ŞENEL BACAKSIZ : YAŞAMAKTIR ORDU...

Kaleme alan genç kardeşimiz Şenel Bacaksız

ŞENEL BACAKSIZ : YAŞAMAKTIR ORDU...

Kaleme alan genç kardeşimiz Şenel Bacaksız

ŞENEL BACAKSIZ : YAŞAMAKTIR ORDU...
23 Ocak 2021 - 03:15

Kaleme alan genç kardeşimiz Şenel Bacaksız 

 
YAŞAMAKTIR ORDU
 
Yaşamak kelimesinin anlam bulduğu yerdir o güzel kıyılara sahip sahil şehri. Yürüyorum huzurun ve sakinliğin şeridinde, kah çıkıyorum şehrin tepesine süzülüyorum sakinliğin ve sessizliğin içinde , kah yüksek dağlara çıkıp çekiyorum içime o eşsiz oksijenini.
Zıplıyorum beyaz bulutların üstünde , maviyle yeşilin deresinde aynı türkülerdeki gibi yukarıya akıyorum suyun sesiyle. Çıkıyorum yaylara, giriyorum bir çam ormanının içine kelebekler ile konuyorum daldan dala, sonra orman gülünü koklayarak çıkıyorum o güzel yeşil kapıdan. Önümde mis gibi bir çayır, çiçekler ile yürüyorum o çayırda , dünyanın kargaşasından uzak oturuyorum yayla tepesinde, koşuyorum mendereslerin içinde, yaşayarak doğanın ne kadar sakin ve huzurlu olduğunu öğrendim bu şehirde . Her bir otun rüzgarda titreyişi ve her yaprağın süzülmesi huzur verir bana.
Sıcakkanlıdır bizim insanımız, samimi, yardımsever ve iyimserdirler, kendilerini adeta mutlu bir yaşama adamışlardır Allah’ın bize hediye ettiği bu eşsiz şehirde. Yaşamanın ve doğanın ete kemiğe bürünmüş hali nedir derseniz, bu şehirdir, Ordu’dur tam anlamıyla. Doğa ile iç içe cennetten bir köşedir adeta ve her köşesi ayrı bir hikayedir benim memleketim.
Hasat zamanı girerim fındık bahçesine, alırım belime bir bohça, elim o daldan diğer dala, nakış işler gibi tüm özenimle ile toplarım fındığımı. Fındık önemlidir bu şehirde, hasat zamanı geldiğinde durur bütün akan sular, pür dikkat kesiliriz hep birlikte. İlk fındık koparıldığında şenlik başlamıştır artık bu şehirde. Atalarımızdan yadigar bahçelerimizde fındığı dalda bırakmamak önemlidir bizde. Fındık zamanı geldi mi herkes tutar bir işin ucundan, o zaman hiç bir farkı kalmaz insanın insandan, herkes işçidir herkes amaledir o anda.
Hele bahçe sohbetleri yok mudur hasat zamanı, hiç hissettirmez yorgunluğumuzu bize, göz açıp kapayıncaya kadar gelir günün sonu. O bahçelerin on bir ay özlenen sohbetleri, içimi ısıtır güç verir bana. Hasat, birlik zamanıdır, kenetlenme zamanıdır bu şehirde, imecedir, yardımlaşmadır, halden anlamadır. Hele hasat zamanı akşamları harmanda hep birlikte sohbet eşliğinde içilen çaylar yok mu, içtikçe içimize huzur verir tüm yorgunluğumuzu alır beraberindeki özlenmişlikle.
Birde bayramlarımız var bizim, illaki köyde olacağız dediğimiz bayramlarımız, aylarca beklediğimiz, dostu akrabayı göreceğiz diye heyecanlandığımız bayramlarımız. Sabah camide sonrasında, kah harmanda birleşerek kah evlerde ziyaret ederek el öpüp yaşamaktan zevk aldığımız bayramlarımız vardır bizim.
Daha nasıl anlatayım ki size bu şehri, bu şehir bazen kıymetini bilemediğimiz, ama çocuklarımıza emanet edeceğimizi unutmamamız gereken bir şehirdir. Büyük şehir özentisinden uzak, doğanın vücut bulduğu bir şehirdir Ordu. Ancak yeter mi şehrin ve doğanın güzelliği ebediyen, tabi ki yetmez! Denizi ve doğası ile birlikte eşsiz şehrimizi çocuklarımıza daha da yaşanılabilir olarak bırakmak en önemli görevimizdir aslında. Aslında unutturmuyor insanlar bize bu görevimizi, ne diyorlar;“ne kadar şanlısınız ne kadar güzel bir şehir” düşünmesi bile heyecanlandıran bu şehri görenlerin cümleleri yeter aslında anlatmaya. Çok şanslıyız çok, gören herkesin özendiği bu şehirde yaşadığımız için çok şanslıyız.
Denizinden yaylasına, balığından diblesine, ladininden gürgenine, keşkeğinden yahnisine her daim düğün gibidir Ordu da yaşamak. Bir inci gerdanlık gibi Karadeniz’e dizilmiş bir servet, bir lütufsun sen, yaşamaktan gurur duyduğum yersin sen Ordu.
Şenel Bacaksız — Telat Bacaksız ile birlikte.

YORUMLAR

  • 0 Yorum