KELİME-İ ŞEHADET’İN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEK
Bazı insanlar var ki; Onlar, Hz. Allah’ın “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma!” emri ve Peygamberimiz (sav)’in “Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.” kavlini kendine düstur edinenler ve Kelime-i Şehadet’i dil ile söyleyip, kalp ile ikrar edip, yaşam tarzına dönüştürenler kurtuluş’a erenlerdir.
Bunlar kendisini sözde ilim ve ibadete verdiği iddiasıyla yan gelip yatıp milletten sadaka, zekat ve hayır bekleyen değil, “Veren el, alan elden üstündür” hadisindeki müjdeye nail olmak için İmam-ı Züccac gibi günün bir kısmında camcılıkla rızkını helalinden çıkarıp, diğer kısmını ilim, irfan, ibadet ve ailesine ayıranlar.
Bunlar dünyalık birçok mal ve zenginliğe, mevki ve makama eriştiği halde bunları hiçbir zaman kulluğunun önüne geçirmeyenler. Bunlar Allah’tan zenginlik isterken “Allah’ım beni çok zekat verenlerden eyle!” diye dua edenler. Bunlar malı, mülkü, gücü, mevki ve makamı Süleyman (a.s) gibi “Allah’ım bana daha fazla ver ki Seni daha fazla anayım ve Senin Rızan için daha fazlasını yapayım” diye niyazda bulunanlar.
Bunlar İslam’ın ve Müslümanların bekası için çok çalışıp her açıdan kendini yetiştirmek için uğraşanlar. Bunların Allah’ın dinini ve adaletini yeryüzüne yaymak için tüm mesaisini harcayanlar. Bunlar dünyalık makam ve menfaatler için dinlerinden ve kulluklarından taviz vermeyenler! Bunlar İslam’ın sevgi, hoşgörü ve merhamet dini olduğunu, barış, kardeşlik ve adalet dini olduğunu bizzat yaşantısı ve işleriyle tüm insanlığa gösteren azınlıktan oluşuyor.
Rivayet o ki, Peygamberimiz (sav) Miraç gecesi Hz. Allah’ın huzuruna vardığında Hz. Allah (ikram sahibi olarak) ne istediğini sormuş ve Peygamberimiz “Ya Rab! Sana Kul olmak istiyorum!” diye cevap vermiştir. O an Peygamberimizin bu tevazusunu ve Hz. Allah’ın sonsuz ikram sahibi olduğunu bir kez daha gören melekler ve başta Peygamberlerin ruhaniyetleri hep birlikte “Kelime-i Şehadet” getirerek Peygamberimizin kulluğuna şahitlik etmişlerdir.
İşte her namazın sonunda tahıyyat okuyan Müslümanlar da bir yandan buna şahitlik etmekte, bir yandan da “KUL” olabilmeyi Cenab-ı Hakk’tan niyaz etmektedir.
Cenabı hak bütün ömrümüzü yüce dini İslam’a hizmet etmeye ben yüce Allahın rızasını kazanarak ona kul olmayı bizlere nasip eylesin
Araştırmacı ve ilahiyat cihazlar Hüseyin DENİZ
Yorumlar
Kalan Karakter: