Ahmet Davutoğlu Haber Global'de Soruları Cevapladı

Haber Global ekranlarında yayınlanan Siyaset Özel programının bu haftaki konuğu Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu.

Ahmet Davutoğlu Haber Global'de Soruları Cevapladı

Haber Global ekranlarında yayınlanan Siyaset Özel programının bu haftaki konuğu Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu.

Ahmet Davutoğlu Haber Global'de Soruları Cevapladı
14 Ocak 2022 - 09:16

 

Haber Global ekranlarında yayınlanan Siyaset Özel programının bu haftaki konuğu Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu.

Davutoğlu'nun açıklamalarından önemli satır başları şu şekilde:

 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu 'Siyaset Özel ...

Görünüşte halkın canını yakan derin bir ekonomik kriz var. Çiftçiler bu sene gübre atamadı. Gelecek sene arz sorunu olacak. Tüketici huzursuz, ürünlerin her an fiyatının artabileceğinin farkında. Üretici de tüketici de perişan. Türkiye'deki sorun kurumsal çöküş sorunu. Kurumlarının içinin boşalması ve iktidarın ortaya koyduğu planların bilgiye dayanan bir temeli olmayınca, bu bir cahiliye ekonomisi, bir kriz. Bir ülkeyi yönetenler genel olarak siyaset açısından iki şekilde ülkeyi yönetir. Biri kriz, biri vizyon yönetimidir. Vizyona göre krizleri çözülür. Kriz olur. Önemli olan krize yaklaşım ve adım adım bir strateji üretilmesi gerekir. 

 

Krizi anlamıyorlar, görmüyorlar bile. Önce tedavi için hasta olunduğunun farkına varılması lazım. Krizi kabul ederek anlamayı bile engelleyen bir kadro oluştu. Bilgi temelli olmayan hiçbir politika başarılı olmadı. TL'yi korumak için gerekirse döviz satarız dediler. Konvansiyonel yöntemle. Düşük kur iyi bir şeyse neden o zaman döviz sattınız? döviz 18 lira olunca da, zaten biz TL'yi düşük kılıp daha çok ihracatla kalkınacağız, dediler. Çin yöntemi ortaya atıldı. 10 liralara geriledikten sonra şimdi yine 13-14 bandına yükseldi. Fiilen faizleri yüzde 25'e çıkarırsanız bir de ben size faiz vereceğim ve kur yüzünden kaybettiğiniz zararı da karşılayacağım, derseniz bu faizlerin artırılması anlamına gelir. 

70'li yıllarda Özal'ın uyguladığı dövize çevrili mevduatı yeni bir şey gibi milletin önüne attılar. Bugün bir tüccar bankadan kredi almaya çıksa yüzde 35 40 bandında faiz. Devletin tahvil çıkarıp bono ödediği faiz yüzde 26. Arada yine rantçı bir grup kazanıyor. Sayıları 300 bini bulan gruba, bu paralarını bankada tut, ben TL farkını ödeyeceğim diyorsun, yukarı çıkarsa ben sana farkı ödeyeceğim, diyorsun. 20 Aralık'ın teknik açıklaması, faiz artırılmasıdır. 

 

O gece kimler döviz aldıysa bunun hesabının da yapılması lazım. Bu milletin vergilerinden aldığınız parayı 3-4 kişiye veremezsiniz. Benim inandığım inançta böyle bir şey olmaz. dövizin 18 liraya çıkmasından kim sorumluysa onların hesap vermesi lazım? Muhalefet mi çıkardı? 18'den 12'ye düşmesi bir başarı gibi sunuluyorsa bu aldatmacadır. Fiilen faizler artırıldı, bunun ekonomi terminolojisinde başka bir izahatı yok. Bu mucizevi bir müdahale değil. 

