Reklam
Reklam

Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Sosyal Medya Hesabından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu

Suriye iç savaşı, yaklaşık 8 yıldır Türkiye ekonomisine getirdiği ağır yükün yanısıra, iç barışına, huzur ve güvenliğine de zarar verdi. Bu vahim gidişe baştan, 2011’de karşı çıkmış bir hükümet üyesi olarak bazı görüşlerimi -olabildiğince objektif- yazmaya çalışacağım.

Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Sosyal Medya Hesabından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu

Suriye iç savaşı, yaklaşık 8 yıldır Türkiye ekonomisine getirdiği ağır yükün yanısıra, iç barışına, huzur ve güvenliğine de zarar verdi. Bu vahim gidişe baştan, 2011’de karşı çıkmış bir hükümet üyesi olarak bazı görüşlerimi -olabildiğince objektif- yazmaya çalışacağım.

Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Sosyal Medya Hesabından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu
16 Ekim 2019 - 14:28

1-Irak’ta yaşananlar ortadayken, Suriye’yi istikrarsızlaştırmak büyük hataydı. Bu hatada, dönemin ABD yönetiminin -Arap baharı yalanıyla körüklenmiş- özgüveni ve bizdeki mevkidaşlarının hayalciliği etkili oldu. İstikrarsız Suriye’nin en başta İsrail’e yaradığını da not edelim.

2- İran ve Rusya’nın desteğini yanına alan Suriye yönetiminin dışardan zorlamayla değişmeyeceği anlaşıldı. Biraz tarih, coğrafya ve siyaset bilenler için bu baştan belliydi. Ne yazık ki, bu gerçeği sonradan görenler de duruma uygun yeni politikalar üretemedi; tam tersini yaptı.


3- Suriye iç savaşı, bunca acının, ölümün, mülteci akınının, yıkımın sonunda Rusya’nın Akdeniz’de oyun kurucu konuma yükselmesine, İran’ın varlığını güçlendirmesine yol açtı. Suriye’nin yanısıra en fazla Türkiye siyasi, sosyal, ekonomik bedeller ödedi, ödemeye devam ediyor.

4- Yeni dönemde Türkiye’nin belki bir konuda sesini yükseltmesi dışarda anlamlı, içerde yararlı olurdu. ‘Kürtlerin ve Türkmenlerin soydaşlarımız olduğunu ve yeni Suriye’de onların hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasını’ söyleyebilirdik. Bu tarihi fırsat heba edildi.

5- Bugün askerimizin komşu topraklarda olması, basiretli bir dış siyasete rağmen geldiğimiz kaçınılmaz bir durum değil, komşu toprakların isrikrarsızlaşmasına bilerek yaptığımız katkının ve ardından gidişe uygun yeni politikalar üretememiş olmanın getirdiği talihsiz bir sonuçtur.

6- Muhalefetin, Suriye siyasetine karşıyken, kritik eşiklerde -içi yanarak!- iktidara destek vermesi, farklı fikirlerin susturulmasına, karşı düşüncelerin marjinal görünmesine katkı yapıyor. Bu tutum, gerçeklerin özgürce tartışılmasını, yanlışların konuşulmasını engelliyor.

7- Asker sınır dışındayken, -hamaset ve kışkırtıcılığa savrulmadan- desteklemek de, sorunların savaşsız çözümünü istemek de haktır ve doğaldır. Bu açıdan sn
@MustafaAkinci_1
‘ya ve sn
@MSTanrikulu
‘na gösterilen tepkiler haksızdır. Çünkü “Barika-i hakikat müsademe-i efkardadır.”

8- ABD, Rusya, Suriye ve YPG arasındaki son gelişmeler, harekatın gereği ve yararı konusunda yeni sorular doğurduğu gibi, Türkiye’nin -Müslümanlar dahil- tüm dünyada yalnızlaşmasına da yol açtı. Bu sorunlar ortadayken, herkes Türkiye’nin yararlarını özgürce tartışabilmelidir.

9- Dünya Savaşı eşiğinde Türkiye, tek kurşun atmadan Hatay’ı vatana katmayı, 1999’da da kararlı tutum ve görünümüyle Öcalan’ı Suriye’den attırmayı başarmıştı. Asıl güç ve dirayet budur. Bunu bilenlerin, sorunların farklı çözümlerinden söz etmesi ihanet değil, yurtseverliktir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum