Ulubey Şuayıp tepesi (Güzelyurt tepesi)

Türklerin Anadolu’ya göçünden sonra Karadeniz e yerleşenler bu tepenin etrafında köylerini kurmuşlardır.

Ulubey Şuayıp tepesi (Güzelyurt tepesi)

Türklerin Anadolu’ya göçünden sonra Karadeniz e yerleşenler bu tepenin etrafında köylerini kurmuşlardır.

Ulubey Şuayıp tepesi (Güzelyurt tepesi)
15 Ocak 2021 - 20:57

Kumrulu- Güzelyurt- Yukarı Şayıp- Cevizlik- çatallı mahallelerinin ortasında devasa bir görünüme sahip, bu muhteşem tepe; Eskilerin Şuayıp tepesi adını daha çok kullandıkları, bellide Karadeniz de rakım olarak en yüksek tepedir. 
 
Türklerin Anadolu’ya göçünden sonra Karadeniz e yerleşenler bu tepenin etrafında köylerini kurmuşlardır. Eskiden yerleşim için insan hayatının birincil ihtiyacı olan su! İkinci olarak ta ısınmak İçin gerekli olan yakacak odun bakımından zengin olan yerler tercih edilirmiş. 
 
Hatta yolcuların konaklaması İçin kervansaraylar ve Han lar da böyle yerlere kurulurmuş. 
Ben şu an yurtdışında ikamet ediyorum. 
Trabzon dan bu tepenin üstünde çıkan bir kaynaktan su almaya geldiğini anlatan , bana bu suyu bilip bilmediğimi soranlara rastladım. 
 
Eskilerin anlattığı ile, Bu tepenin etrafında , hatta tepesin den dahi su çıkması ve diğer su kaynaklarının bol olması hasebiyle ile Kumru kuşları yaşarmış. Buraya yerleşenler de Kumru kuşunun adından esinlenerek. (Kumrusu olan)
Kumrulu köyü adını koymuşlar. 
Ayrıca, tepenin başından çıkan suyu etrafta ki köylüler, şifalı su diye sattıkları, tepenin başına han yapıp, uzaktan gelenlerin konaklayarak, haftalarca bu su ile şifa İçin, banyo yaptıkları anlatılır. 
 
Şayıp tepesinin coğrafi yapısına baktığımız da; Belki de eskiden bir yanardağ dı!
 
Şöyle ki; Bu tepenin etrafında ki kayalıklardan kışın kaplıca suyuna yakın sıcaklıkta su ların halen patlayı akmasıdır. 
İklnci olarakta, bu kayaların arasından yazın çok serin insanı üşütecek derecede seri hava akımı olmasıdır. 
 
Ben acizane araştırmalarım sonucun sa düşüncem şöyle dir. 
Bu tepenin yanardağ olarak faaliyetinden sonra içinde boşluk oluştu. Bu boşluğu şimdi bir göl dolduruyor. 
Kışın yağmurların artması, eriyen kar sularının tepeden emilerek göl seviyesinin yükselip, fazla suyun , bahsettiğim kayaların arasından dışarı çıkmasıdır. Yazın gelen serinliğinde yine gölle alakası şu dur!
 
Gölün su seviyesi düştüğün de gölde ki boşlukların verdiği hava ile dalgalanma neticesin de etrafında ki, kayaların deliklerinden hava(ceryan) yaparak serin esinti oluşması dır!.
 
Evet.. kendi köyüm mahallem olması nedeni ile bu tabiat olayına bizzat şahit oldum. Bu olay hala da devam etmektedir. Şimdi büyüyen ağaçlar çort orman olmasından dolayı bel ki de kimse fark edemiyor!..
* Coşkun Kılıç

YORUMLAR

  • 0 Yorum