SÜRESİZ NAFAKA DA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEREDE DURUYOR?
Ahmet Turan Öztürk

Ahmet Turan Öztürk

Aile Trapisti ve İlişki Uzmanı

SÜRESİZ NAFAKA DA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEREDE DURUYOR?

16 Mayıs 2020 - 12:59



Boşanma davaları sırasında tedbir nafakası, dava sonrasında ise yoksulluk nafakası ortaya çıkıyor. Üstelik nafaka yükümlüsü olmak için evlilik birliği içinde kusurlu olmak da gerekmiyor. Eşit kusurla biten boşanmalarda, birkaç gün, ay veya yıl sürmüş olan evliliklerde bile yoksulluk nafakasına hükmedilebiliyor.

Boşanmalardan sonra eşlere bağlanan süresiz nafakadan dolayı 2 milyon kişi mağduriyet yaşamakta. 

1988 yılından sonra süresiz hale gelen bu nafaka konusu, birçok vatandaşımızı zor durumda bırakmaya devam ediyor.
Yoksulluk nafakası yüzünden yükümlü, bitmeyen bir borcun altına girmektedir. Zor duruma düşen bu insanlar eğer yasa düzelmez ise daha uzun yıllar nafaka ödemeye devam edecekler.

Kimse uzun yıllar biten bir evlilik nedeniyle cezalandırılmamalı.
1 gün de evli kalsa, 10 yıl da evli kalsa, boşanma halinde süresiz bir nafaka ödüyorlar.
Nafakanın ödenememesi halinde, ödemekle yükümlü eşe hapis cezası uygulanıyor. Ancak hapis cezası uluslar arası sözleşmeye aykırı bir durum.

Aslında çözüm olarak, Boşanan kadınların ekonomik olarak desteklenmesi ve istihdam edilmesi ile kadınların yoksulluk nafakasına olan muhtaçlığı da ortadan kaldırılabilir.
Evlilik harcı adı altında bir harç ile nafaka fonu kurularak kadının istihdam edilemediği süre içinde sosyal devlet tarafından yüklenilmelidir. Zira, Yoksulluk sosyal devletin sorunudur.

Daha önemli olan şu ki; Süresiz nafaka ne kadar cüzi de olsa kişilerin gelirlerine göre bağlanıyor ve ikinci eşler de bundan dolayı mağdur oluyor.

 1988 yılından sonra süresiz hale gelen nafakalar, birçok vatandaşı zor durumda bırakıyor.
Sadece 3 ay evli kalıp boşandığı halde 11 yıldır nafaka ödeyen Süresiz Nafaka Mağdurları var..
6284 sayılı Yasa'dan kaynaklanan pozitif ayrımcılığın sona ermesi gerekiyor.

Yukarda ifade ettiğim gibi; şahıs,1 gün de evli kalsa, 10 yıl da evli kalsa süresiz nafaka ödüyor.
Biz, Büyük Birlik Partisi olarak bunun Avrupa standartlarında düzenlenmesini istiyoruz. 

Art niyetli insanlar nafaka arttırımını bir koz olarak kullanarak her yıl nafaka arttırım davaları açıyor ve bu da erkek üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Nafaka ödenmezse 3 aylık bir tazyik hapsiyle karşı karşıya kalınıyor.
Kişi bir gün bile nafakasını geciktirse mahkemeye başvuruluyor ve kişi hemen hapse atılıyor. Hapisten çıktıktan sonra bu insan işinden atılmış oluyor.
İş araması gerekiyor ve yine nafakasını ödeyemediği için tekrar tazyik hapsine uğrayan insanlar var. Bu da ailelerin dağılmasına sebep oluyor. Özellikle 6284 sayılı Yasa, 'kadının ispat sunmasına gerek yok' der. Bundan dolayı da erkekler mağdur oluyor. İstanbul Sözleşmesi'yle kadına verilen pozitif ayrımcılık erkekleri pasifleştiriyor.

Buna paralel olarak konuşulacak diğer bir durumda :Aileyi korumak sadece yasaların düzenlenmesiyle olmaz. İki tarafın da haklarını koruyarak aileyi koruyabiliriz.

 Hülasa;Hükümet ailenin korunması için yasalarda düzenleme getirmesi gerekiyor"

BBP

YORUMLAR

  • 0 Yorum