ORMANLARIN CEMAL AGA'SI
Necdet TOPÇUOĞLU

Necdet TOPÇUOĞLU

ŞİMAL YILDIZI

ORMANLARIN CEMAL AGA'SI

14 Ocak 2022 - 14:58


Necdet Topçuoğlu

Bir can dostun ardından yazı yazmanın en zor olduğu anlar, gözyaşlarının dinmesini beklemektir. Gözyaşları dinmeli ki, klavyede parmakların bastığı harfleri görmek mümkün olsun. Bu gün tarifsiz acılar içindeyim. Orman Bakanlığı’nın efsane bürokratlarından emekli Müsteşar sevgili Cemal Akın’ı kaybettik. Bir gün öce de kadim dostum, eski mesai arkadaşım, Çevre Bakanlığı eski Müsteşarı sevgili Aytaç Bilgiç’i kaybetmiştik. 2022 yılı adeta yaprak dökümü gibi başladı. Aslında her ölüm acıdır ve erkendir ama, yakın dostların vedası daha derin acılar bırakmaktadır. Sadece bizden önce gitmiş oldular, bizde mutlaka onları takip edeceğiz.
1980 askeri darbesinden sonra kurulan Birinci Turgut Özal Hükumetinde, Tarım ve Köy işleri ile Orman Bakanlıkları bileştirilmiş, Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı kurulmuştu. Ben de Japonya’dan yeni dönmüş, genç bir Mühendis olarak bu Bakanlığın Parlamento ile ilgili Danışmanı olarak görevlendirilmiştim. Görevim gereği Bakanlığın her birimi ile yakın çalıma içindeydim. TBMM de en fazla soru ve talep, orman teşkilatı ile ilgili olarak geliyordu. Sevgili Cemal Akın ile tanışmamız bu yoğun iş ortamında başlamıştı. O yıllarda Orman Genel Müdür yardımcısıydı. Trabzon Çaykara’lı idi. Benim eşim de Beşikdüzü’nden olduğu için bana enişte diye hitap ederdi.
Sevgili Cemal Akın cesur, temiz kalpli bir insandı. Karşısında kim olursa olsun, doğruları mermi sıkar gibi söylerdi. Bolu Orman Bölge Müdürü olduğu yıllarda ormanlarda yattığı söylenirdi. Görev aşkı, orman sevgisi veya vatanseverlik konularında sıra dışı bir bürokrattı. Bir gün dönemin İç İşleri Bakanı Sayın Yıldırım Akbulut’un talebini kendisine iletmiştim. Konu bir orman muhafaza memurunun üniforma ve silahının geri iadesi ile ilgiliydi. Bilgi notunu okuyunca, gözleri yerinden fırlayacak gibi olmuştu. Enişte bu adam kereste kaçakçılığından disiplin cezası aldı. Bu orman düşmanını affetmemiz mümkün değil, bırakın Bakanı, Sayın Turgut Özal istese fark etmez dedi. Ben kırık bir koltuk uğruna ormanlara ihanet edecek adam değilim dedi ve yapmadı.
Bolu’da görev yaptığı dönemde orman kenarında konut yapmak üzere kurulan bir kooperatife girmişti. Kooperatif, evleri üyelerin talebi üzerine %80 seviyesinde teslim etmiş, ince işleri kendilerinin yaptırması imkanı doğmuştu. Aradan yıllar geçmiş, her üye evine taşınmış olmasına rağmen sevgili Cemal Akın’ın evi teslim aldığı gibi duruyordu. Konu açılınca, abi yaptır şu evi de hiç olmazsa hafta sonları gideriz diye takılmıştım. Enişte nasıl yaptırayım, tek maaş, iki çocuk okutuyorum, iki maaşım bir arada değil dedi. İşte bu bürokrat benim memurum işini bilir denilen bir dönemde geçim sıkıntısı çekiyordu. Dürüst yaşayan memurun hiçbir zaman iki maaşı bir arada olmazdı. Bizim oğlumuz da ilkokulda okurken, anne neden bizim paramız hep aybaşlarında olur diye sorardı. Çocuk işte her gördüğünü istiyor, anlat anlatabilirsen.
1992 yılında Tarım Bakanlığından Devlet bakanlığına Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirilmiştim. Yönetmelik gereği lojmandan ayrılmam gerekiyordu. İmkanlarımızı zorlayarak Balgat da halen oturduğumuz evi almıştık. Cemal Abi aradı, akşam sizi Havuzlu Lokalde yemeğe bekliyorum dedi. O tarihlerde şimdiki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın olduğu alanda Orman Genel Müdürlüğü’nün sosyal tesisleri bulunuyordu. Akşam yemek öncesinde salonda otururken, enişte ev almışsın, nasıl aldığının hesabını kalem kalem bana vermeden hayırlı olsun demem, ikna olmazsam da bu son görüşmemiz olur dedi. Çantamda liste vardı, çıkardım ve o listeyi kalem kalem inceledik. Paranın büyük çoğunluğunun aile desteği olduğunu görünce yüzü gülmeye başladı. Ancak hayırlı olsun demeyi yemek masasına bırakmış, ayakta konuşma yaparak hayırlı olsun demişti.
Bir hafta sonra Başbakanlığa beni ziyarete gelmişti. Öğle yemeğini birlikte yedik ve kahvemizi içtikten sonra, enişte hadi gidip şu senin evi bir görelim, bizim kızımızı nerede oturtacaksın bakalım dedi. Balgat’a geldik, bizim evin etrafı tamamen gecekondu idi. Yüz ifadesinden çevreyi beğenmediğini hissettim. Hafta sonu Bolu’ya gideceğim, dönüşte iki çam fidanı getireceğim, birini bu köşeye, diğerini de karşı köşeye dikersin, ileride gördükçe beni hatırlarsın dedi. Ayrıca bizim Behiçbey fidanlığında ıskartaya çıkardığımız mazı fidanları oluyor, cüzi bir para ile onlardan alır, arsanın etrafına çit yaparsın ileride çok güzel olur diye tavsiyede bulunmuştu. Dediklerini yaptım ve çevre beş yıl içinde çok güzel oldu. Bolu’dan getirdiği o iki fidan kocaman ağaç oldular, boyları apartman yüksekliğini geçti. Bu sabah o ağaçlara baktıkça gözyaşlarımı tutamadım.
Bir gün Başbakanlıkta Resmi Gazeteyi incelerken, Cemal Abinin Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olduğunu öğrendim. Telefonla kutlasam kızar, en iyisi bizzat ziyaret ederek kutlarım diye düşündüm. Sonra Orman Bakanlığı’ndan arkadaşlar aradılar. Müdürüm sen acilen Cemal Beyi ziyaret etsen iyi olur, etrafı kırıp döküyor dediler. Ziyaretine gittim, ayağa kalktı ve sakın hayırlı olsun deme dedi. Aslında Orman Genel Müdürü olmak istiyordu. Ancak Sayın Bakan daha fazla söz dinleyen Sayın Osman Çelik’i Orman Genel Müdürü, Cemal Abiyi de Müsteşar yardımcısı yapmıştı. Abi sen ne istiyordun diye sordum. Osman Çelik Müsteşar Yardımcısı, ben Orman Genel Müdürü olsaydım güzel olacaktı dedi. Oh ne ala ne güzel, hem aşağıyı, hem de yukarıyı idare edecektin değil mi, bırakırlar mı abim dedim. Sakın üzülme, çok yakında Müsteşar olacaksın deyince ikna oldu ve biraz sakinleşti.
Sevgili Cemal Akın daha sonra Müsteşar oldu. Efsane bir Müsteşarlık dönemi geçirdi. Tebrik için ziyaretine gittiğimde, gel bakalım falcı eniştem, ne dediysen oldu dedi. Sohbet sırasında Japonya’daki orman amenejman çalışmalarını anlattım. Daha sonra JICA Bursu ile Japonya’ya eleman gönderdi. O arkadaşlardan yakın dostum Sayın Yavuz Yüksel de Müsteşar olarak görev yapmıştı. Cemal Abi, orman yangıları konusunda çok etkin tedbirlerin alınmasını sağlamıştı. Ağaçlandırmaya özel bir gayret sarf ediyordu. Orman kadastro çalışmaları onun döneminde tamamlanmıştır. Ormanların Cemal Agası’nı anlatmak için bir makale yetmez, kitap yazmak gerekir. Onu asla unutmayacağım. Başta ailesi ve Orman camiası olmak üzere tüm sevenlerine baş sağlığı dilerim. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Ormanlarımız sana minnettardır Camal Aga. Ruhun şad olsun.