ULUBEY ESENBE (HASAN BEY) GÖLÜNÜN HİKÂYESİ
Levent Aktaş

Levent Aktaş

Ulubey'in Sesi

ULUBEY ESENBE (HASAN BEY) GÖLÜNÜN HİKÂYESİ

19 Ocak 2021 - 12:19



Ordu ve çevresi genel olarak Çepni kökenli Türk tür. Orta Asya'dan Dede Korkut Hikâyelerine oradan bizim yöre hikâye ve efsanelerimizde de benzerlikleri görmekteyiz.
Bu hikâyelerin önemli figürlerinden biri de ‘’Hz. Hızır'’dır. Türkçemiz de "h" sesi bulunmaz, içinde bu ses bulunan sözcükler bize başka dillerden gelmiştir. Bu nedenle bizim yöremizde Hüseyin'e İsin, Ahmet'e Amet, Mehmet'e Memet diye seslenilir. Bu hikâyemizin kahramanı Hasan Bey'dir, ona yöremizde bu nedenle Esenbe denilmiştir.
Efsanesini anlatacağım gölümüz su an Ulubey yeni devlet hastanemizin aşağısında çok güzel ve özel bir göldü. Göl çevresindeki evlerde sivrisinekten kaynaklanan sıtma nedeniyle talep üzerine devletin de katkısıyla bu gölün suyu açılan bir kanalla Melet ırmağına akıtılarak kurutulmuştur. O gün çözüm olarak bu görülmüş. Bu golde ilginç endemik canlılar da mevcuttu. Yöremizde bu gün görülmeyen su kaplumbağası, sadece bu göle özgü siyah-kahverengi arası çok lezzetli bir balığa sahipti. Ulubeyliler sadece gölü değil bir doğa harikasını da bilmeden yok etmişler.
Gelelim gölümüzün hikâyesine:
Hikâyede burası Şuayip tepesi gibi bir tepeymiş. Tepenin doruğunda Esenbe'nin konağı aşağıya doğru diğer zenginlerin evleri, tepenin eteğinde ise köyün yoksullarının derme çatma evleri varmış. Bir gün Hz. Hızır yoksul bir dilenci kılığında gelmiş Hasan beyin konağının kapısına, bir lokma ekmek istemiş, ancak önce Esenbe (Hasan Bey) sonra adamları tarafından dövülerek kovulmuş. Hızır aşağıya doğru tüm evler de benzer tepkilerle karşılaşmış, ta ki aşağıda ki evlere gelinceye kadar.
Aşağıda ki yoksullar azıklarını ve sofralarını paylaşıp evlerine misafir etmişler. Bir de yatak hazırlamışlar kendisine. O gece büyük bir afet olmuş, yer yerinden oynamış. Tepe birden çökmüş büyük bir sel ve yağmur ardından Esenbe, adamları ve Hızır’ı itip kakanlar bu suda boğularak ölmüşler. Her biri birer sülüğe dönüşmüşler. Golde iki tür sülük vardı, bunların bir türü bu gün sağlık için kullanılanı, bir de at sülüğü denilen zararlı ve öldürücü türü. İste bu at sülüğünün adı Esenbe sülüğü idi.
Bu gölümüz bu gün yok oldu gitti, yerinde inekler otluyor şimdi. Bu hikâye unutulmasın diye sizlerle paylaşıyorum.
‘’Bu hikâye bizim Ulubey’imizin hikâyesidir..!’’
Saygılarımla
Levent Aktaş
18.01.2021
Kaynak: 
Dursun Ali Gümüş
Görüntünün olası içeriği: ağaç, bitki, gökyüzü, dağ, açık hava, doğa ve su
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum