TRANSFER POLİTİKASI VE MİLYONLARCA BABASI OLAN ÖKSÜZ ÇOCUK...
Konuk Yazar

Konuk Yazar

Gündemin İçinden

TRANSFER POLİTİKASI VE MİLYONLARCA BABASI OLAN ÖKSÜZ ÇOCUK TRABZONSPOR!..

11 Haziran 2021 - 01:20

Adnan Sungur 
 
Futbol ve Trabzonspor’u çok az yazıyorum. Hatta hiç yazmama eğilimindeyim de, şu transfer döneminde bugüne kadar yaşananlarla ilgili tarihe bir not düşmek istedim. Yarın hiç kimse, “Tüm bunlar olurken, sen sessiz kalmadın mı?” suçlamasıyla karşılaşmamak için yani yazıyorum… Umarım okumaya değer bulursunuz. (NOT: Yazı uzundur, okumayı sevmeyenler, yalandan beğeni atıp geçmesin sakın)
Ahmet Ağaoğlu’nun, futbol bilgisi ve Trabzonspor vizyonunun yerlerde süründüğünü defalarca dile getirmiş, popülizm peşinde koşan egosu şişmiş bir kişilik olduğunu yazıp çizmiştik. Abdullah Avcı’nın d, kendisine sunulan tüm olanaklara paralel başarılarının bulunmadığını, gittiği kulüplerin yaşlı futbolcu mezarlığı, tam bir transfer delisi olarak Ersun Yanal’ı aratmayacağını, ona ödenecek ücrete yazık olacağını vurgulamış, daha birçok noktada karşı duruşumuzu gösterip, Bordo-Mavili kulübün başına bela edilmemesini istemiştik. 
Avcı, çalıştırdığı kulüpler arasında sadece Başakşehir’e, Altınordu’dan Cengiz Ünder’i genç oyuncu olarak aldığını ve bu ismin zaten büyük yetenekleriyle kısa sürede Avrupa’nın yolunu tuttuğunu ifade ederken, kendi altyapılarından bir tek isim bile kazanamadığını, tam bir genç oyuncu düşmanı olduğunu, teknik direktörlük kariyerinde 160’ı aşkın transferinde tam emekliler cenneti yarattığını ifade etmiştik. 
Devre arasında Berat Özdemir, Yunus Malli ve Bakasetas transferlerini yaparken, bu isimlerin emekliliklerinin gelmemiş olması, “Acaba yanıldık mı?” sorusunu sormamıza neden olmuştu. Ancak bu futbolcuların bonservis ve ücret maliyetlerinin dudak uçuklatması nedeniyle de yine de temkinli bir duruş sergilemiştik. Bu oyuncuların maliyet-yararlılık esasına göre incelediğimizde, geldikleri döneme kadar Abdullah Avci yönetiminde toplanan maç başı puanların, ikinci yarıya nispeten çok daha iyi olması da kafamızdaki soru işaretlerini artırmıştı. Bu oyuncular yere göğe sığdırılamazken, saha sonuçları açısından takımın geriye gitmiş olması anlaşılır bir şeydi. Onlar kendilerini vitrine ederken, takıma yararlılık açısından verimsizlikleri su götürmez bir gerçekti. 
Bunları geçelim…
Ve yeni bir transfer dönemine geldik. 
Önce Brezilyalı 1 Mart 1990 doğumlu yani 32 yaşından gün almış ve Roma formasını giyen Bruno Perez transfer edildi. Perez’in kariyerini incelediğimizde, Santos’da yıldızı parlayıp, sonrasında Torino, Roma ve Sao Paulo arasında kiralık oyuncu olarak gidip gelmiş bir isim… Yani gittiği takımlarda dikiş tutturamayınca kiralanma yoluna gidilmiş bir isim… Bu isim yıllık 1 milyon 200 bin Euro net ücret, 500 bin Euro her sezon için imza parası ve yıllık kazancının yüzde 10’u kadar da menajerine ödenme kaydıyla 3 yıllık imza attı. Fildişi Sahilli 27 Mayıs 1987 doğumlu, yani 34 yaşından gün almış Gervinho da yıllık 1,5 milyon Euro garanti ücret, her yıl için 700 bin Euro imza parası ve yüzde 10 da menajer ücretiyle 2 yıllık sözleşme yaptı. Gervinho, Belçika’nın Beveren takımında kendini gösterdi, sonrasında Mans, Lille, Arsenal, Roma ve Çin takımı Hebel’de forma giydi. Kariyerinin gençlik günleri parlaktı ama sonrası muamma…
Ve son olarak 27 Temmuz 1987 doğumlu ve bir ay sonra 34 yaşına merdiven dayayacak olan Sloven orta saha Marek Hamsik imzayı attı. O da yıllık 1,5 milyon Euro ve yıllık imza parası 700 bin Euro, menajerine de yüzde 10 pay verilerek 2 yıllık sözleşmesini yaptı. Hamsik özellikle gençliğinde Napoli’nin büyük yıldızıydı. Bu kulüpte 520 maça çıkıp, 121 gol ve 100 asistle oynama başarısı gösterdi. Kendisi Bratislava’da parladı, İtalya’nın Brescia kulübünden Roma’ya geçiş yaptı. Burada müthiş işler yaptı ama artık futbolunun son aşamalarında olduğu için 3 sezon önce Çin’in Daliah kulübüne gitti, devre arasında da Götebourg’a döndü. Yani emeklilik günlerini geçirme aşamasındaydı. 
Öncelikle şunu ifade edeyim ki 30 yaşını aşmış hiçbir futbolcunun Trabzonspor’a transferini asla ve katla doğru bulmam… Ölümüne karşı çıkarım. Genelinde transfere karşıyım ama zorunluluklardan kaynaklı yapılması gerekiyorsa da, genç, başarıya aç, futbolda yükseliş dönemini yaşayan ve burada zirveye çıkmayı isteyecek oyuncuların alınmasına çok da karşı durmam. Fakat görüldüğü gibi transfer edilen futbolcuların biri 32, diğer ikisi 34 yaşında… Yani altyapıya büyük değer verdiğini söyleyen bir başkan ve bir teknik adamın etkin olduğu Trabzonspor’da emekliler cenneti yaşanıyor. 
Hele bu tür emeklilerin bir de imza parası alması yok mu, insanı deli etmeye yetiyor. Sanki bunları verenler, Trabzonspor düşmanları… Bakın 3 yaşlı futbolcuya ödenecek olan sadece imza paraları 4 milyon 300 bin Euro… Hani bonservis bedeli yoktu. Yine bu 3 futbolcunun yıllık kazançları hesaba katıldığında sadece menajerlerine verilecek rakam, 4 milyon 400 bin Euro’yu buluyor. Bu futbolcuların biri 3 yıl, diğerleri 2 yıllık maliyetleri tamı tamına 15 milyon 100 bin Euro… Bir başka deyişle 154 milyon Törkiş Lira!...
Yani Uğurcan Çakır gibi altyapıdan yetişen, A milli takımın birinci kalecisi olan, Trabzonspor’da simgeleşebilecek 24 yaşındaki bir cevherden gelecek para, içi geçmiş 3 tekaüt futbolcuya ödenecek. Yazık değil mi? Yusuf Yazıcı’dan gelen 17,5 milyon Euro ile alınanlar ortadayken, 11 milyon Euro kazanılan Sorloth’tan sonra yapılan çöp transferler belleklerimizdeyken, bu saçma sapan transfer politikasının mucidi kimlerse, bunlar Trabzonspor düşmanıdır benim gözümde…
Bir şey daha… Bu Hamsik, Peres ve Gervinho’nun bonservisleri ellerindeyken, geçmişleri de bu kadar parlak iken, Avrupa’nın orta ölçekli kulüplerini yönetenler salak mı ki, bunlara imza attırmak için sıraya girmediler. Bırakın Avrupa’nın orta ölçekli kulüplerini, transfer diye yanıp tutuşan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray niçin kıllarını kıpırdatmadılar. Hem de her birinin sağbeke, sol ve sağ kanada, bir de orta sahada lidere ihtiyaçları varken, akıllarına Perez’i, Gervinho’yu ya da Hamsik’i neden getirmediler? Tek akıllı bizim Trabzonspor’u yönetenler mi?
Gerçekten merak ediyorum, bu oyuncuların transferlerini, “Yıldız yağıyor”, “Glatyatör geliyor”, “Bombalar patlıyor” diye yazan bu yerel medyada bir tek kendine gazeteci diyen spor yazarı ya da muhabiri veya müdürünün aklına gelmiyor mu? Bir kez sormaz mı bu soruları yönetime ve sayfalarına taşımaz mı şüphelerini… “Durun, Trabzonspor’un paralarını çöpe atmayın” demezler mi?
Ya taraftarlar! Başarısızlık yaşandığında, yönetimi, başkanı, teknik kadroyu yerden yere vuran, ha bir de altyapıdan yetişen gençlere küfür eden kendine taraftar diyenler niçin ses çıkarmazlar? Neden, “Mehmet Ali Yılmaz, Nuri Albayrak, Sadri Şener, İbrahim Hacıosmanoğlu, Muharrem Usta, sözde sayısız yıldız oyuncu aldı da, takımı nereye taşıdılar? Bu transfer politikasını asla kabul etmiyoruz” demediler. 
Henüz ödemesi başlamayan banka kredileri ve altyapıdan yetişen cevherlerden kazanılan paraların, bizzat başkan, yönetim ve teknik kadro eliyle, elin içi geçmiş, artık çöp olmuş futbolcularına, menajerlerine peşkeş çekilmesinden siz de mi rant kapıyorsunuz?
Medyanın gülleri ve tribünün paralı bülbülleri, yarın Trabzonspor’un başına kötü bir şey geldiğinde, bu transfer politikasını yürütenler kadar, yaşananları alkışlayan, ya da sessiz kalan sizler de suçlusunuz. Bundan asla kurtulamazsınız..
Son sözüm; 
Yani, “Milyonlarca babası olan öksüz çocuk mu Trabzonspor?” 
“Bu kadar mı sahipsiz mi Bordo-Mavi renkler?”
Saygılarımla…

YORUMLAR

  • 0 Yorum