Müdahale etmiyorsunuz dediğimizde, Ağbal'ın görevden alındığı zamana kadar kredi ve tüketici faizleri yükseldi. Normal kur enflasyon denklemini doğru anlayıp doğru müdahalede bulunmak önemli olan. Siz bu adamı yaraladınız, sonra da aslında daha da derinleştiren bir müdahalede bulundunuz. Aslında narkoz veriyor o sırada hasta acı hissetmiyor. Bu sadece narkoz vermek. Soru şu, 18 liraya çıkmasına neden izin verdiniz? Niye o müdahaleyi dolar Kasım ayında 12-13 liradayken değiştirmediniz? Madem elinizde bir sihirli değnek vardı bunu neden daha önce kullanmadınız? Krizin anlık çözümü size cazip gelir ve onu uygularsınız. Anlık iyileştim zannedilir, hayır, krizi yok sayıyorsun. Döviz yeniden yükseliş trendinde mi o zaman değnek nereye gitti? 18'den kim sattı, 11-12'den kim aldı, bunu sormak lazım. 

VATANDAŞ KUR KORUMALI MEVDUAT HESABINA GÜVENMEDİ

Finans piyasaları 20 Aralık'ı örtülü faiz olarak gördü. O gece faizi yüzde 3-4 puan artırsaydınız da yine aynı tepki görülürdü. İnsanlar hemen döviz mi bozdurdu o gece. Ne oldu, finans piyasaları, Cumhurbaşkanının tabiriyle hükümet fiilen faiz artırdı diye gördü. Sıradan vatandaş için psikolojik rahatlık oldu sadece. Güven nerede belli olurdu, kur korumalı TL mevduatını ilan ettiniz ama katılım beklentinin çok gerisinde. Beklenilen şekilde vatandaş güven duyup dövizini çevirmedi. Vatandaşa, onların doların varsa bizim de Allah'ımız var, gelin dolarlarınızı bozdurun, dediler. Nas'tan bahsedip bundan bahsetmek... Dini kullanarak bunu dediniz, vatandaştan doları aldınız, şimdi 18 lira olsaydı 3 misli para kazanacak olan vatandaş şimdi neden dolarını bozdursun. Bir haftaki MB'nin faiz kararı düşürmek değil de çıkarmak olsaydı da yine kur gerilerdi.  

BDDK, Hazine Müsteşarlığı, TCMB şimdi görev elimde olsa bu kurumlardan o gecenin verilerini isterim ve hepsini Türkiye'nin menfaatlerine aykırı davranışlarından dolayı hesabını sorarız. BDDK'nın açıkladığı rakamların hepsi spekülatif. Bu mevduat, çok cüzi bir şekilde çevrilmiştir. Mart ayı geldiğinde aradaki döviz farkı ödendiğinde o fark yüksekse hazineden buradan kaynak oluşturacaksınız. Özal, bunu kaldırdığında gelecek nesillere ders olun ve bu krizin en temel nedeniydi, dedi. Hazineden buraya aktarılacak kaynak ile sonuçlarının ne kadar kötü olduğunu göreceksiniz. 

 

KİMLER YÜKSEK MİKTARDA DÖVİZ ALIP SATTIYSA HESAP VERMELİ

 Bir gecede böylesine bir kur oynaklığı olduysa ve daha önceden müdahale edilmediyse burada bir kaynak aktarılmıştır. 18 liradan doları bir anda 12 liraya düşüren bir mekanizma varsa burada kimler yüksek miktarda döviz alıp sattıysa ve bunların üzerinde hangi karar mekanizmaları varsa bunların hesap vermesi gerekir. Maliye Bakanının kardeşinin yüz baz düşecek demesi ve ertesi gün düşmesi, kardeşi spekülasyon yapamaz. Bu bilgiyle bir kur döviz işlemi yapıldıysa bunun hesabı sorulmayacak mı? 

Bir kararla 18 liradan 12 liraya düşecekse döviz kuru, o gecede bir anda düşmesindeki tüm işlemleri sorgulardım. Türkiye'de şeffaf bir ilişki yok. İlk defa bu konuyu ortaya çıkaran Başkan Yardımcımız Kerim Rota'dır. 

MİLLETİN EMANETİNE İHANET EDİLMİŞTİR

Devletin hazinesi 84 milyonun hazinesidir. Oradan kimse kur garantisi adı altında geçici bir şekilde krize müdahalede bulunmak için kaynak aktaramaz. Kamu maliyesi milletin devlete emanetidir. Bu emanete ihanet edilmiştir. Çok açık bir veri var. 18 liradan 11 liraya dövizin düştüğü gece, hiç kimse spekülasyon yapmamış olsa neden düşsün? Yetkililere söylüyorum sizin nihai vazifeniz milletin çıkarını korumak. Bütçenin, hazine kaynaklarının bu şekilde kullanılmasına alet olmayın. Spekülatif hareketlilik olmasaydı bu kadar düşüş olmazdı zaten. Bir taraftan da piyasaya kapı arkasından dolar zerk edildi. Bunların hiçbirinin ekonomik bir izahatı yok. Birileri bundan kazanç elde etti. 

Başbakanlık görevini aldığımda bütün ekonomideki kara delikleri gördüm. Sanayiden inşaata kayan ekonomiyi gördüm. İlk geldiğimizde stratejik yapısal dönüşüm programı açıkladık. AR-GE yatırımlarının artması için yepyeni bir yapısal dönüşüm stratejisi başlattık her sektörde. AR-GE açılışlarına katıldım. Ekonominin dar kaynaklarının imar ve ihali yolsuzlukla birtakım şirketlere aktarıldığını görünce tedbir açıkladım. Parti içinde bir komplo ile karşılaşacağımı hiç düşünmediğim için 'imar yasası çıkaracağım' dedim. İnşaattaki kısa dönem karlar için sanayiye kaynak aktarıyorsunuz, dedim. Bu yasayla bir daha hiçbir siyasiyle imar planı yapılmayacaktı, inşaata kaynak aktarılamayacaktı. Üretim sektörü ve üretim önemlidir, üretim ve arzın olmadığı yerde konut  olmaz, demiştik. Ne oldu? İnşaat rantlarının hepsi kamuya gidecek, dedim. Bu yapılsaydı Türkiye'de böyle bir tablo ortaya çıkmazdı. İhale yasalarını değiştireceğim dedim, ihale yasalarında gerekli düzenlemeler yapılsaydı bu kadar kaynak hazineden aktarılır mıydı? Siyasetin rant alanı olmasından çıkarılması için şeffaflık getirmek istedim. Benim yetkilerimi kısıtlamaya imza atanlar ve temel aktörler bunların hepsi biliniyor. İmza atanlara sordum, neden attınız, diye. Talimat aldık, dediler. Bana yapılan komplo ve troll çetelerinin saldırılarıyla o reformlar ertelenmeseydi Türkiye'nin milli geliri yükselirdi. Millet böyle fakirleşmezdi. Kimler Türkiye'yi adalete ve TL güvenilmez noktaya getirdiyse onlar bu işin sorumlusudur. O imzaların koordinasyonunu yapanlar şimdi Türkiye'nin bu haline gelmesine neden olanlar. 

Diğer zihniyet Türkiye'de her türlü yolsuzluğun önünü açan ve halkın vergilerini peşkeş çeken bir zihniyet çarpıştı. Ülkeye temiz siyaseti getireceğiz. Halkın çilesini unutup lüks ve sefa içinde yaşayanların sefasına sın vereceğiz. Şimdi bu işi tamamlayacağız. 

Önüme gelen hiçbir dosyası işlemsiz bırakmadım. Ne yedim ne de yenmesine izin vermedim. Gereği yapıldı. Sinekleri kovalarken bataklığı da kurutmayı tercih ettim. O bataklıktan beslenenler bunu istemediler. İçişleri Bakanı bildiğini söylediği on bin yüz dolarla maaş alan milletvekillerinin olduğu faiz gelecek dönem iyice yükselecek. Şimdi asgari ücrete yapılan zam enflasyonu ancak yakalıyor. 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu 'Siyaset Özel ...

Kaynak: Haber Global

YORUMLAR

  • 0 Yorum