HİÇ UTANMIYORUM VE HİÇ ÇEKİNMİYORUM…
HİÇ UTANMIYORUM VE HİÇ ÇEKİNMİYORUM…
Yayınlanma :
19.03.2025 18:26
Güncelleme :
19.03.2025 18:26
Geçenlerde yakın bir arkadaşımla buluştuk, sohbet ettik, kahve içtik, mekan lokumlarıyla meşhur. Sade Türk kahvelerimizin yanına ikişer lokum söyledik. Birer tane kahvelerimizi içerken yedik, birer tane de tabakta kaldı. Hesabı ödedik, arkadaşıma ‘Lokumunu istiyor musun?” diye sordum. “Yok daha neler” dedi, bana inanamaz gözlerle bakarken. “Tamam sen bilirsin” dedim, temiz bir peçeteyi açıp kalan lokumları sardım ve çantama koydum. “Esra Ceyhan hayırdır” dedi. “Olması gerekeni yapıyorum” cevabını verdim. Çoook uzun zamandır böyleyim. Ailemden, yiyebileceğim kadar yemeği tabağıma almayı, dolayısıyla ardımda çöpe atılacak besin bırakmamayı öğrendim. Evde de, dışarıda da yemek yerken bu prensibim değişmez. Ama ne yalan söyleyeyim Amerika seyahatime kadar bu denli bilinçli değildim…Los Angeles’de gittiğimiz, herkesin müthiş şık geldiği, rezervasyonsuz müşteri kabul edilmeyen, son derece iddialı restoranda gördüklerim beni şaşırtmıştı. Vakit ilerleyince, yemeğini bitiren hemen herkesin, elinde, restoranın adını taşıyan şık torbalarla çıktığını gördüm. Aynı anda yan masanın garsonla konuşmasını duyunca, durumu anladım. Az ya da çok fark etmez, tabakta ne kalırsa kalsın paketlenmesini istiyorlardı. Sonra bizim garsonla bu konuda sohbet ettik. İnsanlar evde besledikleri evcil hayvanları için ya da ertesi gün yemek için tabaklarında kalanları paket yaptırıyorlarmış. Kimse kimseyi kınamıyor, cık cıklamıyor, gözlerini devirip bakmıyor. Gittiğim yerlerde insanlar kalktıktan sonra masalara göz atıyorum, ne çok yenmeyen besin var, yazık. Çalışanlara artan yemekleri ne yaptıklarını soruyorum, bazıları hayvanlara veriyoruz diyor, bazıları da çöpe atıldığını söylüyor. Oysa alamayan var, bulamayan var. Ben söz konusu Allah’ın nimetiyse ne utanırım, ne de çekinirim. Yiyeceğim kadar söylerim, oldu da yiyemezden kesinlikle paketleririm. Kızım da öyle…Nerede olduğumuz fark etmez. Geçen hafta bir kebaçıya davetliydik, bizim için yapılmış pideyi yiyemedik, paketlettik, ertesi sabah ısıtıp kahvaltıda tükettik. Etraf cimri mi der, ayıp mı der, kendi bilir. Nimete saygım sonsuz, hayat çok pahalı. Asıl UTANILACAK olan atmak, saçmak ve savurmaktır.
ALINTI
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: