RAHMETLİ YUSUF KATIRCIOĞLU'NIN HİKÂYESİ
Naim Güney

Naim Güney

Tarih Köşesi

RAHMETLİ YUSUF KATIRCIOĞLU'NIN HİKÂYESİ

30 Ağustos 2020 - 21:27


Ordu’nun yetiştirdiği gelmiş geçmiş en şöhretli futbolculardan biri muhakkak ki, Yusuf Katırcıoğlu’dur. Onun PTT- Gençlerbirliği maçını seyredenler bunu çok iyi bilirler ve hiç unutamazlar. PTT’li santrhaf Yusuf Katırcıoğlu bu maçta bütün Gençlerbirliği forvetini durdurmuş ve daha sonra ayağındaki o beton gibi ağır topla füze gibi ileri fırlayarak maçın tek golünü atmıştı.
Beşiktaş, fırtına gibi estiği 1965-1966 Futbol sezonunda rahat bir şekilde “Türkiye Şampiyonu” olmuştu. Şampiyon olan Beşiktaş futbol takımının süper starlarından oluşan unutulmaz as kadrosunda birde Ordu’lu Yusuf Katırcıoğlu adlı bir futbolcu vardı. Peki, 1969 yılında zirvedeyken felç kalarak dramatik bir şekilde futbol hayatı biten bu “Katırcıoğlu Yusuf” kimdi?
Ordu’nun Eskipazar köyünden olan Katırcıoğlu Mehmet Ağanın oğlu olan Yusuf  1938 doğumluydu. İsmet Paşa ilkokulunu akabinde ise Merkez Ortaokulunu 1952 yılında bitirmişti. Ailesi, onun Ordu Sanat Lisesine giderek iyi bir teknik eleman olmasını istiyordu ve sonunda öylede olmuştu. Ama abisi İhsan gibi, Yusuf’un da bütün aklı fikri, sporda idi. Ordu Sanat Lisesinde okurken spordaki çevikliği, jimnastik hareketlerindeki yeteneği, atletizmde yapılan koşularda sürekli birinci olması, okulun futbol takımında kaleci olarak yaptığı ünlü kurtarışları ile okul idarecilerinin ve öğretmenlerinin gözdesi olmuştu.
1955’li yıllarda Ordu’da futbol denilince tartışmasız tek otorite olan Ali Atatoğlu’nun da sürati ve yetenekleri ile dikkatini çeken Yusuf Katırcıoğlu’nu İdmanyurduna transfer etmişti. Daha Sanat Lisesinde okurken aynı zamanda İdmanyurdu futbol takımı ile yedekten antrenmanlara çıkmaya başlamış, daha sonra as kadroya alınmıştı.
Ordu Sanat Lisesini 1955 yılında bitirince İstanbul’da Teknikerlik Mektebinin gece bölümüne kaydolmuştu. İstanbul’da gece okulunda okurken, gündüz yine çok sevdiği futbol faaliyetlerine zaman kalmış, İstanbulspor genç takımında da antrenmanlara başlamıştı. 1956 yılında İstanbulspor’un antrenörü olan Sabri Kiraz’ın hemen dikkatini çeken genç Yusuf Katırcıoğlu’nu Ahmet Şahin gibi dönemin ünlü futbolcularının arasında Santrafor olarak direkt kadroda oynamaya başlamıştı. 1959 yılında profesyonel futbol hayatına ilk adımını yine Sabri Kiraz’ın hocalığını yaptığı devrin ünlü PTT kulübünde atmıştı.
Yusuf Katırcıoğlu PTT kulübünde 1. Ligde top oynarken, futbol tekniği ve oyun zekâsıyla, süratiyle parmak ısırtmıştı. Bir müddet sonra da Beşiktaş’lı ünlü Başkanı Hakkı Yeten’in dikkatini çekince 40 bin lira transfer parası verdiler. O günün şartlarında çok iyi para idi. Ve Yusuf Beşiktaş’a tranfer oldu.
1965-1966 Futbol sezonunda Türkiye Şampiyonu olan Beşiktaş’ın kadrosunda Ordu’lu Yusuf Katırcıoğlu’da vardı. Teknik Direktör: Ljubiça Spajiç’ın Teknik direktör olduğu kadroda Necmi Mutlu, Yavuz Çoker, Fehmi Sağınoğlu, Kaya Köstepen, Suat Mamat, Süreyya Özkefe, Coşkun Ehlidil, Yusuf Katırcıoğlu, Yusuf Tunaoğlu, Ahmet Özacar, Faruk Karadoğan, Güven Önüt, Ahmet Şahin, Sanlı Sarıalioğlu, Fethi Türkeş birlikte sevinçle şampiyonluk turu atmışlardı. Yusuf Katırcıoğlu Beşiktaş’da başarılıydı ve hayallerine kavuşmuştu..
Ama İstanbul’da yalnız kalmıştı. İstanbul’un baş dönderen hayatına bir türlü alışamamıştı. Beşiktaş’a gittiğimde daha 2 yıllık evliydim. Hanımı hamileydi. İstanbul’da Levent’te oturuyordu. Bir gün kampta dalgın halini gören antrenör, ne sıkıntısı olduğunu sordu. Yusuf da anlattı. Onu anlayışla karşıladı ve diğer sporculara görünmeden kaçıp gitmesini istedi. Gizlice arka kapıdan çıkıp taksiyle eve gitti. Hoca Yusuf’u böyle idare etti.. Yusuf daha fazla yük olmamak için, kulüpten ayrılmaya karar verdi ve Beşiktaş’tan ayrıldı.. Ona aldığı parayı getirmesi halinde bonservisini vereceklerini söylediler. Durumu PTT’li idareciler anlatan Yusuf, onlar da Beşiktaş’la anlaşarak bonservisini geri aldılar.
1969 yılına kadar PTT’de başarılı ve mutlu sezonlar geçirmişti. Ama onu artık geride talihsiz bir dönem bekliyordu. Ankara’da PTT’de top oynarken, 1969 yılında aniden baş gösteren bir hastalık yüzünden göğüs hizasına kadar felç olmuştu. Yusuf Katırcıoğlu’na gösterilen acil tedaviler sayesinde hastalık oldukça gerilemişti. Koltuk değneğiyle ve daha sonra bastonlarla ayaklanmıştı. Ama bu amansız hastalık sebebiyle artık genç yaşta futbolu bırakmak zorunda kalmıştı.
Ve Yusuf Katırcıoğlu sonunda Ordu’ya üzgün ve moralsiz bir şekilde geri dönmüştü. Onun dramatik bir şekilde Ordu’da yalnız kalması, bastonlara dayanarak zor yürümesi, tüm spor camiasını derinden üzüyordu.
Bir müddet sonra Yusuf için “bir güzel jübile yapalım, maddi ve manevi yardım yapalım” fikri ortaya atılmıştı. Yusuf Katırcıoğlu’nun, hiç oynamadığı halde jübilesini Orduspor  Kulüp Başkanı Sebahattin Köksal  karar vermişti. Orduspor Kulübü başkanı Sebahattin Köksal ve Milliyet Gazetesi Spor Servisi'nin Müdürü Namık Sevik'in başkanlığında spor camiasına örnek bir vefa hareketi başlatılmıştı... Ordu’da Yusuf Katırcıoğlu’na unutulmaz bir jübile yapmak için tüm sporcular, iş adamları herkes güzel bir dayanışma ve vefa duygusu ile hareket ediyordu.
Ordu'lu Yusuf Katırcıoğlu'nun jübilesine onun dönemindeki tüm şöhretlerin katılması için Ordu Valisi Burhanettin Özkul, Belediye Başkanı Veysel Akgün, Fahri Çelebi, Orduspor’lu Fikret Ayabakan ve arkadaşları bir komite kurup organize olmuşlar, Yusuf Katırcıoğlu'na bir nebze olsun, destek vermek istemişlerdi. 1971 Haziran’ında bütün ünlü spor adamları, futbolcular, Yusuf Katırcıoğlu'nun jübilesi için Ordu’ya toplanıp, geleceklerdi, söz vermişlerdi.
Birbiriyle futbol sahasında rekabet halinde olan ünlü futbolcular, Yusuf Katırcıoğlu için kilometrelerce karayolu teperek, vefa duygusuyla  Ordu’ya kadar gelmişlerdi. Talihsiz futbolcu Yusuf için böylesine kadirşinas duygularla hareket edilmesi herkesi çok mutlu etmişti.
Yusuf Katırcıoğlu’nu Beşiktaşlılar hiçbir zaman unutamamışlardı. BJK Yönetim Kurulu eski futbolcusu Yusuf’a yardımlar yapma kararı da almışlardı. Bir zamanların ünlü futbolcusu “Gündüz Kılıç” ve spor yazarları da Ordu’da Yusuf Katırcıoğlu’nu evinde ziyaret etmişler ve Yusuf’un koltuk değnekleri ile yürüyemez halde olmasına çok duygulanmışlardı. Yusuf’un ortada kalmasına çok üzülen Galatasaray Başkanı Selahattin Beyazıt ve Fenerbahçe ikinci Başkanı Emin Cankurtaran, Yusuf’u Romanya’nın en ünlü ve büyük kliniğinde daha iyi şartlarda tedavi ettirmeyi istediklerini ulusal basın önünde beyan etmişlerdi.
İşte Yusuf Katırcıoğlu  Ordu stadına genç yaşta yakalandığı amansız bir hastalık yüzünden koltuk değnekleriyle geliyordu. Ordu’da yer yerinden oynuyordu. Tüm Karadeniz, bir Karadenizli için Ordu’da toplanmıştı. Ordu’lular Ulusal şöhretler karmasını ve ünlü spor gazetecilerini Perşembe’de karşılamak için konvoyla hareket etmişlerdi. Gelen misafirler, çiçek yağmuru altında Ordu’ya kadar getirildiler.
Ordu’da 13 Haziran 1971 tarihinde Ulusal şöhretler karması ile Karadeniz’li Şöhretler karması on binlerce Ordu’lu futbolseverin huzurunda yıllarca çok konuşulacak bir jübile maçına çıkacaklardı. Yıllarca unutulmayacak bir  jübile maçı yapılacaktı. Maçtan önce tıklım tıklım dolan Ordu stadında binlerce insan hep bir ağızdan Yusuf  Katırcıoğlu için tezahürata başlamışlardı. Bu tezahürat altında koltuk değnekleri ile stada giren Yusuf, Ordu’luları selamlamış ve eşinin yanına maçı izlemek için yerini almıştı.
Ulusal Şöhretler Karmasında  Turgay Şeren, Milli kaleci Sabri Dino, Milli futbolculardan Fenerbahçeli Ercan Aktuna, Ziya Şengül, Fuat ve Nedim, Galatasaraylı Metin Kurt, Gökmen ve Yasin Özdenak, Beşiktaşlı Mustafa Kefeli, Sanlı Sarıalioğlu, Faruk ve Zekeriya, İstanbulspor’dan Alpaslan, Cemil ve Türker Ulusal Şöhretler karmasını teşkil etmişlerdi.
Karadeniz şöhretler karmasında ise; Samsunspor’lu Adem, Tekin, Nuri ve Temel, Orduspor’dan, Güven, Erol, Rafet ve Fikret, Giresun’dan Erol ile Beşiktaş’tan Birol ile Beykoz’dan Recep vardı. Maç oldukça iddialı ve keyifli geçmiş, sonunda Karadeniz Karması, Şöhretler Karmasını 3-2 yenmişti. Doğrusu herkes stada Ulusal Şöhretlerin daha ağır basacağını umarak gelmişti. Ama Karadeniz’li şöhretler karmasının da kolay yenilir, yutulur lokma olmadığı daha 8. Dakikada görmüştü. Karadeniz Karmasının en iyisi Adem, soldan Nuri’den aldığı pasla dalıp, şutunu çekince Karadeniz karmasının ilk golünü atmıştı. Ancak golden iki dakika sonra Ulusal Şöhretler Karmasından Metin Kurt düşürülünce verilen penaltıyı Fuat gole çevirmişti. 28.dakikada Recep, Karadeniz Karmasının tekrar galip duruma yükseltti. İlk devre böyle kapanmıştı.
Devre arasında Yusuf’a gelen hediyeler takdim edilmişti. Bu vefa ve kadirşinaslık karşısında hayli duygulanan Yusuf’un gözyaşlarını tutamadığı görülüyordu. Yine devre arasında Ordu’lu judocuların yaptığı gösterilerde takdirle izlenmişti. İkinci yarıda ve oyunun 66. dakikasında Adem, Karadeniz Karmasının üçüncü golünü de kaydetmişti. Maçın sonuna kadar iki gollük farkla Karadeniz Karması rahat oynamıştı. Fakat şöhretler ikinci yarıda Metin’in yerine oyuna giren Atay’ın ayağından ikinci gollerini de çıkarınca karşılaşma da 3-2 Karadeniz Karmasının galibiyeti ile sonuçlanmıştı.
JÜBİLEDEN SONRA ULUSAL BASIN…
Jübileden çok etkilenen ve duygulanan ünlü sporcular ve yazarlar Yusuf’un Jübilesi için gazetelerine şöyle yazılar yayınlamışlardı:
Turgay Şeren “… Dün Ordu’da sanki kendi jübilemi yaşadım. Futbolcu arkadaşlarım, nasıl benim jübileme gelmişlerse, Yusuf içinde taa Ordu’ya kadar gelmişler, onun için sahaya çıkmışlardı. Baktım, Sabri Dino ve Yasin gibi iki şöhretli kaleci var. Bende o zaman santrfor oynayacağım, dedim. İnanın, bana, Ordu’lular kendi jübilemi hatırlattı, bana. Yusuf ile birçok anımız olmuştur. Benim tanıdığım kadarı ile son derece efendi bir insandı. Zaten Yusuf için yapılanlar onun ne kadar sevildiğini ortaya koymuştur. Yusuf’a üzülmemek elde değil, ancak çok iyi gördüm dün ben onu. Ve de kısa zamanda tekrar eski Yusuf olup ayağa kalkacağına inanıyorum...”
Şükrü Gülesin “… Bugün Ordu, Yusuf’a candan bağlı olduğunu gösterdi. Şehir halkı sabahtan beri faaliyet halindeydi. Yusuf’un bu talihsiz hastalığından dolayı ufak da olsa çaba gösteren gazeteme büyük tezahürat yaptılar. Arkadaşları Yusuf’a yaptıkları jübilede sıcak bir yaz gününde memleketin çeşitli yerlerinden kopup gelen futbolcu arkadaşlarının gösterdiği arkadaşlık ve dostluk numunesi takdire şayandı. Şöhretler karması isim, isim bu vazifeyi severek yaptılar. Ben kendilerine Yusuf adına şükranlarımı bildiririm. Yalnız sonucu ehemmiyetli olmayan özel bir maç sonrası, yenen de yenilen de talihsiz arkadaşlarına koşmanın sevinci ve mutluluğu içinde sahadan ayrıldılar…”
Gündüz Kılıç “… Yusuf, meğer aylardır, vaktiyle toplara balyoz gibi vuran o güçlü ayaklarını hiç kullanamadan yataklara düşmüştü. Yusuf, daha yeni yeni birkaç gündür o da koltuk değneklerine dayanarak evde dolaşabiliyormuş. Utandık, çünkü her hafta izlediğimiz ve tenkit ettiğimiz ünlü futbolcumuz Yusuf’un böyle kötürüm olup kenara çekildiğinden haberimiz olmadığı için. Utandık, şimdi duymamıza rağmen, belki de kendisine gereken yardımları yapamayacağımız için. Hemen söyleyeyim ki, öyle tamamen ilgisiz kalmamışlar, Yusuf’u bir kenara itivermemişlerdi. Ama hayat buydu, bir yerde ilgide sevgide beziyor, ister istemez en sevgiliyi bile kaderine terk ediyordu. Yusuf, yanında olduğumuz sürede bazen neşelendiğini bazen hüzünlendiğini fark ettik. Anladık ki, bu jübile Yusuf’a futbol sahalarındaki eski başarılı günlerini geri getirmişti. Onu sevenleri, futbolseverleri getirmişti. Ve eminim ki, sahada olsun, yaşantısında olsun o herkesi affetmesini bilmiş asil yürekli Yusuf, hepimizin ilgisizliğini affedecekti…”
Ordu’da muhteşem bir jübile yapılan Yusuf’a Şöhretler-Karadeniz karması maçından 52 bin lira hâsılat kalmış, kulüplerin verdikleri meblağlarla Yusuf, toplam 87 bin lira almıştır. Ordu Valisi Burhanettin Özkul’un eşi Sıdıka Özkul, Yardım Sevenler Derneği adına Edibe Akyol, Fahri Çelebi ve arkadaşları Ordu’ya jübile için gelen, giden misafirlerin rahat etmeleri için hep birlikte organize olmuşlardı. Ordu Valisi Burhanettin Özkul misafirlere verdikleri toplu yemekte yaptıkları konuşmalarda Yusuf’un jübilesine gelen bütün futbolculara teşekkür etmişti.
1971 yılında Orduspor takımını başa güreştiren başarılı Başkanı Sebahattin Köksal da, özellikle Milliyet Gazetesinin Spordan Sorumlu Müdürü, Gazeteci Namık Sevik’e Ordu Belediyesi adına fahri hemşerilik beratı vermiştir. Ordu Belediye Başkanı Veysel Akgün “Olumlu ve yardım sever çalışmalarını takdir ettiğimiz Gazeteci Namık Sevik’i Ordu’nun hemşerisi olarak ilan etmek benim için büyük bir şereftir. Yusuf’u unutmayanlara şükran borcumuz vardır. Yusuf’un tekrar eski hali ile Ordu sokaklarında dolaşacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz.” Şeklinde konuşmuştu.
Jübile maçından bir müddet sonra Yusuf Katırcıoğlu, ulusal basın aracılığı ilan vererek herkese teşekkür etmişti. Bir müddet sonra koltuk değneklerini yavaş yavaş bırakan Yusuf, tam iyileşmese de tek başına baston yardımı ile yürüyebilecek kadar ayağa kalkmıştı. Bu süreçte Orduspor’a Genel Kaptan olarak 1970’li yıllarda genç bir spor yöneticisi olarak destek vermeye de başlamıştı. Orduspor’da idareciliğe devam ettiği yıllarda tecrübesiyle bilgisiyle görgüsüyle futbolcuların arkasında daima dimdik duran Yusuf Katırcıoğlu’nun tecrübesi ve bilgisi sayesinde Orduspor, katıldığı liglerde fırtına gibi esmiş, şampiyonluklar yaşamıştı.
Yusuf Katırcıoğlu, 1959 yılında PTT ile başladığı fırtınalı spor hayatına hastalık sebebiyle yine 1969 yılında yine PTT’de bırakmak zorunda kalmış, spor hayatını kapatmıştı. Ama Orduspor’a verdikleri karşısında ve onun gibi profesyoneller sayesinde başarılar, şampiyonluklar kazanmıştı.
Beşiktaş ve PTT’de futbol oynayan ve jübilesini Orduspor formasıyla yapan Yusuf Katırcıoğlu maalesef, 14 Mayıs 2017 tarihinde 79 yaşında vefat ederek, aramızdan ayrılmıştı. Yusuf Katırcıoğlu’na bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Hey gidi, Yusuf Katırcıoğlu, Ordulular senin gibi centilmenleri, beyefendileri hiç bir zaman unutmayacak, unutmamalı da. Öyle değil mi?

  • Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Reklam