Görünmezdirler ama hayatın devamı onlarla mümkündür. Salatalık gibi basit görünen bir sebze bile; B grubu vitaminleri, folik asit, C vitamini ile birlikte kalsiyumdan çinkoya uzanan pek çok minerali bünyesinde taşır. Bu bile bize şunu söyler: Küçük görülen, büyük vazifeler üstlenir.
Sebze, meyve, et ve bakliyat:
Her biri ayrı bir sofranın değil,
aynı hikmet zincirinin halkalarıdır.
Hiçbir gıda tek başına yeterli
değildir; her biri diğerine muhtaçtır.
Patatesin portakaldan fazla C vitamini,
muzdan daha fazla potasyum içermesi;
yaratılıştaki denge ve sürprizin açık bir
delilidir.
Sağlıklı beslenme elbette şarttır.
Ama sağlık, sadece ne yediğimizle
değil; nasıl yaşadığımızla korunur.
Bugün gelişmiş ülkelerde artan
sağlık sorunlarının sebebi çoğunlukla
açlık değildir. Asıl problem; fıtrata
aykırı hayat tarzı, ölçüsüzlük ve
ihmalin normalleşmesidir.
İnsan bedeni, İlâhî bir emanettir.
Ve her emanet gibi korunmayı,
dengeli kullanılmayı ister.
Vitaminler, metabolizmanın
sessiz mimarlarıdır. Sağlık;
sofrada başlar, ama hayatta
tamamlanır.
Yorumlar
Kalan Karakter: