1994 yılında Recep Tayyip Erdoğan İBB başkanı olduktan sonra 1998’de cezası nedeniyle ayrılmak zorunda kaldı.2002 yılında seçimleri kazanan Ak Partinin İBB Belediye Başkan adayı Kadir Topbaş 2004 yılında İBB başkanlığı kazandı.Bu süreçten sonra 15 yıl boyunca İBB Başkanlığı AK PARTİ’nin olmuştu.
2019 yılında CHP adına seçime katılan Ekrem İmamoğlu birinci seçimi 13-14 bin oy farkla kazandıktan sonra Ak Parti tarafından yapılan haksız itirazdan dolayı seçim iptal edildi ve ikinci seçimde yaklaşık 800 bin oy farkıyla tekrar seçimi kazanarak belediye başkanı olmuştu.
Bu bilinen bilgileri neden tekrar yazdım?
Ekrem İmamoğlu yerine bir başkası aday olsaydı aynı oyu alabilir miydi?
Seçimin kazanılması Ekrem İmamoğlu gibi bir adayın olması mıydı?
Yoksa CHP’nin kendi oyu muydu?
Bir kere şunu çok net olarak belirtmek lazım.
Millet Ak Parti’nin yönetiminden bıkmış ve bir an önce değişim istiyordu.İstanbul’un uzun süredir aynı siyasi kadro tarafından yönetilmesi seçmende “değişim” isteği oluşturmuştu.Ekonomik sorunlar(milleti canından bezdiren hayat pahalılığı,yolsuzluk,işsizlik,tarikat ve cemaatlere yapılmış olan destekler) özellikle büyükşehir seçmeninde iktidara yönelik memnuniyetsizliği artırmıştı.Seçimin haksız bir şekilde gereksiz yere iptal edilmesi,bazı kararsız veya önceki seçimde sandığa gitmeyen seçmenleri muhalefet lehinde oy kullanmaya mobilize etti.AK Parti seçmeninin bir kısmı sandığa gitmeyerek ya da geçersiz oy kullanarak pasif tepki gösterdi.
Ekrem İmamoğlu da böyle bir ortamda aday olmuştu ve seçimi kazanmıştı.Sayın Ekrem İmamoğlu‘nun yerinde hangi aday olsaydı yine seçimi kazanacaktı.Yani maharet sadece Ekrem İmamoğlu’nda değil;vatandaşın değişimi istemiş olmasındaydı.AK Parti’ye yönelik tepki, kapıyı araladı;Ekrem İmamoğlu o kapıdan geçebilecek siyasi profili ve dili sergiledi.Eğer aday profili sert, kutuplaştırıcı veya kriz yönetiminde zayıf olsaydı, aynı tepki oyları bu sonucu doğurmayabilirdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: