Nesli İnsan Bir Katilden mi Çoğaldı?
Kenan Güzel

Kenan Güzel

[email protected]

Nesli İnsan Bir Katilden mi Çoğaldı?

14 Mart 2021 - 11:17

İnsan Nesli KABİL'den  mi Çoğaldı?
İnsanlığın inşası adına yapılması gereken evlilik yapılmış ve Yüce Allah (cc) şimdi de neslin çoğalmasını murad buyurmuştu. Beki insanlık nasıl ve kimden çoğalacaktı? Müslüman halk arasında küçük bir araştırma yaptığınızda azımsanmayacak derecede Habil ve ya Kabil’den olduğu gerçeğini duyacaksınız. Nedeni ise, müslüman toplum olarak okumak ve araştırmktan uzak oluşumuzdur. Ama, işin aslına bakıldığında Hz. Adem (as)'ın çocukları sadece Habil ve Kabil'den ibaret olmadığını görüyoruz. Eğer bu düşünce doğru olmuş olsaydı, yani insanlık bu iki oğuldan biriyle çoğalmış olsaydı, Kabil Habil’i öldürdüğüne göre, insanlık bir katilden mi çoğalmış olacaktı?
 
Hz. Adem (as)' in çocuklarının sayısı konusunda kaynaklarda geçen iki rivayete rastlıyoruz. Bu rivayetlerin birinde  40, diğerinde ise 120 çocuğunun dünyaya geldiği bildirilmektedir. Bunlar arasında 40 (20 çift) çocuğu olduğu görüşü daha da ağır basmaktadır. (bk. Taberi’nin, Tarih-i ümem vel Muluk, c.1 s. 145)    
 
Havva annemiz, Yüce Rabb’imizin takdiri ile her doğumda bir kız ve bir oğlan olmak üzere ikiz çocuk dünya’ya getiriyordu. Neslin çoğalması, insanlığın inşası adına, bu çocukların evlenmesi de yine ilahi bir emre göre gerçekleşecekti. Hz. Âdem (as)’e, aynı anda doğan ikizlerin, bir sonra  doğan ikizlerle çapraz şekilde evlendirilmesi emredilir. Yani buna göre Habil’in ikizi Kabil ile; Kabil’in ikizi de Habil ile evlenecekti.      ‘’ Kabil, kendisiyle doğan ikiziyle evlenmek istedi, bu yüzden kardeşi Habil'le tartıştı ve onu öldürdü.’’ (İbn Kesir, Mefatihu'l-gayb, II, 41)
 
Fakat Kabil, Habil ile doğan kızın çirkin olduğunu öne sürerek, kendi ikizi ile evlenmek istediğini söyledi. Kardeşinin bu kıskançlığı karşısında Habil, babasının ermine itaat edeceğini söyleyerek geri çekilir. Kardeşler arasındaki bu kıskançlık Kabil’i kardeş düşmanı, hatta kardeş katili yapar. Böylelikle insanlık tarihi ilk defa bir kardeşin kardeşle; bir babanın da evlatlarıyla imtihanına sahne olurken, kıyamete kadar suçsuz yere öldürülenlerin bir misli günahı da Kabil'in sırtına yüklenmiş olur.
 
Bir baba olarak Hz. Adem (as), imtihanların en ağırı olan, evlatlarıyla imtihanla karşı karşıya kalıyordu. Evlatlarının arasını düzeltmeye çalışsa da, Kabil bir türlü buna razı olmaz ve isteğinin yerine getirilmemesi halinde kardeşini öldüreceğini söyleyerek, babasına isyan bayrağını kaldırır. Ama, Hz. Âdem oğlunun bu çirkefliğine müsade etmeyecek ve haklarında bir karar vermek için onları  Allah’a havale edecekti.


Hakk'tan gelen emir üzerine her ikisi de Allah’a birer kurban takdim edeceklerdi. Bunlardan hangisinin kurbanı kabul edilirse Kabil’in ekizi Aklima adındaki kızla o evlenecekti. Bunun üzerine Kabil, tarımla uğraştığı için bir demet buğdayı uygun görürken, Habil de kendi mesleği ile alakalı bir koyunu kurban vermeyi uygun gördü. Gökten inen bir ateş Habil’in kurbanını alırken, Kabil’in kurbanını olduğu yerde bırakır. Bu durumda Habil imtahanı kazanmış, Aklima ile evlenmeye hak kazanmış olur.


Fakat bu olay üzerine iyice çileden çıkan Kabil, kardeşini öldürür. ‘’ Onlara Adem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, ‘Andolsun seni öldüreceğim!’ dedi. O da dedi ki; ‘Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder. Andolsun ki, sen öldürmek için bana el uzatsan bile, ben öldürmek için sana elimi kaldıracak değilim. Zira ben Alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Ben diliyorum ki sen hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenesin, cehennemliklerden olasın! Zalimlerin cezası işte budur. Sonunda içindeki duygular onu kardeşini öldürmeye itti; onu öldürdü ve böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.’’ (bk Maide 27-31) Aynı zamanda, bu kurban meselesi İslam tarihinde Allah adına kurban adamanın da bir başalangıcı olur.
 Evet, çocuklarıyla ağır bir imtihana tabi tutulan Adem (as)’in ızdırabı çok büyüktü. Bir kıskançlık yüzünden evladının ölmesine mi ağlayacak, yoksa onu öldüren diğer bir evladın kardeş katil damgası yiyerek cehennemlik olmasına mı yanacaktı.?
 
Aylar, yıllar geçmesine rağmen, hala Hz. Adem ve Havva çiftinin acıları dinmiyordu. Yüce Allah, kulluğun sultanlığına doğru koşan bu iki arkadaşı, sabrın ve sadakatlerin mükafatı olarak sevindiriyor, onlara Habil’in yerine bir evlat daha bahşediyordu. Habil’in ölümünden bir kaç yıl sonra, Hz. Adem (as)’ın, bir erkek evladı dünyaya gelir. Fakat bu doğum diğerlerinden farklı olarak meydana gelmesi onların da dikkatini çekmişti. Çünkü bunun ikizi yoktu. Evet, bu çok farklı olan doğumdan tek olarak bir erkek çocuk dünyaya geliyordu.  Bu çocuk, babasından sonra insanlığa gönderilecek ikinci Peygamber Şit (as) olacaktı.
 
İnsanlığın ilk inşası bazı kesimler tarafından hala akılla, mantıkla izah edilmeye çalışılırken, ‘’ Kardeş kardeşle nasıl evlenir’’ diyerek, sürekli duygular ifsat edilmeye çalışılmaktadır. Bu işi kendilerine meslek edinenler, belli oranda bu meseleyi kabullendikleri görüntüsü verseler de, bu defa da Hz. Adem ve Havva annemizin evliliklerinde nikah şahitleri kimlerdi? diye sorarak, ortaya başka bir fitne atarlar. Bizler, bu konuya bu şekilde inandık ve kabul ettik. Bu konu imani bir mesele de olmadığından dolayı Allah'a havale ederek diyoruz ki;  Her şeyin en doğrusunu Yüce Allah bilir.