Beşinci bir mevsimin düşlerini kurarken, hesapsız yapraklar...
Ali Melek

Ali Melek

Yürek Heybesi

Beşinci bir mevsimin düşlerini kurarken, hesapsız yapraklar yağdı üstümüze

22 Kasım 2020 - 20:33

Beşinci bir mevsimin düşlerini kurgularken, 

Hesapsız yapraklar yağdı üstümüze.
Çiy vurgunu yemiş gül hüznüyle kaldık vakitsiz mevsimlerde.
Oysa nine sandıklarında saklı meyve kokuları gibi umutlar vardı zulada.
Arka bahçelerde sobelenmeyi bekleyen körpe yüreğimiz 
Bilyelerde saklı gökkuşağından hayaller
Ve çiçekli yastıklarda unutulan masallar  
Komşu camlardan bir yerlere savrulan can kırıkları gibiydi bazı kırgınlıklar
Böyle öğrenmedik mi her dökülüşte aynalardan kendimize bakmayı?
Baktıkça yanlışları sorgulamayı 
Sorguladıkça akla /karayı ayırmayı 
Her yıkılışta böyle görülmez mi gerçeklerde
Zaman bu ya bazen çok eğreti durur omuzumuzda 
Yıkılır bazen pervasızca tozu dumana katar herşeyin 
Sen yine de dik dur 
Güneşten bir gülüş ekle kimliğine ve yüzüne 
 
Düğme kutularında saklı hatıralar gibi 
Sar sarmala teğelde unutulmuş mavi kumaşları
Güneşi topla avuçlarında 
Çayıra çimene bula 
Serp üstüne memleketin taşına toprağına 
Bir mavi atlas gibi aydınlansın umutlar
Ne bekler durursun be insan bilmem ki 
Şu koca memleket kumaş
Dağlar, denizler ve bu efsunlu toprak rengarenk iplik gibi 
Sen terzi 
Yüreğin iğne 
Tut ucundan ipinin düş yoluna memleketin 
İşle nakış, nakış iğneden 
Yarpuz kokulu dereyi mor sümbüllü dağları işle
Arpa buğdayı, başaķları ve bereketi sür toprağa
Her lokmanı böl tokluğu unutmuş sofralara 
Sar kollarını düş yorgunu umutlara 
Aç gönlünü aç, fikrini karmaşık fikirlere 
Bırakma vicdanı hür aklını, olmadık zikirlere  
Barışı huzuru işle nakış nakış 
Nevruzlarda dumanı yükselen ateş gibi sarsın, yaksın haseti
Bir de türküler çığır dağlarına mesken olmuş destanlardan 
Köroğlu, Yunus, Dadaloglu, Pir Sultan Abdal'a Karacaoğlan'a ses ver.
Türkülerle aydınlansın karanlıklar 
Bir mavi ışık yükselecek yeniden 
''Kim bilir yarın, belki yarından da yakın...''
 
Gülsen Dede
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum