DOST, DOSTUN EYERLENMİŞ ATIDIR
Gerçek dost; menfaat zamanı değil, sıkıntı anında yanında olandır. Dostluk, iyi günde aynı sofraya oturmak değil; kötü günde aynı yükü omuzlamaktır. Çünkü dost, çağrıldığında mazeret üreten değil, yardımına koşandır.
Atalarımız boşuna, “Dost, dostun eyerlenmiş atıdır.” dememiştir. İhtiyaç anında hazır bekleyen, elini uzatan, yükünü paylaşan insana dost denir.
Eski bir kıssada anlatılır:
Aslan ile horoz dost olmuşlar. Aslan, “Başına bir iş gelirse hemen yüksek bir yere çık ve ezan oku. Ben sesini duyar duymaz yanına gelirim.” demiş.
Bir gün bir tilki horoza yaklaşmış. Horoz hemen ağaca çıkıp ezan okumaya başlamış. Tilki ezanın bitmesini beklemiş ve alaycı bir tavırla, “Haydi in de birlikte namaz kılalım.” demiş.
Horoz ise dostuna güvenerek, “Biraz bekle. İmam birazdan gelecek, cemaatle kılarız.” diye cevap vermiş.
Tilki etrafına bakınca hızla kendisine yaklaşan aslanı görünce kaçmaya başlamış.
Horoz arkasından seslenmiş:
“Ey tilki, nereye gidiyorsun? Bak, imam geldi!”
Tilkinin verdiği cevap ise ibretlik olmuş:
“Bu imam bizim mezhepten değil, ben ona uyamam!”
Kıssa bize şunu öğretir: Samimiyetsiz insanlar, doğrulara değil, işlerine gelen bahanelere sarılırlar. Gerçek dost ise bahane üretmez; sözünün arkasında durur.
Atalarımızın dediği gibi, “Abdalın dostluğu köy görünceye kadardır.” Menfaat bitince dostluk da biter. Oysa hakiki dostluk, fırtınada da dimdik ayakta kalabilmektir.
Unutmayalım; dostluk sözle değil, fedakârlıkla ölçülür. Kara gün geldiğinde omzunu veren, elini uzatan ve seni yalnız bırakmayan kişi gerçek dosttur.
Aslan yürekli dostlara selam olsun. Çünkü dost, gerçekten de dostun eyerlenmiş atıdır.
Dost ve sağlıcakla kalın
Hüseyin DENİZ
Araştırmacı ve ilahiyatçı yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: