Ahlâkdışı, İstenmeyen Davranışlar Düzeltilmelidir / Pedagoji...
Ahmet Turan Öztürk

Ahmet Turan Öztürk

Aile Trapisti ve İlişki Uzmanı

Ahlâkdışı, İstenmeyen Davranışlar Düzeltilmelidir / Pedagoji Notlarım

24 Nisan 2020 - 23:18



Anne baba veya büyükler, çocukta zaman zaman görülebilecek ahlâk dışı veya kötü dediğimiz istenmeyen davranışların düzeltilmesi konusunda sabırlı bir şekilde
mücadele etmelidir. 
İstenmeyen davranışlar karşısında anne babanın ilk tepkisi genellikle panik olabilir. Beş yaşındaki çocuğunun arkadaşından izinsiz aldığı bir oyuncak, anne
babayı ürküterek, sert tedbirler almaya, ceza vermeye itebilir. Bu durumda yapılacak iş, elbette bunun bir sorun olduğunu kabul etmek olacaktır, ancak bu,
asla paniğe yol açmamalıdır. Öncelikle bu davranışın nedeni araştırılmalı ve ardından bunu ortadan kaldırmanın yolları aranmalıdır. 

Çocukları istenmeyen, ahlâkdışı davranışlara iten belli başlı sebepler şunlar olabilir: Şefkat ve otorite boşluğu; aşırı özgürlük ve sorumsuzluk; yoksulluk
veya aşırı lüks hayat; kitle iletişim araçlarının etkisi; arkadaşlar; kıskançlık; bilgi eksikliği; temel ihtiyaçların meşru yollardan doyurulmaması. 

Çocukların ahlâka uygun olmayan davranışlar yapmasının nedenleri araştırılarak, bunlar giderilmeye çalışılmalıdır. Anne babalar, böyle bir durumda önce,
kendilerinin eksiklerini ve hatalarını araştırmalıdır. Örneğin, çocuk, yeni doğan kardeşine gösterilen ilgiliyi kıskanarak, anne babasının dikkatlerini kendi
üzerine çekmek için yaramazlık yapabilir. Bu örnekte olduğu gibi, çocuğun daha önceleri yapmadığı bazı hareketleri yapmasının birçok nedeni olabilir. Asıl
sebep bulunup onun üzerine gidilmelidir. 

Bazen anne baba, tüm araştırmalarına karşı çocuğunun davranışlarının nedenlerini bulamayabilir. Böyle durumlarda çocukla konuşma denenebilir. Bunu için
çocuğun güvenini kazanmak gerekir, aksi hâlde çocuktan bilgi almak mümkün değildir.

 Konuşurken, çocuğu suçlamaktan ve doğru söyledi diye cezalandırmaktan
kaçınmak gerekir.

 Çocukların yaptıkları yanlış karşısında anne babalar, aşağılayıcı bir tavır takınmamalıdır. Örneğin, yanlış yapan bir çocuğa, “Niçin Böyle
yaptın?” yerine “Ne yaptın? Nasıl Oldu?” vb. ifadeler kullanmak daha iyidir.

Özellikle küçük yaşta olmak üzere çocuklar, bazen yaptıklarının yanlış olduğunu bilemeyebilirler. Burada çocuğun niyetini öğrenmek ve davranışın yanlış
olduğunu bildirmek gerekir. çocukların çoğu bile bile kötülük yapmazlar. Çocukların birçok hareketinin nedeni, hoşuna gitmesi ve kolay olmasıdır.

 Çocuk bazen
doyurulmamış ihtiyaçlarını karşılamak için kötülük yapabilir.

 Çocuğun bencilliği, ufak tefek şeyleri çalması bir protestonun veya güven duygusunun işareti
olabilir. 

Küçük çocuklar çoğu zaman yalan ile gerçeği birbirinden ayıramaz. Böyle durumlarda anne baba paniğe kapılmadan tedbirler almalıdır. 

Çocukların davranışlarını büyütüp telaşa kapılmak ne kadar yanlışsa, yanlışları ciddiye almamak da o kadar yanlıştır. Çocuğun yaptığı yanlışlar düzeltilmez
ve ikaz edilmezse çocuk bunun normal bir davranış olduğunu kabul edebilir. Örneğin, sırf hoşuna gittiği için, bir arkadaşının oyuncağını çalan çocuk, tepki
görmezse bunu alışkanlık hâline getirebilir. Yani çocuğun kötü davranışları ilk defa yaptığında pek tehlikeli sayılmayabilir, ancak bu tür davranışların
önemsiz olduğu anlamı da çıkarılmamalıdır.

 Bunlar ciddi sorunların belirtileri olabilir. 
Çocukta ahlâkî davranışların geliştirilmesi için öncelikle, yaptığı davranışın neden kötü, neden iyi olduğunun açıklanıp öğretilmesi gerekir. ancak bu somut
örneklere dayanmalı, zamanında, yerinde ve yeterli oranda olmalıdır.

 Uzun, yersiz ve gereksiz öğütler çocuk üzerinde etkili olmamaktadır. Çocuğa yapılan
bu açıklamalarda hem zihinsel hem de duygusal özellikler dikkate alınmalıdır.

 Çocuğa yanlış davranışını niçin değiştirmesi gerektiği, başkalarına ve
kendisine verdiği zarar açıklanmalıdır. Özellikle yaptığı davranışın başkasına verdiği zararı görmesi, karşısındakini kendi yerine koyması ahlâk eğitimi
açısından önemlidir.

 Bilindiği gibi insan ilişkileri ve iletişiminde, kendini başkasının yerine koymaya empati diyoruz. Çocuk empati sayesinde başkasının
acısına, üzüntüsüne kendisinin sebep olduğunu anlar ve pişmanlık duyar. Pişmanlık sayesinde kendi kendini kontrol yani vicdan gelişimi sağlanmış olur. 

Çocuğun yanlış davranışlarını düzeltmenin yöntemlerinden biri de yaptığı hatanın kendisine düzelttirilmesidir. Örneğin, bir çocuk, eğer yere boya döktüyse,
ondan o yerin temizlenmesi istenebilir.

 Aynı şekilde çocuğu yanlış kullandığı şeyden mahrum etmek de o yanlışı bir daha yapmasına engel olabilir. Eğer çocuk,
pastel boyalarını kırmaya devam ediyorsa, o boyaları kullanmaktan men edilebilir. Ancak burada önemli olan, çocuğun yaptığı yanlışın sonuçlarını
görmesidir. Bunu aşarak taşıyamayacağı yük yüklememeli ve ceza verilmemelidir. 

Yine çocuk bir hata yaptı diye onu, doğal ihtiyaçlarından mahrum etmek de
doğru değildir. Sözgelimi, oyun oynamaya çıktığı dışardan zamanında dönmediği için bir daha dışarıda oynama yasağı koymak aşırı bir cezadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum