KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLAR DOMENEC TORRENTLER !

Merak ediyoruz dosyalar ulaştığında FIFA, UEFA koridorlarında “yine keklikler geldi; düz ovada avlayalım-kanadını çam dalına bağlayalım-şıkıdık mıkıdık oynayalım” türküsü söyleniyor mu, şen kahkahalar atılıyor mu?

KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLAR DOMENEC TORRENTLER !

Merak ediyoruz dosyalar ulaştığında FIFA, UEFA koridorlarında “yine keklikler geldi; düz ovada avlayalım-kanadını çam dalına bağlayalım-şıkıdık mıkıdık oynayalım” türküsü söyleniyor mu, şen kahkahalar atılıyor mu?

KEKLİĞİ DÜZ OVADA AVLAR DOMENEC TORRENTLER !
24 Haziran 2022 - 12:13

Bir 1 kişi görseli olabilir
KALECİNİN SEYİR DEFTERİ  
 
Fatih Uraz 

Del Bosque-Löw-Aragones-Hiddink derken say say bitmeyecek ünlü hocaya mukavele sonuna kadar dayanamayan; küçük bir meblağ için Ribery’yi elinden kaçıran fanilerin yönettiği kulüplerden hayır bekleyenlere selam olsun…
Komedi-dram-melankoli barındıran son hikayeye geçmeden hukukçulara kulak kabartıyoruz;
-TFF’ye sunulan sözleşmelere yabancılar istediğini yazıyor
-Yabancı teknik adam ve futbolcuların şartları takımlar tarafından "ellerinin güçlü olmaması" nedeniyle genellikle aynen kabul ediliyor
-Yabancıların lehine hükümler profesyonellerce hazırlanıp sözleşmeye eklenirken Türklere aynı haklar kolayına tanınmıyor
-Yıldızlara mutlaka taviz verildiğinden sözleşmeler sporcu lehine, kulüp aleyhine oluyor ve bu risk peşinen kabulleniyor
-Kulüpler sözleşme sürecinde hukukçulardan yeterince faydalanmıyor
-Taraftar baskısı ve muhalefet korkusu yöneticilere gereksiz risk aldırtıyor
-FIFA-UEFA yabancı teknik adam ve oyuncuları koruduğundan tek taraflı fesihlerde eller kollar bağlanıyor
Allah aşkına bunları madde madde olmasada aranızda bilmeyen, tahmin etmeyen var mı, yok elbet…
Tabii şu avukat itirafı ıskalanmamalı; “Büyük kulüplerimiz ünlü yabancı teknik direktörleri bedavaymış gibi kapıyor! Üç başkanla çalıştım, tek bir sözleşme görmedim çünkü itiraz edeceğimi bildiklerinden arka odalarda imzaladılar. Öyle ağır maddeler ve boşluklar var ki inanılır gibi değil. Gelirken coşkuyla karşılananlara giderken hiç nazik davranılmıyor. Oysa ayrılma kararı sonrası kibar olunsa, anlaşma yoluna gidilse, tazminatlar yarıya iner. Mahkemeye gitsin ne olursa olsun deniliyor. Sulh yapmayı bilmiyoruz. Daha sonra ülkemize gelenler de öncekilere yapılana bakıp, şartları ağırlaştırıyor. Teminat mektubu bile alıyorlar."
Şimdi kendinizi Torrent’in yerine koyun; bir önceki yönetimle anlaşıp ekibinizle iş başı yapmışsınız ve sezon sonu yönetim değişmiş. Normal ülkelerin normal işleyen kulüplerinde başkan yahut sorumlu yönetici hocayla bir araya gelip medeni şekilde orta yolu bulmaya çabalar, değil mi?
Neylersiniz medeni ülke olmayışımızdan, fertlerin asgari nezaketten habersiz oluşundan ötürü adaylar belirlendikten, medyaya servis edildikten, hatta ön anlaşma yaptıldıktan sonra mukaveleli hocanın karşısına geçilip ‘alacağından biraz feragat et lütfen’ deniyor! O adam size kolaylık sağlar mı, indirim yapar mı, ciddiye alır mı?
Aynı muameleye maruz kalan ve azıcık gururu olan hiç kimse kuruş indirim yapmaz. Ayrıca da üzülmeye gerek yok; altı üstü 2 milyon 150 bin euro buharlaştı! Del Bosque’ye 8,5 milyon, Aragones’e 2 milyon, Daum’a 2.4 milyon, Prandelli’ye 2.99 milyon, Rijkaard’a 3 milyon, Skibbe’ye 1,7 milyon euro derken futbolumuz aynen ülkemiz gibi çoktan avanta ödeme makinasına, birilerini ısrarla zengin etme moduna dönmüş durumda!
Alacağı vaktinde ödenmediği için elden kaçırılan büyük yetenek Ribery’nin (mukavelesini tek taraflı fesh ettikten bir gün sonra GS’nin 307 bin euro ödeme yaptığını beyan etmişti) menajerine 17 sene sonra 700 bin euro borç çıkmasına mı yoksa Ferrari gibi sıradan birine BJK’nin üstelik de oynamadan 7,5 milyon euro (faizler hariç) kaptırmasına mı yanarsınız, orasına karışmayız! Lâkin kazıklandığımız vakalar saymakla bitmez ve kulüpleri yakanlar bir türlü bedel ödemez…
Pardon, geçmişte bir sefer bedel ödetildi ve kulübünü anormal borçlandıran şahıs futbolun patronu koltuğuna oturtuldu!
Petrolün varili 70’den 110-120 dolara çıkarken mazotun 8 liradan 30 liraya yükselişini yurt dışına, emtia fiyatlarının yükselişine bağlıyor; şekerden yağa, yumurtadan ete, arabadan giyime, elektrikten doğalgaza varıncaya dek her şey misli misli artarken enflasyonun % 69 çıktığına inanıyorsanız eğer bu akla izana aykırı tazminatlardan da dış mihrakları sorumlu tutarsınız, olur biter!!
Masallara bu kadar kolay kananların ödediği, ödeyeceği bedeller emin olun fazla değil
Keklik türküsünün sonu nasıldı;
Buyurun arkadaşlar davetim var benim
Herkes kesesinden yesin içsin
Saltanatım var benim
Aslı yok yaylasında
Bin beş yüz koyunum var benim!
Sultan kim, davetli kim, kendi kesesinden yiyen kim, el kesesinden yiyen kim, koyun kim? Koyunun kim olduğu aşikar, diğerlerini siz bulun artık…

YORUMLAR

  • 0 Yorum