TRT, HAKAN ŞÜKÜR VE RIDVAN DİLMEN

Sn. Necdet Topçuoğlu, "TRT, HAKAN ŞÜKÜR VE RIDVAN DİLMEN" konusunda bir yazı kaleme aldı

TRT, HAKAN ŞÜKÜR VE RIDVAN DİLMEN

Sn. Necdet Topçuoğlu, "TRT, HAKAN ŞÜKÜR VE RIDVAN DİLMEN" konusunda bir yazı kaleme aldı

TRT, HAKAN ŞÜKÜR VE RIDVAN DİLMEN
19 Eylül 2021 - 19:43



Necdet Topçuoğlu

 2007 yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu adına TRT’yi denetleyen ekipte yer alıyordum. İbrahim Şahin TRT Genel Müdürü. Ahmet Koyuncu ve Zeynel Koç da Genel Müdür yardımcılarıydı. O dönemde Fetullahçı olduğunu söylemek güç gösterisiydi. Bu zatlar her fırsatta cemaatçi olduklarını söyleyerek kendilerini güvence altına aldıklarını zannediyorlardı. Bu makale de adı geçenlerin hiçbirisine sayın deme gereğini duymadığımı öncelikle belirtmek isterim.
 
 O yıl TRT Kanunu değiştiriliyordu. Ancak TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in beş ayrı yerden aldığı 34 Bin TL maaş Kanun görüşmelerinin önüne geçmişti. Genel Müdür odama geldi, efendim bu benim maaş durumu çok tartışılmaya başlandı. Bu konuya bir bakarmısınız dedi. Kanunda aynı Kanuna tabi olarak çalıştığı iki kurumdan aynı anda maaş alamaz şartı konulmuştu. Ancak Genel Müdür TRT’den aldığı Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı maaşının dışında Aysel ve Türksel gibi iletişim Kurumlarından yüksek maaşlar alıyordu. Hepsi Kanunlara uygun, ancak ahlaka uygun değildi. Bu durumu öğrenince rahatlamış oldu.

 Uzun tartışmalardan sonra TRT Kanunu değiştirildi. Yeni Kanun çerçevesinde yüksek maaşlarla TRT’ye 1200 kişi alınmıştı. Konuyu incelemekle görevli olan denetçi de cemaatle iltisaklıydı. Ancak işinden taviz vermiyor, ısrarla dosyayı istiyordu. Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Koyuncu da dosyayı vermiyordu. Durum bana intikal edince Genel Müdür ile görüşüp dosyanın mutlaka verilmesi gerektiğini, aksi takdirde yasalardan doğan yetkimizi daha yukarı makamlara taşıyacağımızı söyledim. Dosyayı Daire başkanıyla gönderdiler. Söz konusu 1200 kişilik liste Başbakanlık tarafından verilmişti.

 Ayrıca o dönemde Sakarya Fırat dizisi için Osman Sınav, Yol Hikayeleri konusunda ise rahmetli Tayfun Talipoğlu ile sözleşme imzalanmıştı. İbo Şov için İbrahim Tatlıses ile görüşülüyordu. Resmi fiyat ile talep edilen fiyat arasında fark olduğu bize intikal edince iş bozuldu ve almaktan vazgeçtiler. Bu tür prodüksiyonlar yönetim tarafından adeta örtülü ödenek gibi kullanılıyordu. Kayıtlardan, yıllarca rahmetli Mehmet Ali Birand’ın TRT ile iş yaparak, bu sistemle 32. Gün programını yayınladığını gördük.

 Diğer yandan o günlerin en flaş konusu, aktif futbolu bırakan Hakan Şükür’ün TRT ile spor yorumcusu olarak görüşmelerde bulunmasıydı. Ancak bir türlü anlaşma sağlanamıyordu. Genel Müdür Yardımcısı Zeynel Koç bana uğradı. Hakan Şükür ile son görüşmeyi yapacağız, tam anlaşıyoruz dışarı çıkıp babası Sermet Şükür ile görüşüp vaz geçiyor dedi. Rakam ne kadar diye sordum, Faik Çetiner’e verdiğimiz şartlara kadar geldik dedi. Onun sözleşmesini isteyip baktım, o zamanın parasıyla 510 Milyar TL almıştı. Sosyal ödemeler, primler de bonusuydu. Zeynel Bey mecburmusunuz adama bu kadar parayı vermeye diye sordum. Efendim çok önemli bir mahvilden baskı var dedi. Biz konuşurken sekreter hanım, Hakan Şükür ve avukatının geldiğini haber verdi. 

 Zeynel Bey, efendim sizde kalın da bu işi bu gün bağlayalım dedi. Ben de diğer denetçi meslektaşlarımı da çağırdım. Avukatına sözleşmeleri incelediğimizi söyledim. O arada Zeynel Bey Hakan Şükür’e ne haber Fetullahçı diye takıldı. O da sağ elini kalbinin üstüne koyarak, onur duyarım diye cevap verdi. Kısa süren görüşme sonucunda sözleşme imzalandı. Hakan Şükür, Osman Sınav ve Tayfun Talipoğlun’a bizim odalarımıza yakın odalar verdiler. Sık sık bana çay içmeye geliyorlardı. Hakan Şükür’ün bütün derdi, nerede bir derin hoca varsa öğrenir, elini öpmeye giderdi. Paracı olduğu kadar cahil bir delikanlıydı.

 Bu günlerde Rıdvan Dilmen’in TRT’den aldığı aylık 710 Bin TL maaş konuşulmaktadır. Sistemi bildiğim için söylüyorum, sözleşme olmadan TRT de çalışamaz. İşi olmayan bir kişi TRT’ye ancak ziyaretçi olarak girip, çıkar. Bir kuruş bile almadım demesi inandırıcı değildir. Rıdvan Dilmen için uygulanan prosedürün öncekilerden farklı olması mümkün değildir. Bütçesi halkımızın faturalarından kesilen paylardan oluşan TRT’nin böyle astronomik rakamları bu zatlara vermesi doğru değildir. Ben şahsen faturalarımdan kesilen payı helal etmiyorum. TRT gibi Kurumlarda Kanunsuz işlem yapılamaz. Ancak Kanunlarda bu işlerin yapılabilmesi için boşluklar bırakılmaktadır. Yapılacak işlere göre Kanunların içi boşaltılmaktadır.

 Daha sonra, 22 Temmuz seçimlerinden önce 1200 kişiyi nasıl aldıklarını sordum diye, Genel Müdür İbrahim Şahin beni bizzat dönemin Başbakanına şikayet etti. Bu Şikayeti yaparken Başbakanlık Müsteşar Vekili de orada bulunuyormuş. Beni aradı ve keşke sormasaydın dedi. Ben sormak için bu görevde bulunuyorum dedim. Seni perişan edecekler diye söyledi. Sen merak etme ben kuzu çobanlığından geldim, perişan ederlerse gider koyun çobanlığı yaparım diye cevap verdim. Ancak dürüst olmam gerekirse kimyam bozuldu. Edilen küfürler canımı sıktı. Kendimi sakinleştirip, sonucu beklemeye başladım.

 Tusunami tam 15 gün sonra Oran Tepesindeki TRT Genel Müdürlüğüne bir akşam vakti ulaştı. Kurul Başkanı Sabahattin Kalyoncu aradı. Yüksek Denetim Elemanları Derneği başkanı olduğum için Başkanım diye söze başladı. Biz seni oraya vermekle galiba hata yaptık dedi. Ben de yok çok isabetli oldu, burası çok renkli bir dünya, sakın beni almaya kalkmayın diye söyledim. Çok ısrar edince, sen Genel Müdürden 1200 kişiyi nasıl aldığını sordunmu dedi. Evet dosyayı istedim diye cevap verdim. Keşke istemeseydin dedi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek aradı, o adamı oradan alın diye talimat verdi diye söyledi. 

 Başkan bana sen doğruyu yaptın. Alın diyorlar ama, almanın kolay olduğunu sanıyorlar diye üzüntüsünü ifade etti. Senden rica etsem aynı grup içinde PTT Genel Müdürlüğü ekibine geçmek istiyorum diye başvuruda bulunurmusun diye sordu. Aslında tasarruf kendisine ait olduğu için sormadan da alabilirdi. Ben de müsterih olun efendim istediğiniz işlemi yapabilirsiniz. Ben asla devletime kırılmam, itiraz etmem dedim. Çok rahatladı ve daha denetim dönemi bitmeden beni TRT’den alıp, PTT Genel Müdürlüğünün denetimine verdiler. Bu uygulama Kurul tarihinde bir ilktir. Haber Fetullahçı camiada bayram sevinci ile karşılandı. Bunları toprak kabul etmez, yatacakları mezar yoktur.

 Daha sonra beni oradan da alıp, Şeker Fabrikalarının denetimine verdiler. Nihayet 15 Temmuz menfur olayı gelip çattı. TRT Genel Müdürü gece yarısı pazarlığı ile Samsun Valisi yapıldı. Genel Müdür Yardımcıları cemaat iltisakı sebebiyle 17-25 Aralık sürecinde alınmışlardı. Çoğu usulsüz alınan 1200 kişiden çoğu cemaat iltisakı sebebiyle açığa alındı. Daha sonra işler tavsadı. Cemaatle mücadele etkisini kaybetti. O dönemin cemaatçileri farklı cemaatlerden görünerek hepsi mevzi değiştirdiler. Şimdi birçoğu yetki noktalarına yükseldiler. Ayıklanmalarını mümkün görmüyorum. Bu ülke haini bol bir ülkedir. Nelerin döndüğünü halkımızın bilmesi gerekir. O nedenle paylaşmayı gerekli gördüm.

 (19, Eylül, 2021-Ankara)

YORUMLAR

  • 0 Yorum