TERCİHİMİZ NEYSE ONU YAŞARIZ
Zeynep Haşemi

Zeynep Haşemi

Özgür Kalem

TERCİHİMİZ NEYSE ONU YAŞARIZ

30 Mart 2021 - 19:10

 
İnsanın yaşadığı hayat kendi seçiminin sonucudur.
Bu seçimler bazen direkt olur bazen de dolaylı...
İradesiyle tercih ettiklerinin yanında 
İradesizliğiyle sustuklarıyla da tercih hakkını kullanıyor.
 
İste bu tercihlerinin sonucundandır ki kişi hakketti yerde olur.
Kim neyi, nereyi nasıl bir hayatı hakediyorsa onu yaşar. 
Tercihleriniz isabetliyse hakettiğiniz hayat size değer veren, sizi mutlu kılanların yanı olur.
Tercihler isabetsizse tersi olur.
 Özellikle gençlere tavsiyemdir ortak yaşam hayatınızın adımlarını atarken sizi hakedebileceğine inandığınız insanlardan yana tercihinizi kullanın.
Size kim değer verip hayatı verimli kılacaksa onlar için çabalayıp fedakarlık yapın.
Değmeyecek insanlar için ömür tüketmeyin bu en yakınınız evladınız bile olsa!
Sevgi karşılıksızdır fakat saygı ve değer karşılık ister.
Bu iki unsur karşılık bulmuyorsa tercihiniz yanlış demektir.
 
Unutmayın sizi üzenlerden çok var fakat sizden bir tane daha yok. Kimse sizden daha kıymetli değildir. 
Peygamberimiz s.a.v bile dua ederken önce kendinden başlamıştır.
Kişinin önce kendini sevmesi gerek.
Haketmediği kişilere sevgi beslemek israftır. 
 
Biz anne babalar bazen gereğinden fazla hassas oluruz sevgi ve fedakarlıkta.
Bunun neticesinde de bencil ve vurdumduymaz gençlik türettik.
Aşırı yersiz fedakarlık evlatlarımızda tembellik, merhametsizlik, saygısızlık gibi maddi-manevi sorunlara neden oluyor.
 
Anne baba ya uşak hizmetçi banka muamelesi yapan evlatlar aldı başını gidiyor.
Biz bu evlatlara y ve z kuşağı diyoruz.
Anne babalar tutumlarını değiştirmesini müddetçe gençler bu behaimce davranışlarını değiştirmezler. Bunu öyle bilinçsizce değil gayet de bilinçlice yapıyorlar. Tek amaç kendi konforlarıdır zira.
Olgunlaşma süreci bilgi ve eğitimle birleşince çok kaliteli fikirler üretmeye başlarsınız.
 
Bazen ilginç hikayelere hadiselere rastlarız.
Bu hikayelerden birini buraya aktarmak sizinle paylaşmak istiyorum.
İtiraf etmeliyim ki bu hikayeyi (haber) okuyunca çok şaşırmıştım. Haberin başlığında tahta beşikleri yakan yaşlı bir kadın fotosu yer alıyordu. 
 
Hikaye şöyle:

Yaşlı kadın doğup büyüttüğü 5 evladı tarafından yalnız bırakılıp sahip çıkılmayınca evlerine alınmayınca kadın evine dönüp hatıra diye sakladığı evlatlarının beşiklerini yakmıştı öfkesinden...
Bu anne de belli ki sevgiyi ve fedakarlığı israf edip tercihinin sonucunu böyle yaşamıştı.
Bu kadar merhametsizlik ve bencilliğin bulunduğu bir dünyada buna kendi yaşanmışlıkları da katarak diyebilirim ki aslolan biyolojik bağ değil insanlık bağı ve can bağıdır. Biyolojik bağ aslolan olsaydı dünya yüzünde sayısız huzur evi inşa edilmezdi.
Evlatlar anne babaları kirli bir bohça gibi buralara terketmezdi. Adam yemiyor, içmiyor, çalışıyor çabalıyor eğitim evlilik miras derken bir de bakıyor bir merhaba bir selam bile çok görülmüş. 
Onun içindir ki yaşama dair tercihler çok mühimdir.
Tercih ettiğimiz neyse onu yaşarız. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum