MİS GİBİ KOKAN ÇOCUKLUĞUMUZ

Hani bazen yaptığınız bir şeyler sizi alır uzaklara götürür ya,işte bugün buna benzer bir sahneyi yaşadım. Biraz geçmişe daldım.Yaşanmışlığımın tatları ve sesleri hep ayrı ayrı gözümün önüne geldi. Belki masumiyetinden, belki doğallığından ,belki de çok emek harcanmasından ama farklıydı işte.

MİS GİBİ KOKAN ÇOCUKLUĞUMUZ

Hani bazen yaptığınız bir şeyler sizi alır uzaklara götürür ya,işte bugün buna benzer bir sahneyi yaşadım. Biraz geçmişe daldım.Yaşanmışlığımın tatları ve sesleri hep ayrı ayrı gözümün önüne geldi. Belki masumiyetinden, belki doğallığından ,belki de çok emek harcanmasından ama farklıydı işte.

MİS GİBİ KOKAN ÇOCUKLUĞUMUZ
06 Nisan 2021 - 16:02

Süreyya Özcanım

Sabah kalktığımda annemin yaptığı o rengarenk gül suları o tarhana ,ufalanmış nane kokusu...odun fırınında yapılan çörek otlu ekşi mayalı ekmekler nasılda kokardı. Soğuk algınlıklarınızın şifacısı ıhlamur, kış aylarının vazgeçilmezi .Sobanın üzerinde kaynadıkça tüm eve yayılan o koku.Doğa bile bir başka kokardı..
İnsanı davet ederdi sanki...
Arka bahçemiz bizim pazarımızdı.
Her türlü sebze ekilirdi.Sabah sabah koparılan o salatalık, domates kokusu mis mis.Hele bir de eve getirip kestiğimizde ,ev domates veya salatalık kokusundan geçilmez di. İçleri çekirdek doluydu , ısırdığınız da her yere suları sıçrardı .Şimdikiler ise bildiğiniz saman gibi ne tadı var ne suyu. Biz yokluğun içinde bolluk yaşadık.
Oysa şimdi ..
Ne olduysa, yine biz insanoğlu ...Eskiden teknoloji bu kadar gelişmemişti, bu kadar çok GDO denen dokunulmuş besinler de yoktu. Ne kokuları eskisi gibi ne tatları. Ata tohumu dediğimiz yerli ve eski tohumlar neredeyse yok bulanda hazine gibi saklıyor.(bu konuda yapılan tüm uygulamalar için çabası olan herkese minnettarım)
Ahh bu sistemmm adım adım...
Elbette biliyorum ki; hiçbir şey yok olmuyor,sessizce yavaş yavaş değişiyor.Ancak bu değişim bu kadar hızlı ve bu kadar acımasız hale getiren de sanırım bizleriz. Ne çabuk vazgeçtik bu mis kokan değerlerimizden ne çabuk teslim olduk herbirimiz...
Unuttuklarımız büyüdükçe biz küçülür olduk.Ama hiç bir şey için geç kalmış sayılmayız.Eski günleri yad etsekte, önemli olan an yani hayatın size şimdi sunduklarını değerlendirmek.
Yaşanmışlık artısıyla eksisiyle gelip geçiyor..Ama önemli olan gelecek kuşaklara ne bıraktığımız.
Bakın bir virüs dünyada neleri değiştirdi ?Bir çok insan ölürken bir çok insanda uyanışa geçti, ve yeniden doğdu. Hiç bir şey için geç değil ,“”yeni uyanışlarla yol almak umuduyla”




 DOĞAL TARIM, ATALIK TOHUM, EĞİTİM VE UYGULAMA MERKEZİ 

YORUMLAR

  • 0 Yorum