Necdet Topçuoğlu
Emekli Müsteşar-
Sayıştay Uzmandenetçisi
17 Nisan 2025 Perşembe günü, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Adil Levent Karlıbel'in daveti üzerine OTSO da bir sohbet toplantısı gerçekleştirdik. Sınırlı sayıda, algı pencereleri son derece açık olan seçkin bir toplulukla göz göze iletişim kurmaktan memnun oldum. Hayatım boyunca kuru kalabalıklara önem vermedim. Hitap ettiğim topluluğun anlatılanları anlaması ve içselleştirmesi son derece önemlidir. O toplantı sonrasında ayak üstü sorulan sorulardan, sohbetin çok verimli geçtiğini değerlendirdim. OTSO Başkanı Adil Levent Karlıbel ile ilk defa yüz yüze tanışmış olduk. Orta ölçekli görevlere biraz bol gelen nitelikli bir kardeşimiz. Oldukça seçkin özelikleri olan bir Sivil Toplum Lideri. Ordu sınırlarını aşması gerekir. Başarılarının devamını dilerim.
Ordu, Üniversitesi, sivil toplum kuruluşları ve dinamik yerel basını ile, kongre, konferans ve sempozyum gibi etkinliklere aday bir kenttir. Ancak sosyal yapının bireysel menfaatlere kilitlenen kabuğunu kırması gerekir. Ordu Üniversitesi bilimsel faaliyetlere önderlik ederek önemli bir çekim merkezi oluşturabilir. Ordu'nun sorunlarına bilimsel teşhisler koyarak öneriler sunabilir. Zaten Üniversiteden beklenen de budur. Ordu, Avukat Kenan Çebi önderliğinde kültürel faaliyetler konusunda bir mesafe almıştır. Bunun devamlılığını sağlamak gerekir. Bir kentin zenginliği maddi varlıkları ile değil, bilim, sanat ve kültürel etkinlikleri ile ölçülür.
Gerçekleştirdiğimiz sohbet toplantısında Tarım Politikasının temel ilkelerini Türkiye örneği üzerinden katılımcılara sunma imkanı buldum.
Türkiye de tarımsal yapı bozulmuştur. Kırsal kesimi öncelikle ‘’Köylü’’ ve ‘’Çiftçi’’ olmak üzere ayırmak gerekir. Bu şimdiye kadar yapılmamış bir tasniftir. Köylülük sosyal bir tabirdir. Köylü, ürettiğini sadece kendisi tüketen, pazara ürün götürüp satmayan toplum kesimidir. Bu kesimin sorunlarını çözmek için ‘’Sosyal Politikalar’’ uygulanmalı, bu kesime verilmeli fakat geri ödeme beklenmemelidir.
Çiftçilik ise ekonomik bir tabirdir. Çiftçiler üretim yaparlar, girdi kullanır, pazara ürün götürüp satar. Muhasebesi, geliri gideri vardır. Bu kesimin sorunlarını ''Ekonomik Politikalarla'' çözmek gerekir. Girdi temini, kredi kullanımı, vergi ödeme gibi işlem ve yükümlülükleri söz konusudur. Daha önce bu tasnif yapılmadığı için, kırsal kesime verilen krediler batık krediler durumuna düşmüştür.
Medeni Kanunumuzdaki miras hükümleri sebebiyle işletme arazileri bölünerek arsa durumuna düşmüştür. Ekonomik işletme büyüklüğünü kaybeden işletmeler, tarımsal üretimden vaz geçmektedirler. Arazilerin ortakların mülkiyetinde kalmak üzere, kooperatif işletmeler kurulmasını teşvik ederek, yeni bir modelin uygulamaya konulması zorunludur.
Stok’a üretim yapılmasını önlemek amacıyla iklim alanlarını esas alan üretim planlaması yapılması zorunludur. İsrafın daha üretim safhasında önlenmesi için tarımsal üretim planlaması şarttır. Toprak kıt kaynaktır ve en verimli şekilde kullanılmalıdır. Her ürün kendi ekolojik alanı içinde yetiştirilmeli, farklı ekolojilere yayılmamalıdır. Fındık Bölgesi özelinde, fındığa sahip olacak, Çay-Kur veya Türkşeker benzeri bir kurum kurulmalıdır. Aksi takdirde sahipsiz olan fındık, siyasi ve ekonomik sömürü ürünü olmaktan kurtulamayacaktır.
Hayvancılıkta büyükbaş, küçükbaş, kanatlılar ve su ürünleri üretimi konusunda sektörel dengeler sağlanmalıdır. Bu dengelerin bozulmasına izin verilmemelidir. Tarım sektörünün en temel sorunlarından birisi teknisyen düzeyindeki ara eleman ihtiyacıdır. Kapatılan Tarım Meslek Liseleri ve Veteriner Sağlık Teknisyeni okulları tekrar açılmalıdır. Herşeyden önce çiftçi tarımı terk etmiştir. Geri döndürülmesi kolay değildir. Bunu için politikalar geliştirilmelidir.
Tarım Politikası, ülkenin Genel Ekonomi Politikası ile dengeli ve uyumlu olmalıdır. Genel ekonomik politikadan izole bir tarım politikasının uygulanma kabiliyeti yoktur. Tarımın amacı, ülkeyi kalkındırmak değil, ülke insanlarını yeterli ve dengeli beslenmesini temin etmek olmalıdır. Ülkenin kalkınması katma değeri yüksek sanayi ürünleri dışsatımı ile mümkündür. Ordu ham maddesi fındık olan gıda üretimi bakımından yüksek bir potansiyele sahiptir. Ordu müteşebbisleri bireysel veya örgütlü olarak, ham maddesi fındık olan gıda üretimine yatırım yapmalıdırlar. Ayrıca Ordunun gıda lojistiği büyük oranda, il çeversindeki uygun alanlarda yapılmalıdır.
Dünya da ve Türkiye'nin çeşitli illerinde rastladığım Ordulu iş insanlarının çok başarılı olduklarını görüyorum. Ayni insanların Ordu da başarılı olamamamalarını kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle Ordulu iş insanları kabuklarını kırmalıdırlar. Siyaset, bürokrat ve iş isanı üçgeninde her yerde lobiler oluşturarak, ülke ve dünya genelinde rekabeti kovalamalıdırlar. Orduluların en büyük handikapları, her alanda birbirleriyle uğraşmalarıdır. Bu arızayı tamir ettikleri takdirde bütün yollar açıktır. Ordu, bilim, kültür ve turizm kenti olma potansiyelini sonuna kadar değerlendirmelidir. Bu konuda emek sarfedenlere başarılar dilerim.
(03, Şubat, 2025-Ankara)
Yorumlar
Kalan Karakter: