ERKEN SATINALMA PARADOKSU

Ben özüm ile barışık bir insanım. Atadan, dededen kalma yaşam alışkanlıklarına sahip çıkarım.

ERKEN SATINALMA PARADOKSU

Ben özüm ile barışık bir insanım. Atadan, dededen kalma yaşam alışkanlıklarına sahip çıkarım.

ERKEN SATINALMA PARADOKSU
10 Aralık 2021 - 09:16


Ersin Çayır
Ersin Çayır


Bunlardan biri de kışlık erzak stoku yapma refleksi, Ağustos'ta başlar Eylül'ün son haftası kışlık kileri tamamlarım. Tek sebep karda, kışta ev ihtiyaçları için uğraş vermemek.

"Ya kiler mi kaldı, sipariş veriyorsun 10 dk. da günlük ihtiyaçlar, 45 dk. da haftalık yada randevulu olarak aylık siparişin eve geliyor." dediğinizi duyar gibiyim.

Yanlız çevremdeki insanların zam gelecek diye ana tüketim ürünlerine yüklenmesi bazı sorunlara neden olabilir.

Misal 3 aylık un, 6 Aylık Şeker yada 1 yıl yetecek kadar sıvıyağ aldınız ve tüm bunları tarımsal faaliyetlerin yok seviyesinde olduğu dönemde yaptınız. Sonuç mu? Hasat zamanı, iç talep az olacağı için çiftçi mahsulü yine para etmeyecek.

Bu paradoksu aşmanın tek yolu var, endüstriyel tarım ve hayvancılığı ihracat pazarına yönlendirmek ve iç talepleri geleneksel köy usulü tarım ve hayvancılığa mahsus kılmaktadır.

İşte o vakit sıfır km lojistik ile yerinde üretir ve yerinde tüketir. Şehirler kendi, kendine yetebilir hale gelir.

Bu sosyalist bir yaklaşım gibi gözükse de, küresel güç dediğimiz ülkelerin uyguladığı bir metottur.

Ki, Cumhuriyet bu üretim dinamikleri ile sanayi yatırımlarına yön vermiştir. Ayrıca karbon salınımını azaltmanın en kolay yolu sıfır km lojistik yaklaşımıdır.

Bakınız Atatürk Orman Çiftliği ve bu akademinin devamı Köy Enstitüleri!










YORUMLAR

  • 0 Yorum