Reklam
Reklam

ÖMER ASAN YAZDI: OFLU AŞIK HOCA

Daha önce de yazmıştım, Oflu hocalar bugün ülkenin her yanında ve Diyanet İşlerinde en öndeler. Bunun sebebi var.

ÖMER ASAN YAZDI: OFLU AŞIK HOCA

Daha önce de yazmıştım, Oflu hocalar bugün ülkenin her yanında ve Diyanet İşlerinde en öndeler. Bunun sebebi var.

ÖMER ASAN YAZDI: OFLU AŞIK HOCA
26 Haziran 2020 - 13:01



Of’a İslam Dini girdikten sonra en etkin rolü Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevi adlı alim almış. Gümüşhanevi’den yetişen Oflu-Çaykaralı hocalar sektörü yavaş yavaş ele geçirdiler. Of’ta İslam’ın lokomotifi Nakşi, Halidi-Ziyaiyye kolu.


Kuran’ı okumak Arap olmayanlar için oldukça zor bir iş. Çünkü Arapçadaki sessiz harfler ve vurgu, uzatma kuralları Türkçede yok. Ancak Yunancada veya Rumcada var. Örneğin peltek “s” ve Yunancadaki “delta”. Dolayısıyla Arapçayı Araplar dışında en iyi telaffuz edenler Yunanlar veya Rumlar. 

“Tecvid” yani aslına sadık kalarak okuma, kıraat Kuran okumanın olmazsa olmaz kuralı. Yanlış okuma anlam kaybına yol açar. O nedenle hafızların muhakkak eğitilmeleri gerekir.

Kıraat konusunda cumhuriyet döneminde başvurulan kişi Oflu Aşıkkutlu Hoca. Yedinci yüzyıl Arapçası için Çalekli Dursun Hoca tarafından yetiştirilen Aşık Hoca binlerce hafız yetiştirmiş. Dursun Efendinin hocası Çaykaralı Hacı Ferşat Efendi.

Of ve Çaykaralı hocaların özellikle ana dili Rumca olanları tecvid konusunda oldukça usta oldukları için ülkenin dört bir yanından çoğu hafız onlardan ders almaya gitmiş. İcazet alanlar öğrendikleri kıraat (okuma) kurallarıyla camilerde görev aldılar. Anlayacağınız bugünkü Kuran okuma geleneğinin kökü ana dili Rumca olan hocalardır.

Cumhuriyet sonrası (1924) yasaklanan tekkeler ve Kuran Kursları din öğretimini illegal hale getirmiş. Çoğu hoca evlerinde veya camilerde gizlice Kuran Kursları vermiş. Yakalananlar en azından hapsi göze alanlardı. Mesela 1940’lı yıllarda izinsiz Kuran dersleri veren Çaykara’nın Holayisa Köyü imamı Hınıs Hoca (aynı zamanda kaval çalarmış) bir jandarma baskınına uğramış. Jandarmaların geldiğini duyunca hırkasının içindeki kavalı çıkarıp çalmaya başlamış ve çocuklara da horon oynatmış. Jandarmalar camide horonu görünce bu sefer de “ulan camide horon mu oynanır” diyerek dipçiklerle hocayı fena halde dövmüşler.

Aşık Hoca 1932 yılında Atatürk’ün Trabzon’a geleceğini öğrenmiş. Kendisiyle görüşmek üzere kafasında şapkayla Atatürk’ü karşılamaya gitmiş. Bir fırsatını bulup görüşmeyi başarmış ve Kur’an dersleri vermek için izin istemiş. Atatürk Aşık Hoca’yı Kuran okutarak dinlemiş. Sonra da "sen işine devam et", diyerek şifai olarak izin vermiş. Cumhuriyet sonrası açılan ilk Kuran Kursu Aşık Hoca’nın açtığı gayri resmi kurs olmuş. Aşık Hoca resmi izni ancak 1937 yılında alabilmiş. 

Aşık Hoca ölene kadar medresede sarık, dışarıda ceket, palto ve şapka giymeye devam etmiş. Hiçbir siyasi partiye ve çalışmaya katılmamış. Türkçe ezan okumaya da karşı durmamış ve ilk kendisi okumuş.

Bugün İsmailağa Cemaati lideri olan Oflu Mahmut Ustaosmaoğlu, Aşık Hocanın icazetli öğrencisidir.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum