ŞEKER FABRİKALARININ YATIRIM VE PERSONEL SORUNU
Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

ŞİMAL YILDIZI

ŞEKER FABRİKALARININ YATIRIM VE PERSONEL SORUNU

20 Eylül 2020 - 00:22

Yıllarca Türkiye Şeker fabrikalarında denetim yaptım. Bir Kurumu yok etmek istiyorsanız, Özelleştirme sözünü ortaya atmanız yeterlidir. Şirket uzun yıllar özelleştirme sürecinde bekletilmiş, gerekli yatırımlar yapılmadığı için fabrikalar birer pas yığını haline gelmiştir. Şeker şerbeti dokunduğu metali korozyona uğratmaktadır. Bu nedenle sağlıklı ve iş güvenliğine uygun üretim yapılması isteniyorsa, gerekli olan bakım ve onarımların zamanında yapılması zorunludur.
 
          Dün akşam sayfamda dolaşırken, Şeker Şirketi çalışanlarının birbirlerine geçmiş olsun dileklerinde bulunduklarını gördüm. Biraz ayrıntılı inceledikten sonra Eskişehir Şeker Fabrikasında bir iş kazası meydana geldiğini anladım. Buhar basıncı ile çalışan sistemde kaza olması olağandır. Revizyon döneminde fabrikaların bakım ve onarımları tekniğine uygun yapılmadığı takdirde tehlike her zaman kaçınılmazdır. Fabrikaların en riskli kısımları, kazan dairesi, ham fabrika ve rafinerideki şerbetin pişirildiği bölümlerdir. Eskişehir Şeker Fabrikası yöneticilerine ve kazada yaralanan kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
 
          Denetim yaptığım yıllarda söylüyordum, şimdi yine söylüyorum. Bu fabrikalarda kaza olmaması büyük tesadüflerin sonucudur. Yatırım yapmazsanız, emekli olan tecrübeli ustaların yerine yenilerini yetiştirmezseniz, kazalara davetiye göndermiş olursunuz. Kazalar da geliyorum diye haber vermezler. Özellikle son yıllarda siyasi müdahaleler sebebiyle Şirketin nitelikli eleman alma şansı kalmamıştır. Aslında torpil olanlar, niteliksiz ve vasıfsız kişileri aldırmakla onları riske atmış olmaktadırlar. Bu noktada sendikanın devreye girip bu yanlışlıkları yaptırmaması gerekir.
 
          Bazı fabrikaların satılmasından sonra Şirketin elinde 15 fabrika kalmıştır. Sektördeki Pazar payı %35’lere gerilemiştir. Mevcut bilanço zararı ve borç yükü dikkate alındığında, sistemin çevrilebilmesi mümkün görülmemektedir. Şekerin üretim maliyeti her yıl biraz daha yükselmektedir. Özel sektör fabrikalarının bu durumdan oldukça memnun olması gerekir. Çünkü kendi maliyetleri ile Kamu maliyeti arasındaki farkı kendi kar hanelerine yazmaktadırlar. Şeker üretimine devam edilecekse mevcut fabrikalar neden satılmıştır. Türkşeker bu sektörden çekilecekse, halen şirketin elinde bu 15 fabrika neden tutulmaktadır, bu durumu anlamak mümkün değildir.
 
          Dışarıdan izlediğim kadarı ile Şeker Şirketi pancar üreticilerine sözleşmeli mısır ektirmektedir. Diğer yandan Tarım Kredi Kooperatifleri ile ortak işler yapmaya çalıştığını görüyoruz. Bunların hepsi zararla sonuçlanacak faaliyetlerdir. Bu görevlerin yapılması Hükumet tarafından veriliyorsa zararının Hazine tarafından karşılanması gerekmektedir. Şayet Şirket Yönetimi kendi iradesiyle yapmak istiyorsa, o zaman sormak gerekir, TMO ne iş yapıyor. Mısırı Şeker Şirketi üretiyor, TMO Karadeniz Bölgesinde fındık ile uğraşıyor. Yani atın önüne eti, itin önüne otu koyuyorsunuz, sonra da neden yemiyorlar diye soruyorsunuz. Böyle bir işletmecilik anlayışının olumlu sonuç vermesi mümkün değildir. Yapılan bu işlerin yeniden gözden geçirilmesi faydalı görülmektedir.
 
          İki kesme şekeri çay bardağının yanında gören elemanlarla Şirketin işlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün değildir. Şirkette liyakatli personel yetişmesi uzun zaman almaktadır. Görevden alınıp, kenara atılan tecrübeli elemanlar, farklı siyasi görüşün elemanları değildir. Onlar da bu iktidarın görev verdiği tecrübe kazanmış elemanlardır. Yönetimin elinin altında böyle kıymetli elemanlar varken, ömründe şeker pancarı tarlasının kenarından bile geçmemiş elemanlar ile Şeker üretmeye çalışmak anlaşılması zor bir tercihtir.
 
          Her kampanya döneminde, birkaç fabrika kuracak kadar israf edilmesi, sürdürülebilir bir durum değildir. Şirket faaliyetlerine devam edecekse, Özelleştirme sürecinin dışına çıkarılmalıdır. Özelleştirme idaresi Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi sırasında belki de dünyanın en kötü sınavını vermiştir. Esasen Özelleştirme İdaresi kapatılması gereken bir kuruluştur. Hatırlatılmasına rağmen Milletin malının israfla yönetilmesinde kul hakkı vardır. Kaybedilen her kuruşta, her şeyden önce kendi çocuklarınız ve torunlarınızın hakkı olduğu unutulmamalıdır.
 
           Bu vesile ile Eskişehir Şeker Fabrikasında meydana gelen iş kazası için geçmiş olsun dileklerimi tekrar iletir, kampanyanın bundan sonraki döneminin kazasız belasız geçmesini dilerim. Ayrıca her kademedeki Şirket çalışanlarına başarılar ve sağlıklar diler, iş kazaları kadar virüs salgınından da kendilerini korumalarını hatırlatmak isterim.
 

  • Reklam
Reklam