Üşüdün Mü Meryem?
Alişan HAYIRLI

Alişan HAYIRLI

[email protected]

Üşüdün Mü Meryem?

25 Ocak 2021 - 21:10

 
Malatya Yeni Caminin önünde durdu, ürkek ürkek sağına soluna baktı, elindeki çantayı açtı ve önce para konulacak kutuyu yere koydu, sonra diz kapaklarını kırarak buz gibi betonun üzerine çöktü ve melodikasını çıkarıp çalmaya başladı. 
Çekim yaptığımı görünce hafiften ürktü, bir an durakladı, (Gülümsediğimi görünce) kaldığı yerden devam etti. 
Hüzün yüklü melodisinden, yüzüne yansıyan acıdan, kalbindeki güvercin ürkekliğinden anlardınız, bu kız çocuğunun 10 yaşında, Halepli, Suriyeli Meryem olduğunu… 
Tabi eğer kalbiniz varsa anlarsınız, emperyalistlerin para ve petrol uğruna çıkardıkları pis bir savaşın kurbanı olduğunu, atalarının topraklarından ölmemek için kaçan bir sürgün çocuğu olduğunu… 
Göğüs kafesinde et parçası taşıyanlar ise bakıp geçer, “Ne işleri var burda?” deyip… 
Belki acır, atar 1 lira kutusuna… 
Samanyolu şarkısının büyülü ezgisinde yüklüdür bu kız çocuğunun çektikleri, çekecekleri, acıları, özlemleri, umutları, gözyaşları… 
Bize çağdaş ve modern dünyadan miras kalan acının çocuğudur Meryem… Çaldığı ezgi Samanyolu’nda yankılanıyor, gizleniyor bulutların arasında… Gün gelecek bizim aleyhimize şahitlik edecek bu ölümsüz notalar. 
Babasız, annesiz, vatansız, dilsiz, yuvasız Meryem hüzünlü bir şarkıdan başka ne çalabilir ki… İç savaş çanları çaldığında Meryem, belki de anne karnında duymuş ve daha doğmadan çirkin savaşın ilk kurşunları ve bomba sesleri ile irkilmişti. 
 Malatya sokaklarında hayat verdiği ezgiyle para değil belki de kulak vermemizi istiyor bizden… Soğuk bir kış günü ısıtmak istiyor yalnız ruhunu, sizden gelecek bir gülücük ya da selamla, kim bilir…  
Ekmeksiz kalmak zor ama umutsuz kalmak daha zor...
Kim bilir belki de dünyadan umudunu kestiği için Samanyolu’na sesleniyor. 
Kim bilir. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum