NEGATİF İNSANLAR
Ahmet Turan Öztürk

Ahmet Turan Öztürk

Eğitim ve Yaşam Koçu

NEGATİF İNSANLAR

12 Aralık 2020 - 12:39

 
Bazı insanlar kara delik gibidir.
 
Aniden belirip tüm enerjinizi yutar, ruh halinizi alt üst ederler.
 
Negatiftirler; güle baktıklarında yalnızca dikenini görürler.
 
Bu insanların en önemli özelliği, sürekli şikâyet etmeleridir.
 
Her zaman şikâyet edebilecekleri bir şey bulabilirler; kötü hava koşulları, işyerindeki sorumluluklar, ya da kötü şansları gibi...
 
Dünyayı hep sıkıntılı bir yer olarak tanımlar, sunduğu güzelliklere odaklanmazlar.
 
Hayattan en kötüsünü beklerler.
 
Başka herkes yanlış, kendileri doğrudurlar.
 
İş arkadaşları, aileleri, müşterileri ve dostları arasındayken, yeryüzündeki tek akıllı insan kendileriymiş gibi hissederler.
 
Karşılarındakini değiştirmeye çalışırlar.
 
Herkes onlar gibi düşünmeli, davranmalıdır.
 
En doğru, en becerikli, en çalışkan kendileridir. Farklılıklara toleransları azdır.
 
Çok erdemli olduklarını iddia etseler de, yakınmaları çoğu kez başkaları hakkında dedikodu içerir.
 
Kıskançtırlar; başkalarının yaşamlarına özenir ama bunu eleştirilerinin ardına gizlerler.
 
Her ne sebeple olursa olsun kendilerini, içinde buldukları durumun kurbanı olarak görürler.
 
Kurban rolü onları, eylemlerinin sorumluluklarından kurtarır. Yanlış olan, yanlışı yapan başkaları, incinmiş olan kendileridir.
 
‘’Ama” kelimesini çok kullanırlar.
 
Negatif bir kişi olumlu bir açıklama yapabilir ve o anda bir kez olsun mutlu olduklarını umarsınız.
 
Ne yazık ki daha siz rahat bir nefes almadan önce, “Ama” diyerek, olumlu yorumlarını bir şekilde olumsuz yönde değiştirirler.
 
“İyi bir restorandı, ama çok gürültü vardı” gibi bir şey duyabilirsiniz.
 
Onlara iyi haberlerle gitseniz bile, olumsuz bakmanın bir yolunu bulurlar.
 
Heyecanla maaşınızdaki artışın haberini verdiğinizde, ‘’İyi ama hayat o kadar pahalı ki aldığın artış bir işe yaramayacak!’’ diyebilirler.
 
Olumsuz insanlar her zaman olumlu olayları olumsuz kılmak için bir yol bulabilir.
 
Dikkatli olmanız için sizi uyarır, herhangi bir konuda harekete geçmeden önce bunun hakkında düşünmenizi söylerler.
 
Yaklaşımları, iyi niyetli uyarıdan farklı olarak abartılı, yanlı, cesaret kırıcıdır.
 
Başkalarının hayatlarına olumsuzluk yağdırdıkları için çoğu negatif insan fazla sevilmez.
 
Bitmeyen yakınmaları ve eleştirileriyle girdikleri ortamın tadını kaçırırlar.
 
Araştırmalar, negatifliğin bulaşıcı olduğunu ve az miktarda negatif beyin aktivitesinin bile bağışıklık sistemimizi zayıflatıp bizi hastalıklara daha yatkın hale getirebileceğini; hatta kalp krizi ya da felce yol açabileceğini gösteriyor.
 
Uzun süre olumsuz insan ve olaylara maruz kalan gençlerin depresyon ve anksiyete geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu saptanıyor.
 
İnsanların sürekli rekabete sokulduğu, kamplaştırılarak kendi aralarında ve başka gruplara yönelik olumsuzluklar ürettikleri televizyon programlarının insanları daha nevrotik ve depresif hale getirdiği görülüyor.
 
Olumsuzluk etkisiyle, öğrenme ve uzun dönem hafızadan sorumlu beyin bölgesi hipokampus hücrelerinde yıkım başlıyor. Üstelik sadece 30 dakika olumsuz insanların etkisinde kalmak bile, bu durumu başlatmak için yeterli.
 
Negatif insanlarla sürekli bir arada yaşamak zorunda kalanlarda, sık tekrarlayan, bitmeyen sağlık sorunları gözleniyor.
 
O nedenle yaşamınızda özellikle çok yakınlarınız arasında bu tür insanlar varsa, kendinizi ve sağlığınızı korumak için aranıza sınır çekmeyi öğrenmeniz gerekiyor.
 
Kendi enerjinize odaklanın ve olumlu insanlarla bağlar kurun.
 
Ve olumsuz insan sizseniz; değişmeye başlayın!
 
Karşınızda sürekli yakınan kişiye konuşması bitince şunu sorun:
 
‘’Şimdi bana olumlu bir şey söyleyebilir misin?’’
 
Büyük olasılıkla olumlu hiçbir şeyin olmadığı cevabını verecektir.
 
Ona, yaşamın sunduğu, sahip oldukları güzellikleri hatırlatın. Şükran duymanın önemini anlatın. Değişmesine ve içgörü kazanmasına yardımcı olun.
 
Maalesef bazı negatif insanlar değişime kapalıdırlar.
 
Aşırı negatiflikleri ile yaşam enerjinizi emip sağlığınızı, mutluluğunuzu, umutlarınızı, cesaretinizi ve özgürlüklerinizi engelliyorlarsa, mümkün olduğu takdirde onlarla vedalaşın.
 
David J. Polley’in dediği gibi yapabilirsiniz:
 
‘’Birçok insan çöp kamyonları gibidir. Çöple dolu, hayal kırıklığıyla dolu, öfkeyle dolu, dolaşır durular. Çöpleri biriktikçe, dökecek bir yere ihtiyaç duyarlar. Ve eğer izin verirseniz, onu size boşaltırlar. Birisi size çöpünü dökmek istediğinde, üstünüze almayın. Sadece gülümseyin, el sallayın, iyilikler dileyin ve yolunuza devam edin. Bunu yaptığınız için mutlu olacaksınız.’’
Doç. Dr. Şafak Nakajima
 
#bilinçaltı #olumsuzdüşünce #aile #aileterapisti #psikoloji

YORUMLAR

  • 0 Yorum