Tuğrul Türkeş'ten 'azgın milliyetçilik' açıklaması: Kapsayıcı ve kucaklayıcı olunması lazım

AKP milletvekili ve Türk Devlet ve Toplulukları Vakfı (TÜDEV) Başkanı Tuğrul Türkeş, "Dışlayıcı üslupla bir şey yapılamaz, bizim milliyetçilik anlayışımız kapsayıcı ve kucaklayıcı" dedi.

Tuğrul Türkeş'ten 'azgın milliyetçilik' açıklaması: Kapsayıcı ve kucaklayıcı olunması lazım

AKP milletvekili ve Türk Devlet ve Toplulukları Vakfı (TÜDEV) Başkanı Tuğrul Türkeş, "Dışlayıcı üslupla bir şey yapılamaz, bizim milliyetçilik anlayışımız kapsayıcı ve kucaklayıcı" dedi.

Tuğrul Türkeş'ten 'azgın milliyetçilik' açıklaması: Kapsayıcı ve kucaklayıcı olunması lazım
18 Ocak 2021 - 16:19

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, AKP Milletvekili ve Türk Devlet ve Toplulukları Vakfı (TÜDEV) Başkanı Tuğrul Türkeş ile yaptığı konuşmayı bugünkü köşe yazısına taşıdı. 

Selvi'nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

TÜRK milliyetçiliğinin referans ailelerinden, Türkeş soyadını taşıyan birisinden bu çıkış gelince paylaşmak istedim. Ama sadece sosyal medyadaki paylaşımıyla yetinmedim, Tuğrul Türkeş’i arayıp konuştum.

TUĞRUL TÜRKEŞ’TEN ÖNEMLİ UYARI

Önce Tuğrul Türkeş’in paylaşımlarını, sonra konuşmamızı aktaracağım. Tuğrul Türkeş, Türkiye’de ve dünyada milliyetçiliğin yükseliş içinde olduğuna dikkat çektikten sonra, bizim için hangi tür milliyetçilik anlayışının yarar getireceğine değiniyor. Ama asıl önemli çıkışını hangi tür milliyetçiliğin ülkemize zarar vereceği noktasında yapıyor.

“Türkiye’de Kürtler üzerinden ayrımcılık güden, Alevîler üzerinden mezhepçilik örgütleyen, Hıristiyanlar ve diğer azınlıklar üzerinden dışlayıcılık geliştiren ve/veya Avrupa’daki popülist üstüncülüğün farklı bir varyantı üzerinden hesaplar yapan bir milliyetçilik, Türk milliyetçiliği olamaz. Olsa olsa, ‘azgın milliyetçilik’ olur.”

Tuğrul Türkeş sadece bir tespit yapmakla yetinmiyor.

‘AZGIN MİLLİYETÇİLİĞE KARŞIYIM’

“Maalesef ki Türkiye’de de bu tip hamaset eksenli bir milliyetçiliğin –ki ben buna ‘azgın milliyetçilik’ demeyi uygun görüyorum– sosyolojik tabanda kök salmaya yakın olabileceği tehlikesini görüyorum” diyor.

Tuğrul Bey, aynı zamanda milliyetçilik adına gelişen bir tehlikeye işaret ediyor.

“Bu nedenle açıkça ifade ediyorum ki ben filizlenen bu azgın milliyetçiliğe karşıyım” sözleriyle kendi pozisyonunu da net bir şekilde tarif ediyor.

‘BİR AYDIR BUNUN ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUM’

Şimdi gelelim Tuğrul Türkeş’le konuşmamıza... Açıklamasında yer alan “Azgın milliyetçiliğin hiçbir fikrî derinliği bulunmaz. Yarının Türkiye’siyle ilgili hiçbir fikri yoktur. Sözü de hareketi de salt kaba kuvvettir. Bu nedenle de milleti temsil edemez” ifadesi son birkaç gündür yaşanan olaylara bir vurgu mu diye düşündüm. Tuğrul Bey, makaleyi hazırlamaya 1 ay önce başladığını söyledi. Ama son yaşananları da tamamen göz ardı etmemiş.

“2021’e girerken, milliyetçilik adına yeni bir şeylerin söylenmesi gerektiğini düşündüm. Bir süredir bunun zihni hazırlığını yapıyordum” dedi. “Dışlayıcı üslupla bir şey yapılamaz. Kapsayıcı ve kucaklayıcı olunması lazım. Bizim milliyetçilik anlayışımız kapsayıcı ve kucaklayıcı milliyetçiliktir. 85 milyon milletimizi kucaklamak lazımdır” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum