Bülent Arınç: Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş da tahliye olabilir

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi AKP'li Bülent Arınç, 4 yıldır Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ve 3 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğunu eleştirdi.

Bülent Arınç: Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş da tahliye olabilir

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi AKP'li Bülent Arınç, 4 yıldır Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ve 3 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğunu eleştirdi.

Bülent Arınç: Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş da tahliye olabilir
20 Kasım 2020 - 09:33

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi AKP'li Bülent Arınç, 4 yıldır Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın ve 3 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğunu eleştirdi. Arınç, "Belki şunu konuşmuşlardır diyerek, bu iddianameleri okuyarak isyan etmiştim. Çocuk bile yazmaz bile demiştim, cübbeyi bile giyesim gelmişti" dedi. Arınç, "Kavala'nın tutuklu kalmasına hayret ediyorum, Demirtaş'ın da tahliyesi olabilir" ifadesini kullandı.

 

Habertürk'te Nedir Ne Değildir'e konuk olan ve gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Arınç, Selahattin Demirtaş'ın cezaevindeyken çıkardığı 'Devran' kitabına ilişkin, "Devran kitabını okudum, Belki Demirtaş hakkında fikriniz değişmeyecek ama Kürtlerin neler yaşadığını anlayacaksınız, Kürtler konusunda fikriniz değişebilir" yorumunu yaptı.

"KAVALA'NIN TAHLİYE EDİLMESİ LAZIM"

Arınç, 3 yıldır cezaevinde olan iş insanı Osman Kavala'nın tutukluluğuna ilişkin "Ey hâkim ve savcılar; Osman Kavala'nın hâlâ tutuklu kalmasına hayret ediyorum, tahliye edilmesi lazım!" diyerek savcılara çağrıda bulundu.

Arınç, Kürt meselesine de değinerek şu ifadeleri kullandı:

"Bu ülkenin mazlumlarından biri de Kürtlerdir. 1980'de Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar sonra hepimizin "Devran" hikayelerinden okumamız lazım. Çözüm sürecinde bazı isimlerin tahliyesi sağlanmıştı. Bunun da tahliyesi sağlanabilir. Mahkemeler, yargıçlar özgürlükçü düşünürler."

BERAT ALBAYRAK AÇIKLAMASI

Arınç, gazeteci Ahmet Takan'ın, Berat Albayrak'ın istifasındaki Bülent Arınç etkisi hakkında yazısındaki iddialarına da yanıt verdi. Arınç "Bir gazeteci yazdı aramızdaki ağabey kardeş ilişkisinden de bahsederek kendilerini bir kenara davet edip, 'Bak, iş böyle böyle demişim ve kendisini uyarmışım.' Bir defa şunu rahatlıkla söyleyeyim istişare kurulunda bu tür konular isim zikredilerek konuşulmaz. İsim zikredilerek konuşulması da aykırı bence. Yani ismi geçen kişinin sayın cumhurbaşkanımızla aile içi yakınlığını bilen birisi olarak ismen zikrederek böyle bir şeyden bahsedemem. Olsa olsa belki genelde bir makro ekonomik değerlendirme yapmış olabilirim" ifadelerini kullandı.

Deniz Zeyrek’in ‘Enis Berberoğlu meclise dönmeli mi?’ sorusuna Arınç, “Diğerleri için aynı kapsamda söylediğimi kabul edin lütfen” yanıtını verdi.

 

“10 SENE SONRA PARDON DENECEKSE BU ADALET Mİ ALLAH AŞKINA?”

 

Arınç, şöyle devam etti:
“Ben ceza hukuğu konusunda profesör Faruk Erem’in talebesiyim. 1986’da 5 sene ceza almıştım. Benim de avukatlığımı yapmıştı. Bir ceza avukatının anıları isimli kitabı tiyatroya ve filme uyarlandı. ‘Suçluyu kazıyın, altından insan çıkar’ diye başlar. Ama bir sözü çok önemli: ‘Adalet, yanıldığını anlayınca geri verecek bir şey bulamazsa baştan yanılmasın’ diyor. 10 sene sonra ‘Pardon’ denecekse bu adalet mi Allah aşkına? Geç gelen adalet, adalet mi Allah aşkına? Neden tahliye müessesi var. Serbest yargılanmak, tutuksuz yargılanmak, adli tedbirler yok mu?

“10 SENE YARGILANDIM TUTUKLANMADIM”

Ben 10 yıl ceza talebiyle 1985’te İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandım. Baştan sona kadar tutuklanmadım. Tutuklanmayı kimse teklif bile etmedi. Sonra da 5 yıl ağır hapse mahkum oldum gene tutuklanmadım. Yargıtay’a gittim, Yargıtay bozdu. Mahkeme direndi, gene tutuklanmadım. Ceza Genel Kurumuna gitti 2 sene gene tutuklanmadım. Ne oluyor bugünkü hakimlere? Niye tutukuyorsunuz bu kadar? Bu insanı serbest yargılamak mümkün değil mi? Nereye kaçacak? 3 senedir hala delil toplayamadın mı sen? Özgürlükçü düşünmezseniz herkesi içerde tutabilirsiniz.”

Arınç, ‘Yargıdaki tartışmalı kararlara hükümet tepkili mi? AK Parti 2012 öncesindeki çizgisine dönecek mi?’ sorularını yanıtladı.

 

Arınç, şunları söyledi:
"2015’ten beri hükümetten ayrıyım. Özellikle 2014’ten sonra zaman zaman ayrı düştüğümüz, birbirimizi eleştirdiğimiz zamanlar oldu ama şundan çok eminim. Her inançlı insan gibi Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanımız, adalete çok düşkün. ‘Allah adaleti emreder’ diye her cuma namazına giden mümin hutbede bunu dinler.

Allah, ‘Birisine olan düşmanlığınız ve nefretiniz sizi adaletten ayırmasın’ diyor. Diyelim ki bu Kavala, ‘…Şöyle bir adam’. Adalet ne diyorsa ona bakacağız. Adalet nasıl tecelli edecek? Yargılamayla. Beşeri adalette de, ilahi adalette de şüpheyi taşımayacaksınız ceza hukukunda. Şüphe ile cezayı hafifletin, ilahi bir emirdir.

Silahlı terör örgütü üyesi olmak çok ağır bir suçlama. Bunun unsurları ne kadar var? Tayyip bey de, biz de adalet tarafındayız. Hak tarafındayız. Ben Tayyip beyi adım gibi biliyorum ki o adalet istiyor. Bunu siyasi irade olarak açıkladı. Daha önce de bunu söylüyordu ama şimdi çok daha yüksek sesle açıkladı. Bunu hepimiz önemseyelim. Köklü bir değişiklik bekliyorum. Önce zihniyette bekliyorum. Artık adaleti yüksek sesle istiyoruz, bunu kim talep ederse haklıdır.

“ERGENEKON’DA KARAR VEREN HAKİM VE SAVCILARIN DURUMUNA BAKIN”

Bu kararı veren insanlar sorumluluk alsınlar. Bu sorumluğun dışında hareket ederlerse ben onlara çok uzak olmayan bir geçmişte yaşananları söylerim. Ergenekon davaları da böyleydi. Ama şimdi o Ergenekon’da karar veren hakim ve savcıların nerede, hangi durumda olduklarında bakın lütfen.

“AYHAN BİLGEN’İN KİTAPLARINI OKUDUM, KENDİSİNİ KUTLUYORUM”

Selahattin Demirtaş’ın kitabıyla ilgili açıklamalarına bir kez daha değinen Arınç, “Madem ki kitap çok ilgi çekti, hiç kimse kitaptan korkmasın. Corona sürecinde ben 3 ay dışarıya çıkmadım. Meclis kütüphanesinden birçok kitap istedim, çoğunu da okudum. Ayhan Bilgen’in kitaplarını da okudum. Ayhan Bilgen’i de o kitaplarından dolayı kutluyorum. Ayhan Bilgen dediğiniz adam da MAZLUMDER’in genel başkanlığını yapmış, bizim çizgimizden siyasete atılmış bir insandır” dedi.

“İSTANBUL SEÇİMLERİNDE GÖRDÜK KÜRT KARDEŞLERİMİZİN OYUNU ALMAK ZORUNDAYIZ”

 

“HDP’nin temsil ettiği kitleyi, oyunu aldığı kitlenin biz oyunu almak mecburiyetindeyiz” diye devam eden Arınç, “Niye onları HDP’ye mecbur edelim? Biz İstanbul seçimlerinde de gördük ki bağımsız Kürt kardeşlerimizin, HDP’ye ruhunu satmamış, PKK ile ilişkisi olmayan Kürt kardeşlerimizin oyunu almak zorundayız. Buna sadece Doğu’da değil Batı’da da mecburuz. Binali Yıldırım da İstanbul’da HDP kitlesinden oy isteyebilmiştir. Buna ihtiyaç vardı. Genel gidişat bu oyların bize gelmediğini gösterdi. Gittiği taraf belediye başkanı oldu” şeklinde konuştu.

KAYNAK


Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum