Reklam
Reklam

SÜLEYMAN DEMİREL, HALİL TEKKAYA VE HOŞGÖRÜ DOLU YILLAR ...

Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan” ve 16 Mayıs 1993’te Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı “baba”sı Süleyman Demirel’in vefatının üzerinden beş yıl geçti.

SÜLEYMAN DEMİREL, HALİL TEKKAYA VE HOŞGÖRÜ DOLU YILLAR ...

Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan” ve 16 Mayıs 1993’te Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı “baba”sı Süleyman Demirel’in vefatının üzerinden beş yıl geçti.

SÜLEYMAN DEMİREL, HALİL TEKKAYA VE HOŞGÖRÜ DOLU YILLAR ...
17 Haziran 2020 - 20:24

Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yılı aşkın siyasi hayatında kendi deyimiyle “altı kez gittiği başbakanlığa yedi kez gelen” Süleyman Demirel, 17 Haziran 2015’te yaşamını yitirmişti. Bu vesileyle Rahmetli Süleyman Demirel’in miting yapmak için Ordu’ya geldiğinde müzmin bağımsız adayı rahmetli Halil Tekkaya ile yaşanan ilginç bir hikayeyi sizlere tekrar paylaşmak istiyorum…
28 Eylül 1973 tarihinde Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel Genel seçimde oy istemek için Ordu’ya mitinge gelmişti. Bütün ulusal basın ve medya onu takip ediyordu. Süleyman Demirel renkli konuşmaları esprileri ve rahat tavırlarıyla seçim meydanlarında halkın sevgi ve sempatisini kazanmış bir siyasetçi idi. Ama Ordu’da miting meydanına geldiğinde Süleyman Demirel’den daha çok dikkat çekecek bir kişi karşısında yüksekçe bir dama çıkmış, ortalığı karıştırmış, hesapları bozmuştu.
Bu toplantı, Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel için oldukça can sıkıcı olaylarla geçecekti. Demirel miting meydanında toplanan binlerce kişiye konuşmaya başlamıştı. Bir müddet sonra tam halka hitap ederken Demirel'in önündeki mikrofon bozulmuştu. Kimine göre mikrofona bağlanan kablo kasten kesilmişti. PMikrofon krizinin peşinden çıplak vücudunu saran bir peştamal üstüne adını ve sıfatını yazdırmış olan Halil Tekkaya, davul zurna eşliğinde miting meydanını ağır ağır yararak ilerlediği görüldü. 
Biraz sonra meydanın öte yanında Ordu’nun bağımsız milletvekili adayı Halil Tekkaya, bir apartmanın yüksekçe damına çıkmıştı. Süleyman Demirel’i dinlemeye gelen kalabalıklar onun bulunduğu kürsüye arkasını dönüp Tekkaya’nın yanına doğru gitmeye başlamıştı.


Bir kahvede çay ocağında ocakçılık yapan Halil Tekkaya, 1968'de milletvekili seçimini kazandığını ancak seçim kurulunda hile yapıldığı için milletvekili olamadığı da iddia ediliyordu. 1968 yılındaki genel seçimlere bağımsız olarak katılmış ve 7000 geçerli oy sağlamıştı. Tekkaya’nın 4000 oyuda geçersiz olarak iptal edilmişti.
Süleyman Demirel, meydanda konuşmaya başladığında Halil Tekkaya’da çıktığı damdan izin almadan sesinin çıktığı kadar bağıra çağıra nutuk atmaya başlamıştı. Tekkaya meydandan duyulacak şekilde şunları söylemeye başlamıştı. ”…Sayın Ordulular, ben sizin köpeğiniz olmaya adayım. Şimdiye kadar hep efendilerinizi seçtiniz. Onlar size ne yaptı ki? Beni seçerseniz bende bir şey yapamam amma, öteki seçtiklerinizin Ankara’da ne yaptıklarını kontrol eder, gelir bir bir size anlatırım. Sizin sadık bir köpeğiniz gibi size yardım ederim. Bir tazı gibi de onları Ankara’da takip ederim. Hem ben fakir bir adamın tekiyim. Aldığım paranın beş yüz lirasıyla geçinirim. Gerisini hep size ikram ederim. İsteyen gelsin, milletvekili maaşı bitene kadar çay içsin, kahve içsin, yemek yesin benden...”
Demirel'in mitingde bulunanlar, dam üstünde konuşan Halil Tekkaya’ya  ”Yaşa Varol ”diye alkışlarken, Ordu Milletvekili adayı Halil Tekkaya’yı polisler yaka paça evin damından aşağı indirmişti. Polis, Tekkaya’yı miting meydanından uzaklaştırırken, “Haydi, Tekkaya’nın peşinden gidelim.” Diyen kişilerin çağrısına katılan büyükçe kalabalık bir gurupta “Haydi bastır,Tekkaya” diyerek tezahüratta bulunmaya başlamışlardı. 
Demirel’in mitinginden ayrılarak kopan guruplar olduğunu ve meydanın boşaldığını gören Demirel’in de canı sıkılmış ve konuşmasını kısa süre sonra bitirip, aracıyla miting alanından uzaklaşmıştı. Demirel gittikten bir müddet sonra “Sevgili seçmenleri” Halil Tekkaya’yı meydana bir zafer kazanmış komutan edasıyla omuzlarda tekrar geri getirmişlerdi. Demirel’in terk ettiği kürsüye çıktığında taraftarları “ Tık tık Tekkaya, Tekkaya Ankara’ya “ diye ortalığı inletiyorlardı... 
O yıllarda mitingler böyle renkli ve neşeli olaylarla geçerdi. Siyasilerde ve idarecilerde  metanet, hoşgörü ve sabır vardı. Bugün olsa sorumlu idareciler, güvenlik birimleri ve partililer mitingi sabote eden Halil Tekkaya’yı acaba ne hale getirirlerdi kim bilir?  Gerisini siz düşünün… Süleyman Demirel’e  ve Halil Tekkaya’ya  Allah rahmetiyle muamele  eylesin. Mekânları cennet olsun.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum