Reklam
Reklam

BİR PRF. DR. MÜMTAZ SOYSAL GEÇTİ BU ÜLKEDEN-ÜLKEMİZDEN....

Sn. Turan Ateş Bey'in "BİR PRF. DR. MÜMTAZ SOYSAL GEÇTİ BU ÜLKEDEN-ÜLKEMİZDEN...." başlıklı makalesini siz değerli okullarımızın ilgisine sunuyoruz.

BİR PRF. DR. MÜMTAZ SOYSAL GEÇTİ BU ÜLKEDEN-ÜLKEMİZDEN....

Sn. Turan Ateş Bey'in "BİR PRF. DR. MÜMTAZ SOYSAL GEÇTİ BU ÜLKEDEN-ÜLKEMİZDEN...." başlıklı makalesini siz değerli okullarımızın ilgisine sunuyoruz.

BİR PRF. DR. MÜMTAZ SOYSAL GEÇTİ BU ÜLKEDEN-ÜLKEMİZDEN....
11 Kasım 2023 - 22:23



      Evet Mümtaz SOYSAL Hocamızı kaybettik...Ruhu şad olsun....
       Ankara Hukuk Fakültesinde 1973-1977 yılları arası öğrenci iken; fırsat buldukça da  Hukuk Fakültesinin bitişiğinde olan SİYASAL BİLGİLER Fakültesinde; Merhum MÜMTAZ HOCA'nın  ANAYASA Derslerini dinlerdim....
     Konulara hakim...Ve anlatımı  Öztürkçe...Sıkıcı değil ve aksine de akıcı bir anlatımı vardı...
     Mümtaz SOYSAL Hocayı SBF. de öğrenci iken merhum   Anayasa Prf. Dr. TURAN FEYZİOĞLU Hocamız teşhis etmiştir. Ve Üniversitede kalmasında da etkili olmuştur.
    1961 Anayasasının  KURUCU Mecliste hazırlanmasında etkili olmuştur....
     12. Mart 1971 Askeri Müdahalesinde; Fakülteden Anfide ÖĞRENCİLERİNE Anayasa DERSİNİ verirken SIKIYÖNETİM Görevlilerince Göz altına alınmıştır. 
     Sıkıyönetim Görevlileri GÖZALTINA almaya geldiklerinde gayet sakin bir şekilde; " DERSİ TAMAMLAYIM....ONDAN SONRA  Götürünüz..." demiştir.
     EVET....Merhum MÜMTAZ Hocanın Görevi Büyük...ÜLKENİN Gelecekteki   Kaymakamlarına...Valilerine....Diplomatlarına.... Maliyecilerine... Ve kısacası Ülkeyi Yönetecek genç kuşaklara; ANAYASANIN KURALLARINI ve KURUMLARINI anlatıyordu...
     xxxxx
    EVET....1974 yılında yayınladığı;                                                " 100 SORUDA ANAYASANIN ANLAMI " adlı kitabı evimde başucumda...                                                                             
       41. SORU olarak kaleme aldığı bölümü buradan paylaşmak gereğini duydum....

    Soru 41: "İnsan haklarına dayanan  devlet " sözü ne ifade eder?"
      Türkiye Cumhuriyetinin  niteliklerini gösteren  2. madde,devletin ,öbür ilkeler yanında, bir de "insan  hakları "na dayanacağını belirtiyor. Oysa, hakları, özgürlükleri ve ödevleri düzenleyen ikinci Kısım "Temel Haklar ve Ödevler " başlığını taşıyor. Demek ki, " insan hakları " deyimini Anayasadaki  "haklar ve ödevler "le eşanlamlı almak yanlış olur.
       Vatandaşların hakları, özgürlükleri ve ödevleri, ayrıntılı bir şekilde ve yasalara temel  olacak şekilde Anayasada sayıldığı zaman  bununla belirli bir amaç güdülüyor;bu hakların ve özgürlüklerin güvence altına alınması,yargısal bir denetime konu  olabilmesi. Oysa ," insan hakları " deyimi böyle belirli bir amaç güdülerek konulmuş değil.Bu terimin kullanılmasıyla ,daha çok,bir genel felsefenin ve havanın verilmesine çalışılıyor:Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarının  haysiyet içinde  yaşayacakları,insanlıklarının  kendilerine verdiği haklardan ve özgürlüklerden yararlanacakları  bir devlet olmalıdır. Bu haklar ve özgürlüklerin neler olduğu ayrıca gösterilmiş olsa da,bunların kuru hukuk formülleri şeklinde değil,insancı bir  insancı bir felsefeden daima güç alarak uygulanması ve korunması gerekir. Nitekim Anayasa," insan haysiyeti " sözünü çeşitli maddelerinde birkaç kere  tekrarlamaktadır.
    Anayasa Mahkemesinin "katıksız hapis cezası "syla ilgili olarak Askeri Ceza Kanunda bulunan bazı maddelerin İPTALİ için  açılmış olan bir DAVADA  dediği gibi; "İnsan haysiyeti kavramı,insanın ne durumda ,hangi  şartlar altında bulunursa bulunsun,sırf insan oluşunun kazandırdığı değerlerin tanınmasını ve sayılmasını anlatır."
    Yalnız ,böyle olunca, Anayasa Mahkemesinin yine aynı davada, evrensellikten uzaklaşıp gerçekçiliğe yönelerek          
 " KATIKSIZ HAPİS CEZASINI " Anayasaya UYGUN Bulmuş Olmasına  ŞAŞMAMAK Mümkün değil.Mahkeme, şu sözlerle ,neredeyse " İNSAN HAYSİYETİ "  ile " TÜRK HAYSİYETİ " arasında bir ayrım  yapmakta değil midir? " Halkının   büyük çoğunluğunun , ne yazık ki başlıca  gıdasını EKMEK  teşkil eden  bir ülkede  bir CEZALININ  üç gün yalnız  bu gıda ile  yetinmek zorunda  bırakılmasını EZİYET ve İŞKENCE Saymak  GERÇEKÇİ bir GÖRÜŞ ve ANLAYIŞ OLAMAZ" ?
    xxxxx
    Merhum MÜMTAZ Hoca;1961 Anayasasının  getirdiği DEVLET SİSTEMİNİ de şöyle tanımlar:                         
            GÜÇLÜ BİR YARGI DENETİMİYLE  SINIRLANDIRILMIŞ KLASİK PARLAMENTER  SİSTEM....
           Saygı ile.....

Bu haber 337 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum