EĞİTİMDE ÇIĞIR AÇMANIN YOLU...
Ali Bekir

Ali Bekir

[email protected]

EĞİTİMDE ÇIĞIR AÇMANIN YOLU...

19 Şubat 2021 - 16:03

 

EĞİTİMDE ÇIĞIR AÇMANIN YOLU...

EĞİTİMDA BAŞARININ YOLU HER YÖNÜ İLE ÖĞRENCİYİ TANIMAKTAN GEÇİYOR.

 

Eğitim sistemlerine en büyük zararı SINAVA HAZIRLANMAK kavramı vermektedir. Sınav hazırlanılan birşey olamaz. Sınav öğrencilerin tüm eğitim sürecinde aldıkları eğitimlerin ne kadarını uygulayabildiklerini ölçmek amacı ile yapılamaktadır. Yani hazırlanılmaz. Zaten hazırsınızdır. Sadece uygulama becerinizi ölçersiniz.

 

Ama sınavı eğitimin en kutsal kısmına çevirirseniz, eğitim ortadan kalkar. Öğrenciler sadece sınava hazırlanır. O da ezberlemeyi getirir. İlkokul, ortaokul, lise eğitimi diye birşey kalmaz. Onların yerini sadece test kitapları alır.

 

Üniversite sınavı da öğrenci ile meslek uyumunu gözetmez. Sadece en çok bilgiyi ezberlemeyi mecbur kılar.

 

Okul sınavları da öyledir. Tüm okul eğitimini karne ve sınav hedefli yürütürseniz. Dünyanın hangi modelini uygularsanız, uygulayın ortada eğitim kalmaz. Sadece öğrenciler bir puan yüksek almak için daha çok ezberleme sarmalına gireceklerdir. Eğitim, iletişim, arkadaşlık ilişkisi gibi okul sosyal amaçları ortadan kalkar. Tek dert notlara odaklanır.

 

Eğitim öğretim sisteminde tek ölçme değerlendirme aracıda SINAV değildir. Çok farklı ölçme değerlendirme araçları vardır. Örneğin: projeler, performanslar, portfolyolar, akran değerlendirmesi vb.

 

Yine kaldı eğitimde denilen kavramda okul dersleri değildir. Okul hayata hazırlanmanın ilk basamağı olmalıdır. Okul dersleri sadece bu hayata hazırlanma süreçlerinde kullanılacak enstürmanlar olmalıdır. Eğitimin amacı hayatı okul derslerini öğrenmek için kullanmak değildir. Okul derslerini hayatı öğrenmek için kullanmaktır.

21.yy çok farklı bir dünya getirdi. Teknoloji ve yapay zeka istesekte istemesekte bizi çok farklı bir dünyada yaşamaya mecbur etti. Bende bu dünyada eğitimin başka bir yere gitmesinin ilk adımının üniversite sınavı denilen kavranım değiştirilmesinden geçtiğini düşündüğüm için bir çalışma yaptım.

 

İnsanı tanımanın şekli değişti. Google artık girdiğimiz sitelerden bizim zevklerimizi analiz ediyor ve ona göre reklamları gösteriyor. Çöpçatan siteleri belli özelliklerinizi girince size eş adayı öneriyor. Belli sağlık programları sizin sağlık risk analizini hazırlayabiliyor.

 

Peki eğitimde öğrenciyi tanımak yani kişiselleştirmek gereksiz mi? Kesinlikle hayır. Bu kadar çok teknolojik imkan varken neden öğrenciyi tanımak kavramını kullanmak yerine, sadece ne kadar ezberlediğini eğitimde başarı olarak kabul edelim.

 

Eğitim 21.yy da farklı bir boyuta taşımanın temel yolu eğitimi kişiselleştirmek ve öğrencileri tek tek tanımaktan geçtiğine inanıyorum.

 

Bu çabam kapsamında ilk adım olarak ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ SEÇME SINAVI yerine öğrenciyi tanıma merkezli analize dayana çalışması geliştirdim. Her yönüyle öğrenciyi tanıyacak bir program.

 

INDİVİDUAL STUDENT RECOGNİTİON MEASUREMENT SYSTEM (ISRM SYSTEM)

 

Bu üniversite öğrenci kabul sistemidir. Yani öğrencinin kişisel zevkleri, yetkinlikleri, becerileri ve mesleki uyumunun bir analizinin çıkarılmasıdır. Bu sistem sayesinde öğrencilerin meslekle uyumunun çok boyutlu ele almanması sağlanacaktır. Kişiselleşmiş bir eğitim konseptidir.

 

Yani üniversiteye girmeyi, sadece puanlardan kurtarmak ana hedeftir. ISRM SYSTEM'in çalışma teorisi şöyledir:

 

Öncelikle, her öğrenci için yapay zeka da bir dosya açılır. Öğrencinin eğitim sürecindeki tüm özellikleri bu dosyaya eklenir:

  • Okul öncesinde öğrencinin oynadığı ve sevdiği oyunlar

  • Tüm öğretim sürecindeki arkadaş ilişki notları

  • Tüm öğretim sürecindeki öğretmeninin değerlendirmeleri

  • Her ders için ayrı ayrı katılım miktarı

  • Her ders çalışsına sağladığı katkı

  • Grup çalışma katkısı

  • Varsa okul notları ve sınavları

  • Ailesinin görüşleri

  • Arkadaşlarının değerlendirmeleri

  • Mesleki yetkinlik testlerinin sonuçları

  • Öğrencinin hayata dair görüş ve beklentileri

  • Bu dosyaya kayıt okul öncesinden başlar ve lise 12. sınıfta biter

vb.

 

Tüm bilgiler sisteme yüklenir. Tüm bu bilgiler sonucunda sistem bir değerlendirme analizi hazırlar. Bu analiz İlk önce sadece öğrenciye sunulur. Öğrenci yapılan değerlendirme sonucunda kendise en uygun meslekleri ve üniversite okumak için yaşayabileceği en uygun şehirleri görür. Eğer öğrenci bu bilgileri uygun görürse onaylar. Bu bilgileri onayladıktan sonra başvurabileceği üniversite ve bölüm listesini sistem oluşturur. Öğrenci bu listeyi onaylarsa; Öğrencinin bilgileri başvurduğu üniversite ve bölüme otomatik sistem tarafından gönderilir.

 

Böylece "Üniversite giriş sınavı olmadan, öğrenci beceri merkezli bir sonuç üzerinden değerlendirme yapılmış olur."

Üniversite bölümleri kendine gelen öğrenci dosyalarından bölüm ile özellikleri en uygun öğrencileri üniversiteye kabul eder. Böylece de dış etkilere kapalı öğrenci meslek uyumu çerçevesinde bir üniversiteye giriş sistemi oluşturulmuş olur.

 

Temel amaç kişiselleştirilmiş eğitim sağlamak ve sınava hazırlık kavramını ortadan kaldırmaktır. Öğrenci sınav baskısı olmadan bir eğitim süreci geçirmiş olur. Sınav ve müfredat baskısı olmadan bir eğitim sürecinin önü açılmış olmuştur.