Reklam
Reklam

Ankara’dan çok sıkıldım hafta sonu özel arabamla sana geliyorum. Kimsenin haberi olmasın ...

Eski Maliye Bakanlarımızdan merhum Adnan Kahveci, Recep Yazıcıoğlu'nun Aydın valisi olarak görev yaptığı zaman ‘’Recep, Ankara’dan çok sıkıldım hafta sonu özel arabamla sana geliyorum. Kimsenin haberi olmasın biraz kafa dinlendirelim'' der.

Ankara’dan çok sıkıldım hafta sonu özel arabamla sana geliyorum. Kimsenin haberi olmasın ...

Eski Maliye Bakanlarımızdan merhum Adnan Kahveci, Recep Yazıcıoğlu'nun Aydın valisi olarak görev yaptığı zaman ‘’Recep, Ankara’dan çok sıkıldım hafta sonu özel arabamla sana geliyorum. Kimsenin haberi olmasın biraz kafa dinlendirelim'' der.

Ankara’dan çok sıkıldım hafta sonu özel arabamla sana geliyorum. Kimsenin haberi olmasın ...
09 Eylül 2020 - 14:17

 Yazıcıoğlu, ''Çok iyi olur. Ben de sıkıldım tebdili kıyafetle şöyle uzak bir köye beraber gidelim'' der. Hemşerisi, çocukluk arkadaşı Kahveci özel arabası ile gelmiştir. İkisi de tanınmamak için köylü vatandaşlar gibi giyinirler. Kahvecinin arabasıyla uzak bir köye doğru yola çıkıp, köyün biraz uzağına arabayı park edip, köye yürüyerek giderler. Yolda köyün yakınındaki bahçede çalışan yaşlı bir ihtiyar görürler. ’’Amca, selamün aleyküm, kolay gelsin. Biz Tanrı misafiriyiz. Karnımız tok. Bu gece bu köyde kalmak istiyoruz. Misafir alır mısın?'' derler. İhtiyar amca da ''O ne demek evladım, başımızın üstünde yeriniz var. Hadi hemen gidelim eve'' deyip, misafirlerini evine götürür. Yaşlı hanımına ‘’Hanım bak sana iki tane Tanrı misafiri getirdim. Malının gittiğine bakma, yüzün ağardığına bak.'' der. Yaşlı amca ve teyze misafirlerinin rahat etmeleri için, elinden geleni yaparlar. Misafirler sabah erkenden kalkıp giderler. Yaşlı amca, bakanı ve valiyi tanımıştır ama o da belli etmemiştir. Hanımına: ‘’ Hanım, bu gece bizim fakirhaneye, devletin bakanı ve valisi misafir oldu, şereflendirdi. ‘’ der. Yaşlı teyze de kocasına ‘’ Yok lan herif, benimle dalga mı geçiyon… Üstlerine başlarına bakmadın mı, şu kılıklı adamlardan bakan, vali olur mu hiç? ‘’ der ve inanmaz. Aradan bir zaman geçer. Bu sefer rahmetli Recep Yazıcıoğlu aynı köye makam arabasıyla gelmiştir. Misafir oldukları yaşlı amcayı ve teyzeyi sorar. Yaşlı amca ve teyze gelir ve sohbet ederken, ‘’ Sayın Valim, şimdi kendini teyzene tanıt. Siz fakirhaneye şeref verdiğiniz de teyzenize, bunlar devletin bakanı ve valisi dediğim de ‘’ Yok lan baksana üstlerine, başlarına, bunlardan bakan, vali mi olur?’’ diye inanmamakta inatlaşmıştı der. Teyze çok üzülür, mahcup olur. Yazıcıoğlu, yaşlı teyzeye sarılıp ‘’ Teyzem üzülme, sen haklısın ama o akşam ne ben valiydim, ne de arkadaşım bakandı. İkimizde şehirlerin havasından bunalmış ve kırlarda sade vatandaş olarak kafa dinlendirmeye gelmiştik’’ der.

Hayatta hemşeri ve arkadaş olarak benzer özellikler gösteren, yıllar geçse de unutulmayan ve yaşama on yıl arayla trafik kazasıyla veda eden merhum Recep Yazıcıoğlu (2003) ve Adnan Kahveci'yi (1993) bu vesile ile tekrar rahmetle yâd ediyoruz.


‘’Unutulmamak istersen, hayatta iken bırakabilmelisin bir eser;
Yoksa ölünce unutulup gidersin de, senin de üzerinden yeller eser..."

ALINTI

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum