MİRAÇ NEDİR NE DEMEKTİR Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimize, Mekke döneminde bir gece, Yüce Yaratan’ın sonsuz kudretinin eserlerini temaşa etmesi için önce Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yaptırılan hikmet yüklü yolculuk… Kâinatın yüce yaratıcısının daveti üzerine gerçekleşen mucizevî buluşmadır
-“Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Rahman, Rahim ve keremi bol olan Rabbimizin biz Müslümanlara ikram ettiği pek bereketli ve feyizli bir zaman dilimidir. 15 ocak 2026 perşembe Recep ayının 27.gecesi olması dolayısıyla Miraç kandilidir.
“””İsra; gece yürüyüşü demektir. Mirac ise, yükselmek demektir. İnsanoğlu'nun yaşarken ulaştığı en yüce yükseliş ve en büyük derece Mirac’tır
-Mirac’ın Mescid-i Aksa’ya kadar olan ve İsra denen bölümü Kur’an’ı
kerim İsra/1) şöyle anlatılır:
“Kulu (Muhammadi) gecenin bir bölümünde – kendisine bir kısım ayetlerimizi (kudretimizi yansıtan belgelerimizi ) göstermek için - Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah (bütün noksanlıklardan) yücedir, münezzehtir. İşiten ve gören O’dur”
“-İsra ve Mirac olayının ikinci safhası olan Miraç ise Sevgili Peygamberimizin Mescid-i Aksa’dan başlayarak semânın bütün tabakalarını geçerek ilâhi huzura kabul edilmesidir ki bu kısım Necm suresinde şöyle anlatılır:
“And olsun ki O’nu (Cebrail’i) bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâ’da gördü ki, onun yanında Me’vâ cenneti vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü (Necm,53/11-18).
“-İsra ve Mirac hem kitap hem de sünnetle sabittir. Bunu tartışmak yersizdir. Necm suresi 12. Ayette de Hz. Peygamberin Miracta gördüklerinin tartışılmaması gerektiğine dikkat çekilerek şu uyarıda bulunulmuştur:
“Onun gördükleri üzerinde tartışıp mücadele mi ederler?” (Necm:12)
Miracı tartışmak ve inkâr etmek müşrikler tarafından bile doğruluğu ve güvenilirliği kabul edilmiş ve kendisine Muhammedül Emin adı verilmiş peygamberimize inanmamak, O’nu yalancı çıkarmak olur ki bu da insanı dinden çıkarır.
Yüce kitabımızın İsra suresi 1. Ayetinde bu yolculuğun sadece bir bölümü, Hz. Peygamberimizin Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gidişi anlatılmaktadır. Burada anlatıldığı üzere bu yolculuğun gayesi Allah'ın kuluna bazı ayetlerini göstermek istemesidir.
Bir gece Cebrail (a.s), Hz. Peygamberi (s.) Burak adı verilen bir binit/taşıt üzerinde, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürdü. Hz. Peygamber (s.) orada diğer peygamberlerle birlikte namaz kıldı. Daha sonra göğün çeşitli tabakalarına yükselen peygamberimiz orada bazı büyük peygamberlerle karşılaştı. En sonunda göğün en yüksek tabakasına ulaştı ve Allah'ın huzuruna çıktı. Başka önemli emirlerin yanı sıra Mü’minin miracı olarak kabul edilen beş vakit namaz da işte burada emredildi.
Hz. Peygamber (s.) ertesi gün bu olayı anlattığında Mekkeli müşrikler onunla alay ettiler ve müminlerden bazıları da bunda şüpheye düştüler.
İsra ve Miraç olayı halk arasında yayılınca, Mekke’nin bazı ileri gelenleri soluğu Ebu Bekir’in (r.a.) yanında aldılar.
Ona arkadaşın Muhamed hakkında ne dersin? O bir gece içinde Beytü’l Makdise’ (Beytü’l Mukaddes)e gidip geldiğini iddia ediyormuş!” Ebu Bekir (R.A.) onlara: bunu Hz.Muhammed
O söylemiş se, mutlaka doğrudur ve ben şahadet ederim” diyerek Peygamber’e olan inancının şüphe götürmez
Hz Ebu Bekir (R.A.)e “sıddık“ denmesi bu yüzdendir.
Bu yolculuk (Mi'rac) hakkında birçok farklı görüşler vardır. Bazıları bunun rüyada meydana geldiği görüşündedirler; Çoğunluk ise olay sırasında Hz. Peygamber'in (s.a) tamamen uyanık olduğu ve bedeni ile birlikte yolculuk ettiğini söylerler.
Fakat bu ayetin başlangıç sözleri: "Kulunu... Götüren o (Allah) yücedir", bunun Allah'ın sınırsız gücü ile meydana gelmiş olan doğa-üstü bir olay olduğunu göstermektedir.
Eğer olay sadece bir rüyadan ibaret olsaydı ayet, "sübhane" ifadesi ile başlamazdı. Yine "Kulunu bir gece... Götüren" sözleri, bunun sadece bir görüntü veya rüya olmadığını, bilakis Allah'ın Peygamberi'ne (s.a) ayetlerini gösterdiği fiziksel ve bedensel bir yolculuk olduğunu göstermektedir. Ayrıca kul sadece ruhtan değil ruh ile bedenden oluşmuş bir varlıktır.
Bu nedenle her Mü’min, İsra ve Miracın Allah'ın Peygamber'i (s.) için hazırladığı fiziksel bir yolculuk ve bir gözlem olduğunu kabul etmelidir.Mirac hadisesi hem bedensel Hemde ruhsal bir yolculuk olmuştur.
Allah’ım Recep’i ve Şaban’ı bize mübarek eyle bizi Ramazan’a eriştir.
Araştırmacı ve ilahiyat yazar Hüseyin DENİZ
Yorumlar
Kalan Karakter: