'YERİNDE DÖNÜŞÜM İSTİYORUZ'

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Baltalimanı ve Fatih Sultan Mehmet Mahallesi için hazırladığı kentsel dönüşüm projesine ilişkin tartışmalar bitmek bilmiyor. 2017 yılında toplanan binlerce imzalı dilekçe ile açılan davayı kazanan iki mahalle, bir üst mahkemeye taşınan dava ile ilgili girişimlerde bulunurken, mahalle sakinlerinden toplanan imzalı dilekçeler mahkeme heyetine sunuldu.

'YERİNDE DÖNÜŞÜM İSTİYORUZ'

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Baltalimanı ve Fatih Sultan Mehmet Mahallesi için hazırladığı kentsel dönüşüm projesine ilişkin tartışmalar bitmek bilmiyor. 2017 yılında toplanan binlerce imzalı dilekçe ile açılan davayı kazanan iki mahalle, bir üst mahkemeye taşınan dava ile ilgili girişimlerde bulunurken, mahalle sakinlerinden toplanan imzalı dilekçeler mahkeme heyetine sunuldu.

'YERİNDE DÖNÜŞÜM İSTİYORUZ'
18 Eylül 2020 - 00:24

2017 yılında açılan ve 2019'da mahalle sakinlerinin lehine sonuçlanan davanın ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı konuyu Danıştay'a taşıdı. Bunun üzerine davaya müdahil olmak isteyen Baltalimanı, Fatih Sultan Mehmet Mahallesi ve mahalle dernekleri, bir kez daha imza toplayıp dilekçeyi mahkemeye sundu.

MAHKEME MAHALLE LEHİNE KARAR VERMİŞTİ

2016 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Fatih Sultan Mehmet Mahallesi (FSM) ve Baltalimanı Mahallesi sınırları içerisinde kentsel dönüşüm adı altında bir plan hazırlamıştı. 2 mahallede yaklaşık 8 bin 500 adet konut var. Fakat bu planda 3 bin 500 konuta yer ayrıldığı belirtilirken, 'Geriye kalan evlerin ne olacak?' sorusu yanıtını bekliyor. FSM Mahallesi Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği ve Baltalimanı Muhtarlığı öncülüğünde 2017 yılında söz konusu plan ile ilgili iptal davası açıldı. Mahkeme tarafından incelenen dosya 2019 yılında neticeye kavuştu ve mahalle halkının haklı olduğuna karar verildi.

"DAVAYA MÜDAHİL OLDUK"

 FSM Mahallesi Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Celal Keçili, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2016 yılında mahallemizde 140 hektarlık alan bir plan hazırladı. Bu planı incelediğimizde bizlerin konuya dahil edilmediğini gördük. İki mahallede toplam 8 bin 500 hane var. Fakat bu planda 3 bin 500 konuta yer var. Hemen askıya çıkarılan plana itiraz ettik ve dava açtık. Mahkeme bilirkişi tayin etti. Yaklaşık 1 yıl sonra tayin edilen bilirkişi mahallemize geldi ve hazırladığı rapor bizim lehimize oldu. 2019 yılında açtığımız davayı kazandık. Tarafımıza yeni bir tebligat ulaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, hazırlanan raporun yanlış olduğuna ilişkin itirazda bulundu ve davayı Danıştay'a taşıyor. Bu kapsamda daha önce imza veren vatandaşlarımızdan yeniden imza topladık. Yaklaşık bin 300 imzalı dilekçeyi teslim ettik" ifadelerini kullandı.

"CUMHURBAŞKANI SESİMİZİ DUYSUN"

Keçili, "İmar Barışı Yasası çıktı ve mahallemizde oturan komşularımıza İBB ve Hazine arazisi üzerinde oturanların Yapı Kayıt Belgesi alabileceklerini ifade etmiştik. İstanbul Teknik Üniversitesi ve özel mülke ait arazilerde oturanlara ise bu belgeyi almayın dedik. Çünkü 3. şahıs arazisi oluyor. Geçtiğimiz yerel seçimlerde AK Parti'nin Sarıyer Belediye Başkan Adayı Salih Bayraktar mahallemize gelmişti. Bizlere 'Herkes Yapı Kayıt Belgesi alabilir, İTÜ ile hiçbir sorunumuz kalmadı' dedi. Bunların kayıtları bizde mevcut. Bunun üzerine İTÜ arazisi üzerinde oturan insanlar bu belgeyi aldı. Fakat üniversiteden 2 bin 500 aileye olumsuz cevap içeren bir tebligat geldi. Bu cevap sadece üniversite ve özel mülk arazilerinde oturanlara geldi, diğerlerine gelmedi. Bu siyasiler vatandaşa yüklü miktarda para ödettiler. Komşularımız şimdi bize gelip paralarını geri almak istediklerini söylüyor. Fakat ne müracaat edecekleri bir yer var ne de paralarını geri alabiliyor. Burada yapılması gereken en önemli şey 2-B'deki uygulamanın Sarıyer'de de hayata geçirilmesi. Beykoz'da nasıl yapıldıysa ilçemizde de yapılabilir. Çünkü hemen hemen aynı konumdayız. Bu çağrımızı Bakanından Cumhurbaşkanı'na kadar herkesin duymasını istiyoruz" diye konuştu.

"HAKLI DAVAMIZI SÜRDÜRECEĞİZ"

Baltalimanı Mahalle Muhtarı Alihaydar Aslan, "Baltalimanı'nda 3 dönemdir muhtarlık yapıyorum. FMS ve Baltalimanı olarak bir elmanın iki yarısı gibiyiz. Dernek ve muhtarlar olarak birlikte hareket ediyoruz. Bizler halkımızın bir adım önünde mücadele eden insanlarız. Bölgemizde yıllardır gecekondu sorunu çözülemiyor. 2017 yılında Bakanlığa bir dava açtık ve biz de 3 bin 128 kişi ile müdahil olmuştuk. 2009 yılında da kazandığımız davayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üst mahkemeye taşıdı. Bununla ilgili tebligat yaklaşık 2 hafta önce bize ulaştı. Biz de hemen harekete geçtik ve yeniden imza toplamaya başladık. Pandemi dolayısıyla arzu ettiğimiz sayıya ulaşamadık. Fakat 1 kişi de olsa bin kişi de olsa haklı davamızı sürdüreceğiz. Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz. Fakat yerinde dönüşüm olduğu müddetçe. Öncelikle tapularımızı versinler ardından gelsinler ve mahallede ne gerekiyorsa yapalım. Bu insanları mağdur etmeyelim. İstenilen paraları burada kimse veremez. O zaman ne yapılmalı? Sarıyer Belediyesi'nin ortaya koyduğu bir rayiç bedel var. O bedel üzerinden tapuları versinler" şeklinde konuştu.

MUHTAR ASLAN'DAN SİYASETÇİLERE ÇAĞRI!

Aslan, "Baltalimanı ve FSM diğer mahallelere benzemiyor. Sorunları çok büyük olan ve yüzde 90 kaçak yapılaşmanın olduğu bölgeler. Siyasiler her seçimde vaat verdi fakat hiçbiri yerine getirilmedi. Tıpkı son seçimde olduğu gibi. İmar Barışı Yasası çıktıktan sonra hem dernek hem de muhtarlar olarak buna karşı olduğumuzu açıklamıştık. Bunun gerekçelerini halka anlattık. Sorunlu mahalle olduğumuz için sorumlu davranmak zorundayız. Vatandaşa söz verdik, haklarını koruyacağımızı söyledik. Bu sözlerimizin de arkasında duruyoruz. Yaklaşık 2 ay önce İTÜ'den vatandaşa olumsuz cevaplar gelmeye başladı. Neden? Çünkü bu belge 3. şahıs arazisinde geçersiz. Üniversite hem arazilerinde kaçak yapı olduğunu hem de kendilerine ödenmesi gereken ücretin başka kurumlara yatırıldığını söylüyor. Bir bakıma İTÜ'de kaldırıldı. Biz bunu o dönemde söylemiştik. Fakat siyasiler ücretlerin yatırılması gerektiğini söylemişti. Bizi dinlemediler, hatta bize baskı yaptılar. Şimdi ne oldu? İnsanlar muhatap bulamıyor. Bu yüzden vatandaş bize geliyor. Elimizden bir şey gelmiyor. Burada tüm suçlu Sarıyer'de siyaset yapan insanlardır. Bunu parti ayrımı yapmadan söylüyorum. Kendilerine bir çağrı yapıyorum. Gelsinler ve mahallede toplantı yapsınlar. Vatandaşa izlenmesi gereken yol haritası ile ilgili bilgi versinler. Ayrıca muhtarlar ile dernek başkanlarını çağırsınlar ve bilgilendirsinler. Biz de vatandaşa doğru bilgiyi aktaralım. Siyasilerden beklentimiz budur. Madem bu konuda samimiler o zaman neden sürekli dava açıyorlar? Kazandığımız davaları neden bir üst mahkemesine taşıyorlar? Saim Kadıoğlu'nun Sarıyer Belediye Meclisi'nde mahallemizin mülkiyet sorununu değerlendirmesini, açıkçası çok manidar buluyoruz. Bir taraftan Ankara'da riskli alan kararına karşı  açtığımız davayı geçen hafta kaybettik. Kazandığımız plan iptal davasını bir üst mahkemeye taşıyan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın konuyla alakalı açıklama yapması gerekirken, Sarıyer Belediye Meclisi boş konuşmaktadır. AK Parti yönetimine sesleniyoruz. Madem çözümü var neden davaları sürdürüyorsunuz? Bizlerin isteği hak sahibi olmak. Tapularımızı vermeniz. Ayrıca bu sorunumuz ile yakından ilgilenen ve her gelişmeyi takip eden Sarıyer Posta Gazetesi'ne çok teşekkür ediyorum" dedi.

"YERİNDE DÖNÜŞÜM İSTİYORUZ"

Mahalle sakinlerinden Ali Birer ise şunları söyledi: "Mahallemiz siyasi yapılanma içerisinde var eden bir yer. Bugün ise iki tane mahalle halkın kendi örgütlenmesi ile kuruldu. Burada hiçbir siyasi parti veya görüş ayrımı yapmıyoruz. Geçmişten bu yana mahallemiz kendi örgütlenmesini yaratmış ve gerektiğinde 20 bin kişi ile İBB'ye gitti. Binlerce kişi ile Sarıyer'e yürüdü. Biz var olmaya çalışıyoruz. Bizim üzerimizden rant sağlamaya çalışan siyasilere birlik olduğumuz sürece müsaade etmeyeceğiz. Toprağımızı teslim etmeyeceğiz. Burada yaşamaya devam edeceğiz. Kentsel dönüşüme karşı değiliz fakat yerinde dönüşüm istiyoruz."

SARIYER POSTA GAZETESİ

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum