İYİ Parti'nin tarıma bakışı

İYİ Parti Grup Toplantısı'nda, Meral Akşener'in yaptığı konuşma kamuoyunda büyük yankı buldu.

İYİ Parti'nin tarıma bakışı

İYİ Parti Grup Toplantısı'nda, Meral Akşener'in yaptığı konuşma kamuoyunda büyük yankı buldu.

İYİ Parti'nin tarıma bakışı
18 Şubat 2021 - 16:54



Gara operasyonu başarısızlığı, AKP'nin "lebaleb" kongreleri ve ev kadını Münevver Acar'ın kürsüde yaptığı konuşma...

Hepsi medyada geniş şekilde yer aldı.

Oysa, Meral Akşener'in konuşmasının yarıdan fazlasını tarım konusu oluşturdu.

İYİ Parti kuruluşundan itibaren tarımı önemsiyor, uygulanan yanlış tarım politikalarını eleştiriyor ve çözüm önerilerini de ortaya koyuyor.

Tarih 16 Ekim 2018!
Patates ve soğan lobisinin, tanzim çadırlarının konuşulduğu günler.

Meral Akşener İYİ Parti grup konuşmasında "kıtlık tehlikesini" vurgulayıp tarım ve gıda ile ilgili şöyle diyor;

"Seçimlere yatırım yapmayı bırak memleketin geleceğine yatırım yap. Gittiğiniz yol yol değil. İndirimde baskı için valilere genelge yolluyorsun. Esnaf yeni ürün alamaz hale gelecek. Raflar boşalacak ve 40 yıl aradan sonra kıtlıkla baş başa kalacağız. İn demekle iniyorsa hadi bakalım işsizliği indirin, faizleri indirin. Bir de o uçaklardan, arabalardan inin. AKP ne oldum delisi olmuş. Kendisini iktidara taşıyanlara savaş açmıştır. Kameralar karşısında pazarcının başına çökenler bunu gösteriyor. Bir kez daha söylüyorum hırsızın, fırsatçının, dolandırıcının cezasını kes ama esnaftan uzak dur. Asıl fırsatçı sensin Sayın Erdoğan."

Meral Akşener tam 2.5 yıl önce tarım, esnaf, gıda enflasyonu için eleştiri ve uyarı yapmış.

Dün yine ülkenin suni gündemlerle meşgul edilmek istenmesine rağmen, Akşener'in gündeminde tarım vardı.

İYİ Parti, AKP-MHP ortak hükümetinin gündem saptırması tuzağına düşmeden, vatandaşın gerçek gündemine odaklanmaya devam ediyor.

Tarım konusunda İYİ Parti'ye yeni katılan, Türkiye'nin önemli ekonomistlerinden Kalkınma Politikaları Başkanı Prof. Ümit Özlale öncülüğünde geniş kapsamlı bir çalışmanın sonuna gelindi.
Yakın zamanda yanlışlıklar ve çözüm önerileri kamuoyu ile paylaşılacak.

İpuçları da dünkü konuşmada özet olarak yer aldı.

Çiftçinin, hayvancının ve fındık üreticisinin çığlıklarını Akçakoca'dan, Düzce'den örneklerle dile getirdi.

Ve farklı bir perspektif ile çözüm önerileri sundu:

"Bugün yaşadığımız gıda fiyatları ve gıdaya erişimle ilgili sorunları,

tarım sektörünün genelinden bağımsız olarak konuşamayız.

Son yıllarda uygulanan, yanlış tarım politikaları ve yetersiz destekler sonucunda,

Türkiye'nin tarım üretimi azaldı, ülkemiz tarımda yüksek ithalatçı konumuna geldi.

Dilimizde tüy bitti, bir türlü anlamadılar.

Biz İYİ Parti olarak, tarımı hem bir sürdürülebilir kalkınma, hem de bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.

Gıda fiyatlarını yapısal çözümlerle değil, polisiye tedbirlerle çözmeye kalkarsanız, işte bugünkü hale düşersiniz.
 (2.5 Yıl önce yaptığı konuşma ile bütünleşiyor)

Son 20 yılda tam 4,5 milyon hektar tarım arazimizi kaybettiniz.

Hollanda ise, bizim kaybettiğimiz tarım arazisinin yüzde 40’ıyla, yıllık 116 milyar dolar ihracat yaptı.

Yani, yüzölçümü Konya kadar olan Hollanda, siz ihracat rakamlarıyla övünedururken, Türkiye’nin toplam ihracatının üçte ikisini, sadece tarımla yaptı.

Siz Büyükşehir Belediyesi Yasası ile, bir gecede 17.803 köy ve beldemizi, son 7 yılda da, “köy kırsalı” nüfusumuzun, 755 binini adeta yok ettiniz.

Yani yılda, yüz bin insanımızın, köy kırsalından göç etmesine seyirci kaldınız.

Meraları, yaylaları, dağları, köylünün elinden alıp, yandaş şirketlere kiraladınız.

Sadece Malatya’da, 35 bin dönümlük mera ve yaylayı, büyük şirketlere kiraladınız.

Yetinmediniz, daha yeni, Karadeniz’de, 15 yaylanın statüsünü kaldırdınız.

Çiftçi sayımızın yaklaşık üçte ikisini kaybettiniz.

Kalan çiftçimizin de, 2 milyar 600 milyon lira olan banka borcunu, 138 milyara, toplam borcunu ise, 200 milyar liraya çıkararak, çiftçilerimizin var olan sermaye gücünü erittiniz.

Sayenizde bugün çiftçimiz, haciz gelmesin diye, traktörünü saklayacak duruma geldi.

Kendin itibar içinde yüzerken, o beğenmediğin Atatürk’ün, efendi olarak gördüğü köylümüzü itibarsızlaştırdınız.

Hal böyle olunca da, üreticilerin üretim yeteneği, tüketicilerin de “gıdaya erişim” imkanı kayboldu.

Ve en sonunda, tarımda ardı ardına izlenen, bu yanlış ve hatta şaibeli politikalar sonucunda, bugün “fahiş gıda fiyatları” ile karşı karşıya kaldık.
"(yine 2.5 yıl önceki konuşma ile bütünleşiyor)

*"Neden parantez içinde 2.5 yıl önceki konuşmalar ile bütünleştiğine dikkat çektiğimi yazının sonunda belirteceğim."

Meral Akşener tabloyu ortaya koyup eleştirilerden sonra çözüm politikalarına geliyor:

"Çarşı pazar karışmış, sen hala meselenin özüne gelememişsin.

Meselenin özü çiftçiyle alakalı değil.

Çiftçinin eline geçen para artmıyor.

Tarlada 30 kuruş olan brokoli, zincir market rafında, 7 lira.

Halde 50 kuruş olan karnabahar, aynı rafta, neredeyse 5 lira.

İki lira seksen kuruş fiyat açıkladığınız süt, rafta, 7 buçuk lira.

Yani senin anlayacağın, mesele çiftçiden sonra başlıyor Sayın Erdoğan.

Temelde sorun zincir marketlerde ve onların tedarikçilerinde.

Çünkü davul da, tokmak da onların elinde.

Kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar, sayıları 31 bini geçti, piyasaya hâkim oldular.

Karşılarında rekabet edecek kimse yok.

Ne çiftçi kooperatifi kaldı ne de birliği, ne halcisi kaldı ne de komisyoncusu. Hepsini ezip geçtiler.
"

 

Çiftçiye sesleniyor:

"İYİ Parti iktidarında, ilk önce bütün takipleri durduracağız. Bu borçlarınızı, ilk aldığınız şartlar içerisinde sübvansiyon haklarınızı koruyarak faizsiz, masrafsız, bir yıl ödemesiz, ertesi yıl ise sadece faiz ödemeli, anaparayı da 5 yıl vadelendirerek ödeme imkânı sağlayacağız.
Ayrıca ödediğiniz miktar kadar da, kredi imkânı sağlayacağız.

Daha önce hazırladığımız, “Ulusal Tarım Master Planı’nı” uygulamaya koyacağız.

Neyi nerede, nasıl, ne miktarda, ne için ve nasıl bir katma değer yaratarak üreteceğinizi hem size, hem de sanayiye önceden söyleyeceğiz.

Verimli tarım arazilerine sanayi bölgesi kurulmasına, plansız kentleşmeye, tarım ve orman bölgelerindeki maden arama faaliyetlerine, derhal son vereceğiz.

Ata tohumu sertifikasyonu çalışmalarına hız vereceğiz.

Dünyada eşi benzeri bulunmayan tür çeşitliliğimizi belgelemek, sahiplenmek ve geliştirmek için,

Anadolu Flora ve Fauna Envanteri’ni” oluşturup, ıslah yöntemleri geliştireceğiz.

Size, “kazanç odaklı” bir tarımsal üretim modeli sunacağız.

Ekim ve üretim sezonu öncesinde, ürününüzün “eşik fiyatını” açıklayacağız.

Ürününüz daha fazla ederse, aradaki farkı, “fark fiyat” olarak ödeyeceğiz.

Fiyatın, eşik fiyatın altına düşmesine izin vermeyecek; “müdahale fiyatını” devreye sokacağız.

Yani, “eşik fiyatı sınır olarak belirleyip, ürün fiyatının bunun altına düşmesine” izin vermeyeceğiz.

Hayvansal ürünler için, “referans fiyatını” garanti edip, bu fiyatın uygulanmasını sağlayacağız.

Ne sizi, ne de ürettiğinizi sahipsiz bırakmayacağız.

Piyasaları sizin lehinize düzenleyeceğiz, dengeleyeceğiz ve denetleyeceğiz.

Bu amaçla yetkiyi alır almaz, ilk icraat olarak, bu görevleri yerine getirecek, “Türkiye Tarımsal Ürünler Düzenleme Kurulunu” kuracağız.

Bu konuşmanın sonunda ne oldu biliyor musunuz?

Saat 11.00'de Meral Akşener tarım ile ilgili konuştu.

Bundan 8 saat sonra kabine toplantısı yapıldı saat 19.00'da ve çiftçiye gübre desteği iki kat arttırıldı.

Bir yıl içinde yüzde 63 artan gübre fiyatı düşünüldüğünde destek iki kat değil, yüzde 37 oluyor.

Yüzde 37 fark bakalım kaç ay içinde sıfırlanacak?

İYİ Parti boşuna oylarını yükseltmiyor.
Ülkenin içinde bulunduğu sorunları planlı, bilimsel ve etkili bir şekilde çözüm önerileri ile birlikte ortaya koyuyor.

2.5 yıl önce söylediklerini günün koşulları ile takip ederek geliştiriyor.

*Parantez içi:
AKP iletişimcilerinin yaptığı gibi 2017 yılında Binali Yıldırım'a hazırladıkları konuşma metnini, 2021'de kopyala yapıştır ile Erdoğan'ın promter'ına yerleştirmiyor.


@GunboyuGazetesi
köşe yazısı

Levent Özeren


YORUMLAR

  • 0 Yorum