Reklam
Reklam

#VONA’lı SOYTARIOĞLU İSMAİL

Osmanlının son yıllarında içine düştüğü buhranın neticelerinden biri olarak memleketin her yanında eşkıya faaliyetlerinin arttığı görülmektedir. Dolayısıyla Ordu kazasında da durum pek farklı değildi.21773

#VONA’lı SOYTARIOĞLU İSMAİL

Osmanlının son yıllarında içine düştüğü buhranın neticelerinden biri olarak memleketin her yanında eşkıya faaliyetlerinin arttığı görülmektedir. Dolayısıyla Ordu kazasında da durum pek farklı değildi.21773

#VONA’lı SOYTARIOĞLU İSMAİL
10 Haziran 2020 - 21:13



Daveroğlu, Şeyhoğlu, Taktakoğlu Hasan, Hacıoğlu Hakkı, Gürcü Ali, Gürcü Süleyman, Gürcü Copoğlu Osman, Açpa oğlu Ohannes, Serop, Kirkor, Topuzoğlu, Meletlioğlu, Davutoğlu, Güpür, İstanbulluoğlu Ramiz, Hekimoğlu ve Soytarıoğlu gibi isimler Osmanlının son yıllarında Ordu kazası topraklarında faaliyet gösteren başlıca eşkıyalardı.


Dönemin şartlarında Ordu topraklarında ortaya çıkmış olan bu eşkıyalardan, Hekimoğlu ve Soytarıoğlu ise halk arasında ve yazılı kaynaklarda önemli bir yer tutmaktadır. Bu yüzden kaynaklarda yer alan bu bilgilerin derlenip bir bütün olarak ortaya konması, Ordu ilinin sosyal ve folklorik tarihinin parçalarının ortaya konması olacaktır.

Bu amaçlarla Hekimoğlu ile ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalarda birçok önemli bilgi ortaya konmuştur.[1] Ancak Soytarıoğlu konusunda ise henüz kapsamlı bilgilere sahip değiliz. Halbuki Soytarıoğlu, Ordu kazasını ve devletin birimlerini en fazla meşgul eden eşkıyadır. Dönemin sözlü kaynakları, gazeteleri ve diğer eserlerinde bunu görmek mümkündür. Bu yüzden bizler de bu kaynaklardan elde edebildiğimiz bilgilerin ışığında Soytarıoğlu’nu ortaya koymaya çalışacağız.

Eşkıyalıktan önce Soytarıoğlu ve Ramazan Köyü

Soytarıoğlu (nam-ı diğer Kadıoğlu) İsmail, Perşembe ilçesinin Ramazan köyünde doğmuştu. Doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir. Ancak 1987 yılında Yumrutaş köyünde yapılan derleme çalışmalarında 84 yaşında olan Şerif Yılmaz (Kasap Şerif), Soytarıoğlu’nun askerde olduğu yıllarda kendisinin 13 yaşında olduğunu belirtmektedir.[2] Bu durumda Soytarıoğlu’nun doğum tarihi 1880’li yıllar olmalıdır.

Ramazan köyü ise bu yıllarda birçok acılar çekerek memleketlerini terk etmiş olan Acaralı Müslüman muhacirlerin de yerleştirildiği bir köydü. Böylece Ordu kazasının bütününde olduğu gibi Ramazan köyünde de zaten dar olan topraklar iyice daralmış ve geçinmek daha da zorlaşmıştı. Böylesi bir ortamda muhacirler yeni yerlerinde tutunabilmek, yerli halk ise ellerinde olanları kaybetmemek için mücadele vermekteydi. Ancak muhacirler bu konuda biraz daha şanslıydı. Çünkü yerleştirildikleri mevkilere çok kısa bir zamanda okul, cami, değirmen gibi her türlü hizmet götürülmüştü.[3] Ancak yerli halkın yaşadığı yerler yıllarca bu hizmetlerden mahrum bırakılmıştı. Bunların yanında, muhacirlerin bölgeye yerleşmesini sağlamış olan Çürüksulu Ali Paşa’dan cesaret alan bazı muhacir beylerinin ve onların himayesinde olan eşkıyaların baskıları da yerli halkla benzer kültür ve aynı dine mensup muhacirler arasında husumet oluşmasına neden olmaktaydı.[4]

Köyün yerlilerinden olan Soytarıoğlu böyle bir zamanda ağabeyi Ömer’le birlikte askere gitmişti. Evliydi. Birinci Dünya Harbi’nde Ruslara karşı savaştığı da söylenmektedir.[5] Ancak daha sonra askerliği bitmeden köyüne dönmüştü. Askerden dönüş nedeni ise bir rivayete göre; “Soytarıoğlu İsmail askerdeyken ona bir mektup gönderiliyor. Mektupta, “Muhacirlerden birileri karına musallat oldu, acele gel” yazarmış. Bu şekilde tam üç kere mektup gönderilmiş. Komutanı mektupları Soytarıoğlu’na vermiyor. Üçüncü mektup gelince komutan dayanamayıp “Oğlum git şu meseleni hallet” diyerek Soytarıoğlu’nu gönderiyor.” [6]

Diğer bir rivayete göre de; “Soytarıoğlu İsmail Ağa asker olup vatani hizmetini yapmakta iken kendi köyünde olan çirkin bir hadise onu pek üzmüş, kendisi asker olduğu halde memleketinde kendine yapılan bu hareket ona çok dokunduğu gibi memleketine gelmek için komutanından izin istemişti. Komutanı İsmail ağaya izin vermemişti. İzin alamayınca İsmail Ağa artık askerlikten firar edip silahı ile kaçmaya karar veriyor. Ve bir gece firar edip memleketi olan Ordu’nun yolunu tutuyor.” [7]

Dağa çıkış

21774Soytarıoğlu köyüne geldikten bir müddet sonra köyün bekçisi oluyor ve muhacir beyleriyle ilk kapışması da bir düğünde yaşanıyordu.[8] Bu olay büyümeden yatıştırılmıştı. Ancak Soytarıoğlu’nun başlarına bela olacağını anlayan muhacir beyleri, düğün dönüşünde bir derede pusu kurmuşlardı. Çıkan çatışmada Soytarıoğlu’nun arkadaşı 17 yaşındaki İsa öldürülmüş, Soytarıoğlu da topuğundan vurulmuştu.

Bu olaydan sonra Soytarıoğlu, Bolaman dağlarının yolunu tutmuştu. Bir yıla yakın da hiç köye gelmeden dağlarda gezmişti. Habercileri vasıtasıyla köyde olup bitenleri de devamlı takip etmekteydi. Ancak köyde olanlara daha fazla dayanamamış olmalı ki, bir akşam altı arkadaşı ile birlikte köyüne gelmişti. Yanındaki arkadaşlarından biri daha sonraki yıllarda da beraber olacakları Kürt Hasan’dı. İlk vukuat olarak aralarında önceden husumet bulunan muhacir Kâmil’i ve Kâmil’in arkadaşı olan Yusuf’u, Yağmurlar denilen yerde öldürmüşlerdi. Ölenlerden Yusuf aynı zamanda Soytarıoğlu’nun çocukluk arkadaşıydı. Köyden ve civar yerlerden bu olayı duyan bazı kişiler ise Soytarıoğlu’nun etrafında toplanmaya başlamıştı. Bu arada hem Kamil’e hem de Soytarıoğlu’na türküler de yakılmaktaydı.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum