casino siteleri bedava bahis tarafbet bahis siteleri
Milli Takım üzerine...
Ali Mehmetoğlu

Ali Mehmetoğlu

ANGARALI

Milli Takım üzerine...

26 Eylül 2022 - 12:20

 “Kahvehane muhabbeti”
Milli Takım’ın aldığı sonuçlar üzerinden dönen lakırdılar için kurdum bu cümleyi…
O muhabbet nasıl dönüyor bakalım;
- Bu futbolcu değil!
- Kemal bu mevkide oynamaz.
- Böyle oyuncu mu seçilir canım?
- Bundan teknik direktör olmaz!
- Hasan kötü futbolcu, Hüseyin oynasa kesin kazanırdık!
- Bu kaleci değil bavul!
Yüzlerce bu ve buna benzeyen bireysel oyuncu ve teknik adam üzerinden yapılan okumalar var.
Her türlü organizasyonumuz düzgün, sanki her şeyi doğru yaptık, bir yanlış olan oyuncu seçimi…
Peki, nasıl bakmalıyız?
Sistem bozuk!
Sistem derken, sadece oyun sistemini kastetmiyorum.
Bunun içinde; futbol takımının profesyonel yapılanması, teknik heyet, kondisyoner, sağlık ekibi, turnuva öncesi belirlenmesi ve oynanan lige göre kurgulanması gereken oyun sistemi… (vb)
Bu gibi yapılanmalar kötü olunca kısa yoldan çözümümüz;
“Hasan-Hüseyin kötü oyuncu, bu teknik direktörle olmaz istifa etsin” gibi bireysel ve basit bir bakışla çözüme gitmek gibi bir yanlışın içine düşüyoruz.
Üstüne üstlük bu tür bakışı seslendiren taraftar, yorumcu ve “eski”lerin yüksek perdeden eleştirilerine göğüsleyemeyen, kamuoyundan / sosyal medyadan etkilenen yöneticilerimiz de cabası.
Bu şartlarda bir organizasyonun düzgün olması, işlerin rayında gitmesi mümkün değil.
Teker bir yerde patlayacaktı, patladı da!
Organizasyon düzelmezse bu hezimetleri tekrar tekrar yaşarız.
Bir önceki dönemde Hollanda, Fransa gibi takımları yenmiş, turnuvadaki ilk mağlubiyetinde kamuoyu baskısıyla teknik direktör değişimine gidilmişti. Ondan da önceki dönemlerde hep aynı şeyleri yaşadık. Kamuoyu karşısında dik duramayan yöneticiler, kendi hatasını birilerine yükleyerek çözüm üreten idareciler…
Biz böyle baktığımız sürece dibe doğru gidecektik, sonunda dibi de gördük!
Yarın yeni bir teknik adam gelir, her şeye yeniden başlarız.
Bu durum sadece Milli Takım organizasyonu için geçerli değil. Birçok kulübümüz bu şekilde yönetiliyor. Her sene 20-25 transfer, yeni teknik adam, yeni sistem, yeni oyuncular, yeni umutlar...
Gün sonunda nadiren de olsa geçici başarı, ya da katlamalı hezimetler.
Futbolumuzun büyük bir bölümü böyle yönetiliyor.
Takım ismi vermeye gerek yok. Hangi takıma isterseniz uyarlayın!
***
Bu durum Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi için bir fırsat var.
O da geçmiş TFF başkanları gibi yapmayıp “efsane” olma şansı.
Nasıl mı?
Bu rezaletin sorumlusu olarak sadece Kuntz’u görmeyip, Kuntz’u getiren, çalışma şartlarını hazırlayan, bu yapıyı kuran ve başarısız olan “Milli Takım Sorumlusu”ndan hesabı kesmek.
Böylece geçmiş yönetimlerin yaptığı gibi teknik adamı göndererek geçici çözüm üretmemiş taşın altına elini sokmuş olacak.
Onun için de Milli Takım Sorumluluğu futboldan gelmiş profesyonellere verilmeli. Ve onlar yönetmeli. Başarısızlıkta hesabını da onlar vermeli!
O profesyonel yönetici, bütün Milli Takımların planlamasını “Avrupai” bir sisteme dönüştürerek ülkedeki güçlü takımların tahakkümünden kurtarmalı.
Başarısızlık halinde her insan sorumluluğun kendine kesileceğini bilirse; kayırmacılık, tarafgirlik yapmaz, işini adam gibi yapar!