Bir halkın, bir davanın ya da bir kalenin içindeki tek bir hain; karşı cephede kılıç kuşanan yüz cesur savaşçıdan çok daha ölümcüldür. Çünkü dışarıdaki düşman nettir; safı bellidir, niyeti açıktır. Geldiğini görür, surlarını diker, kalkanını kuşanır ve göğüs göğse çarpışırsın. En fazla kapını kırar, gücün yeterse püskürtürsün.
Oysa içerideki hain, seninle aynı dili konuşur, aynı sofraya oturur ve seninle aynı kutsallara yemin eder. Onun silahı kılıç değil, güvendir. Sen gözünü ufka, dışarıdaki tehlikeye dikmişken; o, yurdunun kapısını düşmanına sessizce, hiç gürültü çıkarmadan ve arkandan açar. Dışarıdaki düşman sadece bedenleri öldürür; içerideki hain ise inancı, birliği ve direniş ruhunu sırtından bıçaklar.
Yorumlar
Kalan Karakter: