SÜLEYMAN ŞAH'IN KEÇİLERİ AFRİKA'YA NASIL GİTTİ
Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Doğa-Tarım-Çevre

SÜLEYMAN ŞAH'IN KEÇİLERİ AFRİKA'YA NASIL GİTTİ

04 Nisan 2021 - 12:18

Yazılarım için "uzun yazıyorsun, okunmuyor, kısa yaz" diyen arkadaşlar oluyor ancak bizim okumayanlar ile işimiz yok. Okuyan olsun, az da olsa yeterli.

 
Bugün Ankara keçisinin serüvenini işleyeceğiz.
▪️▪️▪️
 
SÜLEYMAN ŞAH'IN KEÇİLERİ AFRİKA'YA NASIL GİTTİ. 
 
13. Yüzyılda Moğol imparatoru Cengizhan, Süleyman Şah’ı Türkmenistan topraklarından çıkartınca, Süleyman Şah ordusu, hayvanları, keçileri ile beraber fırat nehri üzerinden Anadolu'ya geçmek istiyor.
 
Nehirden geçerken Süleyman Şah boğularak hayatını kaybeder.
Liderliği Ertuğrul gazi aldıktan sonra Konya’ya gelip Sultan Aladdin’e teba olur.
 
Ertuğrul Gazi’ye başarıları ve hizmetlerinden dolayı, Kayseri, Ankara arasında yurtluklar verilir.
 
Keçiler bu bölgeye, Ankara’ya gelip uyum sağlar, yayılır, semirirler, çoğalırlar.
 
Ankara’nın havası, suyu ve iklimi gibi etkenler tiftik elde edilmesi için en uygun şartları taşır.
 
Ankara halkı tiftikleri sever, kıyafetler, kumaşlar yapılır. 
1550’de bir Hollanda’lı Ankara’ya gelir ve tiftiği çok beğenir, bunun endüstriye kazandırılmasını sağlar.
 
Üretim çok artmıştır, hatta artık üretim talebe cevap veremez hale gelince dönemin Osmanlı Sultanı ihracaata ambargo koyar. Bir dönem tekrar yurtdışına tiftik satışı serbest bırakılır.
 
Yünün kalitesi, dayanıklılığı, kırışmazlığı ingilizlerin dikkatini çeker birkaç kez canlı olarak kaçırmaya çalışırlar ancak başarısız olurlar.
Üretimdeki başarılı süreç 1800‘ lü yıllara kadar devam eder, Ankara keçisi tiftiği ile üretimde söz sahibi olur.
 
1830’lu yıllara gelinir, 2.Mahmut döneminde İngiliz kraliçesine kısırlaştırılarak Ankara tiftik keçisi hediye edilmesini söyler ve 12 adet erkek, 1 tane dişi keçi hediye edilir.
 
Buradaki keçiler İngilizler tarafından sömürgeleri olan Güney Afrika’ya gönderilir.
 
Afrika’ya gönderilen keçilerden dişi olan hamiledir ve bu gözden kaçar. Hamile olan keçi erkek bir yavru dünyaya getirir.
 
Bu erkek yavru büyür ve damızlık olarak kullanılır.
 
Aradan 30 yıla yakın süre geçer ve Güney Afrika’da Ankara Tiftik keçileri çoğalır o kadar çoğalır ki, “Damızlık merkezi”ni kurarlar.
 
O zamana kadar Osmanlı döneminde tiftik ihracatında dünyada söz sahibidir, zira Güney Afrika’da damızlık merkezinin kurulması ve aynı dönemde Güney Afrika’nın üretimi, Anadolu’daki üretimin önüne geçer.
 
▪️▪️▪️
Anadolu’da 3 Bin ton olan Tiftik üretimi, 400 tona düşer.
 
2015 yılı verilerine göre, Dünya tiftik üretiminin Yüzde 75’i Güney Afrika ve ona bağlı Lesotho cumhuriyetinde üretilmektedir. Türkiye ise üretimin Yüzde 6’sını sağlamaktadır.
 
Bu düşüş sadece yerli üretimin düşmesine bağlanamaz, Dünya tekstil sektöründe talepler değişti ve artık petrol türevli (plastik) giysilere talep arttı.
 
Tam anlamıyla yerli ırklarımıza sahip çıksak ihracaat yapmasak bile ithalat baskılanacak, kendi hayvan ırklarımızı koruyacak ve döviz çıkışının önüne geçmiş olacaktık.
 
Devletin üretme çiftliklerinde bu hayvanlar artık koruma altındalar, üretimleri yapılıyor ancak bunlar halk elinde üretilip, kıymeti bilinmedikçe hak ettiği yere ulaşamayacaktır.
 
Talebi yine biz vatandaşlar belirliyoruz.
 
Kaç kişi artık yün yorganlarda yatıyor, evlerimizde kokuyor diye yün içerikli eşyalar barındırmıyoruz, petrolden üretilen kanserojen malzemeler, eşyalarla yaşam alanlarımızı donattık.
 
Önce tüketim alışkanlarımızı değiştirip, israf etmeyen bir yaşam biçimi tesis etmeliyiz.
 
Yoksa, Süleyman Şah’ın keçileri neden Güney Afrika’ya gitti diye şikayet edip dururuz. 
 
02.12.2020
 
Murat Yılmaz

YORUMLAR

  • 0 Yorum