Suyu akar, taşları eskidir; ama kim tarafından, hangi niyetle yaptırıldığı çoğu zaman bilinmez. Yerel hafızada adı silinmiş, izi kalmış bu çeşmelerin ardında, bugün neredeyse unutulmuş bir isim vardır: Angelos Glykis. Pontuslu olmayan, ama Pontus’ta iz bırakan bu Midillili, sessiz bir yerel kahraman olarak Kotyora tarihine kazınmıştır. Bu yazı, uzun süredir Pontus kaynakları ile Ordu yöresi arkeolojisi ve mitleri üzerine yürütülen araştırmalarım sırasında karşıma çıkan, Kotyora’da iz bırakmış bu ismin hikâyesini ele alıyor.
Angelos Glykis, genç, yakışıklı, zeki ve siyasete yakın bir kişilikti. Midilli doğumluydu. Kotyora’ya geliş nedeni, dönemin tanıklıklarında açıkça belirtildiği üzere, iş ve ticaretti.
19. yüzyılın ikinci yarısında Kotyora, Doğu Karadeniz’in önemli liman kentlerinden biriydi. Midilli, Sakız ve İstanbul bağlantılı Rum tüccarlar için kent; fındık, kereste ve hububat ticareti açısından stratejik bir durak niteliği taşıyordu. “İş için Pontus’ta bulunuyordu” ifadesi, dönemin dilinde genellikle ticaret, aracılık ya da bir ticari hanenin temsilciliği anlamına gelmekteydi.
Glykis’in Kotyora’da on beş yıl boyunca kalması, gelişinin geçici bir görev olmadığını; burada yerleşik bir ekonomik faaliyet yürüttüğünü gösterir. Zamanla yalnızca ticaretle yetinmeyip, kentin gündelik hayatına ve toplumsal yapısına da dâhil oldu.
Bu durum, Kotyora’dan Tsampasin’e (bugünkü Çambası) uzanan yol üzerinde çeşmeler ve su muslukları yaptırılmasını emretmesiyle somutlaştı. Bu girişim, onu yalnızca kazanç sağlayan bir yabancı değil, bulunduğu yere kalıcı biçimde bağlanan bir figür hâline getirdi.
Onun hakkında ayrıntılı bilgiler, Xenos Xenitas’ın, Afentoulis Katartzis’in 18 Ocak 1953 tarihli gezi yazısı vesilesiyle Katerini’de yayımlanan haftalık Makedonikos Agonas gazetesine gönderdiği mektuptan öğrenilmektedir. Xenitas bu mektubu 27 Ocak 1953’te kaleme almış, metin 8 Şubat 1953’te yayımlanmıştır (dosya no. 283/252). Mektubun tamamı ise Şubat 1954’te, Pontus Kronikleri dergisinin 23–24. sayısında basılmıştır.
Tanıklıklara göre Angelos Glykis, dikkat çeken bir dış görünüşe sahipti. Neşesi, sosyal faaliyetlere katılımı ve çevresiyle kurduğu ilişkiler sayesinde Kotyora halkının tamamının sempatisini kazanmış, Kotyora’daki Rum cemaatinde sevilen ve saygı gören bir isim hâline gelmiştir.
O dönemde Kotyora’da iki ana siyasi çevre bulunuyordu. Bir tarafta Symeon Grigoriadis, diğer tarafta ise Panagiotis Kosmidis yer alıyordu. Angelos Glykis, ikinci çevreye yakındı. Yerel siyasetin, dönemin tanıklıklarına göre, yüksek derecede fanatik bir atmosfer içinde yürüdüğü anlaşılmaktadır.
Angelos Glykis, 23 Nisan 1894’te, henüz 33 yaşındayken hayatını kaybetti. Kaynaklarda ölümüne ilişkin kesin bir tıbbi neden yer almamaktadır. Ancak dönemin anlatıları; son yıllarında yaşadığı yoğun siyasi gerilimler, kişisel yıpranma ve aşırı içki tüketiminin, bu erken ölümü hazırladığı yönünde birleşmektedir. Dönemin diliyle bu durum, “pişmanlıktan” ya da “kendini tüketmekten” doğan bir çöküş olarak ifade edilmiştir.
Evliliğini kıyan Pamboulu Kereki’nin ölümünün ardından sıkça dile getirdiği şu söz, halk arasında yer etmiştir:
“İsa’yı görmeye ömrü yetmedi.”
Bu ifade, kelimesi kelimesine anlaşılmaması gereken, Pontus Rum sözlü geleneğine ait mecazî bir ağıt cümlesidir. Buradaki “İsa”, doğrudan dinsel bir görme anlamı taşımaktan ziyade; olgunluk, tamamlanmış bir yaşam ve insanın hayattaki payını doldurması anlamında kullanılır. Sözle kastedilen, Glykis’in çok genç yaşta, evlenip yuva kuramadan, hayatının doğal seyrini tamamlayamadan hayata veda etmiş olmasıdır.
Cenazesi, din ve etnik köken ayrımı gözetilmeksizin, Kotyora halkının tamamının katıldığı büyük bir törenle kaldırıldı. Kaymakam, yerel Türk yöneticiler, Türk ve Rum halk birlikte cenazeye katıldı. O gün Hıdırellez kutlayan kadınlar, Yunan tanıdıklarının evlerine giderek cenazeyi pencerelerden izledi.
Glykis’in ölümüyle ilgili söylentiler zamanla çoğalmış olsa da, bütün bu anlatıların ötesinde Angelos Glykis, Kotyora’da ticaret için gelip bu kente aidiyet bırakan, adı unutulsa da izi silinmeyen ender figürlerden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam etmiştir.
Araştırma :Tolga MUSABAŞOĞLU
Fotoğraf Gli gli çeşmesi
Yorumlar
Kalan Karakter: