2'Sİ BİR ARADA!
Ali Mehmetoğlu

Ali Mehmetoğlu

ANGARALI

2'Sİ BİR ARADA!

13 Mart 2022 - 01:57

Geçen hafta Fenerbahçe maçını sonrası yazma fırsatım olmamıştı.
Göztepe maçını da ilave ederek 2 karşılaşma ile ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
 
FENERBAHÇE MAÇI
Fener maçı öncesi deseler 1 puan yeter mi?
Derdim ki “yeter” boşuna psikolojik harbin içine girip fizik olarak ve zihnen yorulmaya değmez.
Maç başlayınca gördük ki;
Rakip zayıf, rakip çekingen, rakip sinir harbinin içinde, bulunduğu psikolojik durumun ve seyircinin baskısıyla şuursuzca saldırıyor. Heyecan yapmayan, sakin kalan maçı kazanacak görüntüdeydi.
Nitekim çok geçmeden İrfan Can VAR’daki Mete Kalkavan’dan beklemediğim şekilde kırmızı kart görerek oyun dışı kalıyor ve psikolojik üstünlüğün Trabzonspor’a geçtiğine şahit olduk.
Birkaç dakika sonra atılan golle de öne geçince farka gider bir hava oluşmuştu.
Fakat durum düşündüğümüz gibi olmadı. Sanki Trabzonspor eksik kalmış veya kalkmakta olan tren kaçıyor gibi panik hali “git-gel”li bir oyuna döndü.
Sayıca fazla olan, rakibin bu tempo isteğine cevap verir, kaliteli ayaklarıyla farkı açardı.
Heyhat böyle olmadı.
Sanki 10 kişi kalan Trabzonspor gibi, Fenerbahçe sazı eline aldı, orta sahadaki adam eksilten oyuncuları sayesinde ikinci bölgeyi çok rahat geçti. Bence faul olmayan bir pozisyonda kazandığı duran topla skordaki dengeyi sağladı.
Hep Trabzonspor için “Abdullah Avcı hamleleri ile maçı çevirdi” diyorduk.
Bu sefer öyle olmadı.
Ne sahaya çıkan kadro ne de yaptığı değişiklikler maça damga vuramayınca tecrübeli hocanın hanesine alınan 1 puan eksi olarak yazıldı.
 
GÖZTEPE MAÇI
Dönelim Göztepe maçına.
Taraftar şampiyonluğun havasına girmiş.
Tribünleri yine doldurmuş.
Gözlere bakınca gördüğümüz şey; heyecan, coşku, mutluluk!
Bu hava içinde başladı maç…
Göztepe kora kor oynuyor, oldukça zorluyordu.
Nitekim Halil’in faul sonrası attığı golle 1-0 geriye düştü bordo mavililer.
Trabzonspor bu gole 1 dakika sonra Nwakaeme ile cevap verdi. Hemen ardından 3 dakika sonra gecenin yıldızı Abdülkadir Ömür bordo mavilileri öne geçirdi.
Daha sonra sazı eline alan misafir ekip devreye girerken bulduğu golle dengeyi sağladı.
Trabzonspor adına ilk yarıda kayda değer bir oyun yoktu, sadece kısa kısa anlar vardı.
İkinci yarı ile beraber F.Bahçe maçında devreye giremeyen Avcı, bu sefer yine mini dokunuşlarla karşılaşmaya damgasını vurdu.
Böyle dönüş hikayelerine alıştırdı bizi hoca.
Hemen ikinci yarının başında Djaniny ve ardından Ömür son noktayı koyunca Trabzonspor şampiyonluk yolunda bir engeli daha aşmış oldu.
***
Sezon arasında Visca’nın gelişiyle yaptığı müthiş katkı, Konyaspor ile aradaki farkı açınca psikolojik olarak rahatlayan Trabzonspor, her geçen gün daha coşkulu, daha tempolu, daha güvenli, daha rahat bir oyunla, görsel ve skor olarak daha çok tat veriyor.
Artık bundan sonraki haftalarda iyi futbol, bol gol göreceğimiz maçlar bekliyor bizi.
***
Bu saatten sonra şampiyonluk kaçmaz.
Yapılacak en iyi şey gelecek yılların planlaması…
Özellikle oyun sistemine göre kalacak olanlarla yeni bir plan yapmak, Şampiyonlar Ligi maçlarına hazırlanmak lazım.
Yusuf sol bekte sezon sonuna kadar denenebilir.
Ahmetcan sürekli 11’de tecrübe kazandırılmalı.
A takıma çıkması düşünülen ve devre arasında getirilen gençlerin azar azar süre bulmalı.
Niye mi bunları istiyorum?
Beklentim; Konyaspor’un üst üste puan kayıpları olacağı ve 3-4 hafta içinde şampiyonluğun garantileneceği.
 
MHK KARARLARI
Son günlerin popüler konusu MHK’nın bazı hakemleri saha dışına itmesi ile ilgili görüşlerimi de eklemek istiyorum.
Anladığım kadarı ile yeni bir yapılanma içinde MHK.
Giden hakemlerin çoğunun ortak özelliği;

  1. Tempoya müsaade etmemek.
  2. Sık faul çalmak.
  3. Herkesi “idare” etmek.
  4. Güçlülere şirin gözükmek.
  5. Topun oyunda kalmasına izin vermemek.
Geride kalanların MHK talimatlarına ve yeni yapılanmaya uygun düdükler olduğuna inanmak istiyorum. Biraz emarelerini de gördüm.
Dün gündüz seansında Kasımpaşa maçını izledim.
Sarper Barış Saka vardı. Çok iyi bir maç yönetti.
  1. Top daha çok oyunda kaldı.
  2. Basit faulleri vermedi.
  3. Yüksek tempolu bir maç oldu.
  4. Sakatlık numarası yapanlara dönüp bakmadı.
  5. Hakemin bu tavırları oyuncuları da doğru davranmaya itti.
MHK’dan beklentim;
  1. Geçmişteki eyyamcı hakemlerin az olan bir lig.
  2. Daha Avrupai bir futbol oynanan bir lig.
  3. Yüksek tempolu bir lig.
Alınan kararlar Türk futboluna hayırlı olsun. Desteklemek gerektiğini düşünüyorum.