Bebeğin Beşiği Çamdan Türküsünün Hikayesi..

"Boş Beşik ağıtı, bir türkü olarak seslendirilmesinin yanında, aynı zamanda ninni olarak da söylenmektedir. (...)

Bebeğin Beşiği Çamdan Türküsünün Hikayesi..

"Boş Beşik ağıtı, bir türkü olarak seslendirilmesinin yanında, aynı zamanda ninni olarak da söylenmektedir. (...)

Bebeğin Beşiği Çamdan Türküsünün Hikayesi..
21 Şubat 2021 - 00:48

 
"Boş Beşik ağıtı, bir türkü olarak seslendirilmesinin yanında, aynı zamanda ninni olarak da söylenmektedir. (...) Ağıtın öyküsü kısaca şöyledir: Toros yaylalarının yörükleri, bir gün Gömbe yakınında Yanıkhan yöresinde obalarını kurarlar. Yanıkhanlılar, yörüklerin konaklaması ile hayvanlarının otlaklara ortak çıkmasından hoşlanmamakla birlikte karşılıklı alışveriş yapabilecekleri bir fırsatın doğmasına da sevinmişlerdir. Yanıkhanlı yetim Fadime de yörüklerle alışveriş için bahçesindeki üzüm salkımlarını keser ve yörüklere satmaya gider. 
 
Obaya vardığında köpekler çevresini sarar. Korkan Fadime’yi yörük beyinin anası kurtarır ve çadırında misafir eder. Bu sırada gelen beyin oğlu, Fadime’yi görür ve âşık olur. Oba geleneğine göre dışardan kız almak yasak olsa da yetim Fadime’yi, onları himaye eden Halil’den isterler. Halil de Fadime’ye âşıktır fakat bu hiçbir zaman dile getirilemeyecek bir aşktır. Nihayetinde Halil, yörük beyine Fadime’yi verir. Fadime yörüklerle oba oba dolaşır. Uzun yıllar bebeği olmaz. Obada kısır olduğu söylentisi yayılır, sevinenler olur. 
 
Yedi yıl sonunda hamile kalır. Sağlıklı, erkek bir bebek dünyaya getirir. Yörük obası Elmalı yöresine göç etmeye karar verince; Fadime, her göçte kafilenin önünden giden kara mayanın [devenin] üzerine beşiğini sarar. Ala bir kilime bebeğini sararak beşiğe yatırır, kafilenin önünde gururla ilerler. Yolculukları devam ederken bir ormandan geçmek zorunda kalırlar. O sırada gökyüzü kararır; rüzgar, fırtına başlar. Ormandan çıkana dek durmazlar. Ormandan çıkıp açık alana ulaştıklarında, dinlenmek için yüklerini indirirler. O sırada Fadime’den bir feryat yükselir. Kara mayanın üstündeki beşik boştur. Fadime hemen ormana koşar, dayısı ise atıyla en önde gitmiştir.
 
Elmalı’dan çıktım yayan 
Dayan hey dizlerim dayan 
Dayım atlı emmim yaya 
Bebek beni del’eyledi 
Yaktı yaktı kül eyledi.
 
Ormanda at sürerek bebeği arayan dayı, ağaç dallarındaki ala kilim parçalarını görür. İlerlediğinde kuzgunların bir ağaç dibinde toplaştıklarını fark eder. Kuzgunlar bir leşi üleşmektedir. Dayı bunun bebek olduğunu anlar anlamaz, bebeğin kemiklerini ala kilime sarıp hemen ilerdeki büyükçe bir taşı kaldırır, altına gömer ve taşı tekrar üstüne yerleştirir. Fadime yaklaştığında ona geri dönmesini, ileride hiçbir iz olmadığını söyler. 
 
Fadime, dayısının sözünü dinleyip birlikte geri dönse de kimse görmeden tekrar ormanın içlerine doğru kaçar ve yana yakıla bebeğini aramaya devam eder. Bu sırada Fadime ağıdını söylemektedir: 
 
Ala kilime sardığım 
Yüksek mayaya koyduğum 
Yedi yılda bir bulduğum bebek beni del’eyledi 
Yaktı yaktı kül eyledi.
 
Derken, Fadime’nin önünde ak bir kuş belirir, seke seke ona yol gösterir ve bebeğin mezarı olan taşın üstüne konar. Fadime bebeğinin mezarı dibinde olduğunu bilmeden ayakkabısını çıkarıp göğsüne vura vura ağıdını söylerken yörükler de ormanda onu aramaktadırlar. Fakat taşın yanına vardıklarında, sadece Fadime’nin kırmızı çizmesi ve taşın üstünde dönenen ak bir kuş kalmıştır."
 
Türkünün sözleri;
 
Bebeğin beşiği çamdan
Yuvarlandı düştü damdan
Bey babası gelir Şam'dan
Nenni nenni
Nenni bebek oy
 
Çamlıbel'den çıktım yayan
Dayan ey dizlerimdayan
Kardeş atlı bacı yayan
Nenni nenni
Nenni bebek oy
 
Bebek beni del eyledi
Yaktı yıktı kül eyledi
Her kapıya kul eyledi
Nenni nenni
Nenni bebek oy 

YORUMLAR

  • 0 Yorum