HAYVAN SEVGİSİ VE DİLSİZ DOSTLARIMIZ.
Cenabı hak Hayvan sevgisiyle ilgili Kur’an-ı Kerim ayetiyle bu şekilde buyurdular."Yeryüzünde ki bütün canlılar ve iki kanadıyla uçan kuşlar, ancak sizin gibi bir topluluktur (ümmettir). Biz kitapta hiçbir şeyi unutmadık (atlamadık), sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanacaklar. Yeryüzünde bütün yürüyen hayvanlar, gökyüzünde uçuşan bütün kuşlar da sizin gibi topluluklardır.(Enam,38) buyurarak hayvanlara nasıl bakmamız gerektiğini öğretmiştir
Hz.Muhammed (sav)efendimizde şöyle buyurdular. “Siz yerdekilere merhamet edin ki¸ göktekiler de size merhamet etsin
Aziz dostlarım: Hayvanlar bizlere Allahın bir emanetidir
İnsanoğlu bazen doğadaki bütün canlılarla aynı dünyayı paylaşmamız gerektiğini unutuyor. Hal böyle olunca hayvanlara eziyet haberleri her geçen gün artıyor. Sokak hayvanlarına yönelik her işkence, her eziyet ve katliam haberleri yüreğimizi burkuyor. Olabildiğince masum bu sokak hayvanlarının kimseye bir zararı yok aslında. Onlara gerekli ortam sunulmuş olsaydı bu olumsuzlukların hiçbiri yaşanmayacaktı. Yani suçlu olan masum sokak hayvanları değil, biz insanlar ve bu işin baştan beri önlemini almayan belediyelerdir. Hayvanlara eziyet ve merhamet o kadar önemli bir konu ki insanın direkt ahiretine etki eder. Hatta bu konuda ayet ve hadislerle sürekli uyarılıyoruz. Bakınız Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hayvana karşı merhamet ve eziyetin nelerle sonuçlandığını şu hadis-i şerif ile çok açık ve net buyuruyor: Bir gün Peygamber Efendimiz, çölde susuz kalan bir köpeğe kuyudan ayakkabısına su doldurup içiren bir adamın Allah'ın rızasını kazandığını ve günahlarının bağışlandığını anlatmıştı. Ashab-ı Kiram, 'Ey Allah'ın Resulü! Hayvanlara yaptığımız iyilikler için de mi sevap var?' diye sorunca Peygamberimiz şöyle buyurmuştu: Her canlıya yapılan iyilikte sevap vardır.
Bu kadar mı zor
Ancak günümüzde hayvanlara karşı yeteri kadar şefkatle yaklaştığımız söylenemez. Halbuki hayvanlara şefkat ve merhamet göstermek İslam'ın en önemli düsturlarından biridir. Doğadaki canlılara eziyet etmek insanlığa yakışmayan büyük bir suç. İslam dininin doğduğu asr-ı saadet dönemi ve sonraki dönemlerde bu konuda çok güzel örnekler var. Hayvanları kısırlaştırmak ve onlara uygun bir yaşama ortamı hazırlamak bu kadar mı zor? Bakınız tarihe, atalarımız neler yapmışlar hayvanlar için. Osmanlı padişahları, hayvan haklarına dair kanunnameler yazdırmış, hatta sahipsiz sokak hayvanlarının bakımı için vakıf bile kurmuşlardı. Dolmabahçe'de kuş, Üsküdar'da kedi hastaneleri, camilerdeki suluklar, kuş evleri, yardıma muhtaç leylekler için açılmış dünyanın ilk hayvan hastanesi olan Bursa'daki Düşkün Leylekler Evi, atalarımızın hayvanlara verdiği önem ve sevginin güzel örnekleridir. Bizler de bu adetleri devam ettirip büyük projeler hayata geçirmeliyiz. Çünkü yeryüzünde nasıl ki bizim yaşama hakkımız varsa, aynı şekilde hayvanların da yaşama hakkı olduğunu asla unutmamalıyız.
Kur’an-ı Kerim ‘ e baktığımız zaman fiil örümcek karınca arı gibi su isimlerine rastlamaktayız
Bu da hayvanlara verilen değeri ortaya koymaktadır.
Onlar bizim dilsiz dostlarımızdır.
Araştırmacı ilahiyatçı cihazlar Hüseyin DENİZ
Yorumlar
Kalan Karakter: