denemeler yapıyorum. Ekolojik tarım, doğanın dengesini koruyarak, kimyasal katkı, gübre, ilaç ve zehir kullanmadan yapılıyor. Kendi toprağıma solucan gübresi uyguluyorum. İlaç ve zehir kullanmak yerine, kardeş bitkilerden faydalanıyorum. Ekolojik tarımın mümkün olduğunu görmek çok güzel. Solucan gübresini ilk kullanmaya başladığımdan beri ürünün aromasındaki lezzeti ve eski tatların geri dönüşünü gördüm. Yüzde 30, yüzde 40'lara çıkan ürün verimliliği ve erken hasat yine deneyimlediğim özelliklerdendi." dedi.

 

"ÇİFTÇİ İÇİN ÜRETİM MALİYETLERİ AZALACAK"

Tahmazoğlu, ekim ayının ortasında patlıcan hasadı yaptığını ifade ederek, "Bu çiftçi için çok önemli bir şey. 3 senenin sonunda solucan gübresinin toprak düzenleyicisi olduğu gerçeği ortaya çıktı. Her hangi bir ilaç kullanmadan güzel sebzeler yetiştirdim. Çiftçimiz solucan gübresini birkaç sene sabredip düzenli olarak kullanırsa faydasını yüzde yüz görecektir. Bu sayede kimyasallar artık havamıza suyumuza ve toprağımıza karışmayacak. Temiz gıda yiyebileceğiz. Çiftçi için de hayat kolaylaşacak, üretim maliyetleri azalacak." diye konuştu.

KAYNAK

YORUMLAR

  • 0 Yorum