YAZIKLAR OLSUN
Harun Çelik

Harun Çelik

Harun Çelik

YAZIKLAR OLSUN

06 Ağustos 2018 - 11:19


Bir annenin, askerde şehit olmuş oğlunun ardından döktüğü gözyaşlarını ve isyanını paylaştım dün 3 ayrı videoda. Zaten izlerken perişan oldum, şaftım kaydı, gözlerim ağlamaktan kurudu, gün boyu ruh hastası gibi dolandım ortalıkta. Hatta o kadar etkilendim ki sakinleştirici bir şey alsam mı diye düşündüm.
Bir anne, dağ gibi oğlunu kara toprağa vermiş, çocuğun yüzüne bakmaya kıyamazsın ay gibi güzel, toprak bile o bedeni içine almaktan acı duymuştur belki de. Toprak acı duyar duymasına da bir kısım Allahsız kitapsız imansız acı duymayı bırakın, bu paylaşımıma bile lağım kanalizasyonu olan ağızlarından dışkılarını döktüler.
Lan kalp yerine bok çukuru taşıyan şerefsiz, onursuz, haysiyetsizler!
Bir anne, oğlu asker, bir trafik kazası geçirmiş, günlerce aranmamış, aile kendi çabaları ile çocuğuna ulaşmaya çalışmış, sonra cesedine ulaşılmış, ihmaller var; sonra çocuk hiçbir nezaket, insanlık ve devlet geleneği gözetilmeden, otobüsten indirilen tahta bavul gibi ailenin kapısına bırakılmış; ceset kokuyor denmiş; cenaze namazı araç içinde kılınmış falan filan…
Bir anne ciğerini yırtarak diyor ki “ Ben oğlumu zaten şehit olsun diye gönderdim, tek isteğim oğluma onurlu bir cenaze töreni yapılmasıydı, benim oğlumu bir suç işlemiş gibi kapımın önüne attılar” Annenin isyanı buna. Ahhh anacağım, sen diyorsun ya hani “ ben oğlumu askere şehit olsun diye gönderdim “ işte film de burada kopuyor. Bu vatana hepimizin canı feda olsun anacağım ama senin bu düşüncen var ya, işte bu yüzden siz elde var birsiniz, siz çantada kekliksiniz; onların oğulları kıymetli anacağım, onların çocukları som altından, sizin çocuklarınız çamur balçıktan… onların çocukları kumar oynasın, güzel hatunlar ile zevk sefa yapsın, mal yığsın, servet kazansın, sizin çocuklarınız ise ölsün. Denizde kum, millette çocuktan bol ne var? Eğer ölmeyeceklerse , si zin çocuklarınız ne işe yarar?
Sevgili kardeşim , hemşerim ve renktaşım Deniz Kenan’ın teyzesinin oğlu idi asker çocuğumuz. Benimle paylaştı, “hocam, isyanımız büyük, sesimizi duyuramıyoruz, sen paylaşırsan sesimiz bir yerlere ulaşır” dedi. Niyetimiz, hem bu nezaketsizliği yetkililere ulaştırmak, konunun soruşturulmasını sağlamak ve de acılı annenin yanmış ciğerine bir avuç su dökmekti. Belki sivil ve askeri bir yetkili gider, annenin gönlünü alır diye düşündük. Doğru mu yaptık yanlış mı yaptık bilmiyorum ama iyi niyetle yaptık. 
Sağolsun, birçok arkadaşımız, dostumuz ve tanımadığımız insan sesimizi duyurmamıza yardımcı oldu, destek verdi, acımızı paylaştı, gözyaşı döktü.
Ama… Bir de aması var…
Dini imanı kitabı tanrısı partisi olmuş ruh hastası, psikopat, paranoyak, şerefsiz, onursuz alçak, bu acıya bile saygı duymadı. Bir annenin acısına bile saygı göstermeyen bu Allahsız, kitapsız, imansız alçaklar; bize “devlete zarar veriyorsunuz, dine zarar veriyorsunuz, ota zarar veriyorsunuz boka zarar veriyorsunuz” diye saldırdı. Şehit olmuş dağ gibi bir çocuğun annesinin acısına ortak olmak,annenin feryadını yetkililere ulaştırıp bu işe el atmalarına katkı yapmak yerine, güçlü ve rahatı yerinde olan makam mevki sahiplerinin köpekliğini yapmayı tercih ettiler. Arkadaşımın tüm açıklamalarına rağmen, bu yanlışa mazeretler üretmeyi tercih ettiler, niyetimizi sorguladılar, her boku yediler ama bir tek Allah rahmet etsin, anasına sabırlar versin, inşallah yapılan hatayı düzeltirler diyemediler.
Lan ruh hastası cahil bok çuvalları, devletin yanında olmak ile bir ananın yüreğine inmiş acıya ortak olmanın ne alakası var? 
Allah sizi ıslah etsin, ıslahınız mümkün değişe kahru perişan etsin.
Hatta cehennemin dibine gidin!
Her zaman yaptığınız gibi şimdi gidin beni gene bir yerlere ihbar edin, şikayet edin. Allahtan başkasından korkan sizin gibi olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum