Hayata lezzet katan kadın girişimciler

Evlerindeki mutfak yetmedi, dışarı çıktılar. Artık kendi mekanlarında konuklarını ağırlıyorlar. Eski tatları unutturmadıkları ve hayata kattıkları lezzet için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bütün kadınlara ilham olsun.

Hayata lezzet katan kadın girişimciler

Evlerindeki mutfak yetmedi, dışarı çıktılar. Artık kendi mekanlarında konuklarını ağırlıyorlar. Eski tatları unutturmadıkları ve hayata kattıkları lezzet için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bütün kadınlara ilham olsun.

Hayata lezzet katan kadın girişimciler
13 Nisan 2021 - 16:19

 

Necmiye Uçansoy

Onlar fırsat verildiği takdirde başarılı olacaklarını her fırsatta gösteren kadın girişimciliğinin en başarılı örnekleri.

Hemcinslerini istihdam ediyorlar. Keçi, inek, arı, eşek besleyip sevgiyle üretim yapıyorlar. Yöresel lezzetleri unutturmuyorlar. Evlerini geçindiriyorlar. Çocuklarının, torunlarının eğitim masraflarını karşılıyorlar. Zevkle yaptıkları pastaları, mantıları, köfteleri kendi mekanlarında konuklarına ikram ediyor ve para kazanıyorlar.

Kadınlara verdikleri özel bir mesaj var: 
Cesur olun. İsterseniz başaramayacağınız iş yok. Kendi işini yapmak isteyen, kendini özgür hissetmek isteyen, kendi ayaklarının üzerinde durmak isteyen bütün kadınlar, iş hayatına dahil olun. Hayalleriniz gerçek olsun. Gayeniz sadece para kazanmak olmasın. Çalışırken bir yandan da meslek sahibi olun.

 

 

55 yaşında 4 çocuk annesi hafif zihinsel engelli kadın kendi mandırasını kurdu

 

 

Kadın girişimci hibe koyunlarla kendi çiftliğini ve mandırasını kurdu. Aksaray'da 55 yaşındaki 4 çocuk annesi hafif zihinsel engelli Döndü Birgin, İŞKUR'un projesine başvurup hibe desteğiyle aldığı koyunlarla kendi çiftliğini ve mandırasını kurdu. Hazırladığı projenin onaylanması üzerine 33 bin lira hibe desteğiyle koyun alan Birgin, yavrulayan hayvanları sayesinde 55 bin liraya mal ettiği mandırasını da yaptı. Şu anda 70 koyunluk sürüye sahip olan Birgin, eşinin de geçen yıl işinden çıkarılması nedeniyle evinin tüm yükünü tek başına sırtlıyor. Çocukları ve torunlarının eğitim masrafını da buradan karşıladığını belirtti.

Pasta yapma zevkini kazanca dönüştürdü

 

 

 

Amasya'nın Merzifon ilçesinde yaşayan 36 yaşındaki Tuğçe Kaynar, daha önce evinde zevkle yaptığı pastaları KOSGEB desteğiyle açtığı butik pasta atölyesinde müşterilerin beğenisine sunuyor. Gazi Üniversitesi Biyoloji Bölümünden mezun olduktan sonra evlenen ve iki çocuk sahibi olan 36 yaşındaki Kaynar, evde yaptığı pastalar yakınları tarafından beğenilince 2 yıl önce butik pasta atölyesi kurmak için kolları sıvadı. KOSGEB'in düzenlediği "Girişimcilik Kursu"na katılan Kaynar, aldığı 50 bin liralık hibe destekle hayalini kurduğu butik pasta atölyesi açtı. Atölyede onlarca çeşit pasta üreten Kaynar, kısa sürede 3 kadına da istihdam sundu. Kaynar, kadınlar cesur olsunlar, hayallerinin peşlerinden gitsinler, yılmasınlar, çalışsınlar, sabretsinler, kendilerine inansınlar ve ülke ekonomisine katkı sağlasınlar dedi.

Kendine has kahve sunumuyla müşterilerine şifa dağıtıyor

 

 

Eskişehir’de, KOSGEB desteğiyle yaklaşık 1 yıl önce açtığı butik kafesinde, çeşitli denemelerden sonra formülünü sır gibi sakladığı Latte Amber’i buldu. Kahve hazırlarken çeşitli baharatlardan yararlanan Senem, kahve tadından ödün vermemek için de aynı zamanda espresso ve süt kullanıyor. Formülü gizlenen karşımın, özellikle kış aylarında ve mevsim geçişlerinde meydana gelen gribal enfeksiyonlara karşı iyi geldiği belirtiliyor. Latte Amber in içinde çeşitli baharatlar var ve Honduras kahve kullanılıyor. Onun dışında da filtre kahvede Kenya ilgi görüyormuş. Özellikle limonla harmanladıkları kahve müthiş ilgi görüyormuş.

 

 

Kadın girişimci mikro krediyle kasap dükkanı açtı

 

 

Şanlıurfa'da, mikro krediden faydalanan kadın girişimci, kendi iş yerini açarak erkeklerin ağırlıkta bulunduğu kasaplık mesleğini yapıyor. Girişimci Kurt, kendi iş yerini açtığı için mutlu olduğunu, kadınların istediklerinde her işi yapabileceklerine inandığını söyledi. "Bir kadının ev hanımı olarak yapamayacağı hiçbir iş yoktur. Yeter ki istek olsun. Kadınların elinden her iş gelir. İnsanlar dükkanı ilk açtığım zaman şaşırdı. Daha sonra kadın olması ve daha sağlıklı olması yönünden beğendiler."

Antalya'da 2 kadın girişimci D vitaminli zeytinyağı üretti

 

 

Turizm sektöründe faaliyet gösteren kimyager Özlem Kıyak ile evli ve bir çocuk annesi eski öğretim elemanı kimyager Melika Gün, KOSGEB'den aldıkları hibe desteğiyle kurdukları tesiste D vitaminli zeytinyağı üzerine çalışma yürüttü. Laboratuvar ortamında çalışmaları 4 yıl sürdü ve sonunda D vitaminini zeytinyağıyla birleştirdiler. 2 kadın üretim yapabilmek için KOSGEB'in 50 bini hibe 150 bin liralık kredi desteğinden faydalandı. D vitaminli yağlar, soğuk sıkım Ayvalık zeytinyağı. Kıyak, insan sağlığına yararlı ürünler ortaya çıkarmayı amaçladıklarını, D vitamini eksikliğinin birçok hastalığa neden olduğunu anlattı. "D vitaminini sadece güneşten alabiliyoruz. Güneş yoluyla derimiz sentezleniyor. Güneşlenmek gerekiyor. Bu da her zaman olmuyor. Kimyasal ilaçların yerine D vitaminini alabileceğimiz doğal bir ürün geliştirdik." dedi. Yeni mezun gençlere örnek olmak istediklerini anlatan iki kadın girişimci, kadınların istemeleri halinde her şeyi başarabileceğini, kadınların hayallerinin peşinden gitmeleri gerektiğini söylediler.

 

 

Açtığı restoranda ev yemekleri yapıp satıyor

 

 

Profesyonel iş hayatını geride bırakıp hayallerinin peşinden koşan Fulya Toy, Bursa OSB’de açtığı lezzet durağında özel tariflerini konuklarıyla paylaşıyor. Aile şirketinde uzun yıllar yöneticilik yapan Fulya Toy, 2017 yılında Bursa OSB’de açtığı kafe ve restoran ile hizmet sektörüne adım attı. “Mutfağı çok seviyorum. Böyle bir işletme açmak hep hayalimdi. Tüm zorluklarını bilmeme rağmen keyif alarak yapacağımı bildiğim için bir anlamda gözümü kararttım ve başladım. Önemli olan işinizi severek yapmak ve işinizin başında durmak. Önce pastane vardı, ancak talep olunca yemek servisine de başladık. İşini seven iyi bir ekibimiz var” dedi. Her gün mayalı ürünler, kahvaltılar, nefis yumurtalı ekmek kokularıyla sabah 7’de kapılarını açtıklarını kaydeden Toy, yoğun bir güne sağlıklı başlamak isteyen pek çok kişinin ilk durağı olmaktan mutluluk duyduklarını anlattı. Günün ilerleyen saatlerinde 15 çeşit ev yemeği ile ziyaretçilerini ağırlıyor.

 

 

Krizi fırsata çevirdi, ekonomiye katkı sağladı

 

 

Antalya'da yaşayan Sibel Cesur Efe, 2015 yılındaki Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından otel işletmeciliğini bırakarak, tarıma yöneldi. Eşiyle birlikte gittiği Japonya tatilinde şeker otu (stevia) bitkisini görüp etkilenen Sibel Cesur Efe, Antalya'nın Aksu ilçesinde 500 metrekare alanda şeker otu bitkisini yetiştirmeye başladı. Şu anda 230 dönüm arazide üretim yapan Sibel Cesur Efe, TÜBİTAK destekli kurduğu fabrikasında şeker otunu işlemeye başladı. İşlenmiş şeker otunun kilosunu 50 ile 100 dolar arasında ihraç eden Efe, ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Stevia yani şeker otu, şekerin girdiği her yerde kullanılıyor. Sıfır kalorili ve insan sağlığına zarar vermiyor. Çok fazla işlenmiyor. Stevia'nın diyabet, şeker ve birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını anlatan Efe, Avrupa'da kliniklerde yapılan deneyler sonucunda Stevia'nın insan vücudundaki bakterileri yok ettiği ortaya çıktı. Stevia, kimyasal şekere alternatif olamaz ama bırakın gıda sektörünü, sağlık sektörüne damga vurmaya başladı. Bu gelip geçici bir trend değil. Bu kamu sağlığıyla alakalı bir durum diye konuştu. Şu anda marketlerde gördüğünüz bu tarzdaki ürünler hep Çin'den geliyor. Yüksek rakamlarla satılıyor.

Kadın girişimci Türkiye'nin en büyük ipek böceği üretimi için dut bahçesi kurdu

 

 

Tunceli'nin Hozat ilçesinde, İstanbul'dan köyüne dönen 42 yaşındaki Nursen Kantokan, Türkiye'nin İpekböceği ve ipek üretiminin yüzde 8'ine tekabül edecek ülkenin en büyük dut üretim bahçesini oluşturdu. 124 dönüm bahçeye toplam 15 bin dut fidanı dikildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tarımsal sulama desteği de verileceği öğrenilen bahçe, kapalı alanıyla birlikte yaklaşık 2 milyon liraya mal olacak ve 150 kişiye istihdam sağlayacak. Proje fikrinin izlediği bir belgeselin ardından oluştuğunu dile getiren girişimci Kankotan "ipek böcekleri sigara, parfüm kokusu da dahil bütün yapay kokulardan etkilenen canlı. O nedenle tarım ilaçlarından, egzozdan uzak bir alan belirledik. Bir yıl sonra bu ağaçlar bize yaprak vermeye başlayacak. Fakat maksimum verime ulaşmamız 5 yılı bulacak. Maksimum verime ulaştığımızda burada yaklaşık 280 kutuyla ipekböceği besleyebileceğiz, koza elde edeceğiz. O da Türkiye'nin en büyük kapama dut bahçesi olacak. Buradaki üretim Türkiye'nin koza üretiminin yüzde 8'ine tekabül edecek" diye konuştu. Kaymakam Çam, "2 yıl sonra bu bahçeden üretim elde edilmesiyle birlikte Türkiye'nin en büyük ipekböcekçiliği üretiminin gerçekleşeceği ilçe Hozat olacak. Bu zamana kadar Türkiye'nin en büyük bahçesi Manisa'nın Gördes İlçesi'ndeydi. Ancak bundan sonra Hozat Türkiye'nin en büyük bahçesine sahip ilçe diyeceğiz" dedi.

66 yaşındaki girişimci kadının azmi parmak ısırtıyor

 

 

Uşaklı 66 yaşındaki Halime Tuncay, 50 yaşındayken sergilediği girişimcilik örneğiyle pek çok kadına örnek olmaya devam ediyor. Ulubey ilçesinde yanında 2 kadınla beraber açtığı hamur işi dükkanında yaptığı çeşitli ürünler beğenilince, adını giderek duyurmaya başladı. Tuncay ilçede adım attığı gıda sektöründe hızla ilerleyebilmek amacıyla il merkezine taşınırken burada pek çok kadını iş sahibi yaptı. Aldığı onlarca siparişi yetiştirebilmek için dükkanını her sabah gün ağarmadan açan Tuncay yaşına rağmen çalışma azmiyle dikkat çekiyor. Ürünlerine hem yurtiçinden hem de yurtdışından gösterilen talep üzerine işini genişleterek İzmir ve Denizli’de bir dükkan açan Tuncay, “Allah sağlık ve ömür verdiğince 80 yaşında kadar bu işi yaparım, mutluyum. Ben bu işe başlarken bir hedefim vardı. Herkes alın teriyle çalışsın. Herkesin bir sigortası olsun. Başladım ve çok iyi oldu. İnsanlara örnek oldum. Ulubey’de 10 evden biri tarhana yapıp satıyor. Uşak’ta yanımda çalışanlar var, bir kadın bu sayede ev alabildi. Yanımdaki çalışanlara da söylerim; ‘Gayeniz sadece para kazanmak olmasın, para her zaman her yerden kazanılır. Çalışırken bir yandan da meslek sahibi, zanaat sahibi olun. İleride bir iş yeri açabilirsiniz. Vasıflı bir işçi olarak başka yerlerde çalışabilirsiniz’ diye” diye konuştu.

 

 

KOSGEB desteğiyle girişimci oldu 5 kadına iş imkanı sundu

 

 

İlçede yaşayan iki çocuk annesi 33 yaşındaki Fatma Sağlam, aile bütçesine katkı sağlamak için iş arayışına girdi. KOSGEB'in girişimcilik kurslarından haberdar olan Sağlam, 7 yıl önce kursa katılarak girişimcilik belgesi aldı. Daha sonra KOSGEB'e başvuran Sağlam, bir kısmı hibe olmak üzere 20 bin lira destek alarak yufka ve yöresel unlu mamuller atölyesi açtı. İşini başarıyla sürdüren ve 5 kadına iş imkanı sunan Sağlam, asgari ücretle çalışan eşinin maaşıyla geçinmekte zorluk çekince iş arayışına girdiğini, 'Hanımeli' adıyla markamızı oluşturduğunu söyledi. Sağlam "Bir kadın isterse hayatta her şeyi başarır. İşimi severek yapıyorum. Benim gibi evde oturmaktan sıkılan ya da bu işi yapmak isteyen kadınlara da kapımı açtım. Beraber çalışıyoruz. Hayatımıza mutluluk katıyoruz." dedi.

Ev kadını destekle zeytinyağı üretip, ihraç etmeye başladı

 

 

 

 

Karaman'ın Ermenek ilçesinde 3 çocuk annesi ev kadını Şerife Alan (52),KOSGEB'in kadın girişimci kursu sayesinde aldığı hibe desteğiyle birlikte zeytinyağı üretip, internet aracılığıyla ihraç ediyor. Kentteki maden ocaklarının kapanmasıyla işsizliğin artığını ve buna kendi imkanıyla çözüm üretmek istediğini belirten Alan, bahçesindeki bin adet ağaçta yetişen zeytinleri kendisi değerlendirip, ilçesine yeni bir iş kapısı oluşturmaya karar verdi. Bunun üzerine KOSGEB'in kadın girişimci kursuna katılan Alan, aldığı 100 bin lira hibe desteğiyle birlikte 2 yıl önce kurduğu iş yeri sayesinde zeytinyağı üretmeye başladı. Bahçesine 500 zeytin ağacı daha diken Alan, çevresindeki çiftçilerinde yetiştirdiği zeytinlerle birlikte yılda yaklaşık 10 ton zeytinyağı üretiyor. Ürettiği yağı da internetten aracılığıyla satan Alan, yağı ihraç bile ediyor. Şerife Alan'ın oğlu Osman Alan da, ürettikleri yağı internet aracılığıyla şu an Almanya'dan Norveç'e, İsveç'ten ve Japonya'ya kadar göndermeye başladıklarını söyledi.

Mantar üretme hayalini projeden aldığı destekle gerçeğe çevirdi

 

 

Niğde'de merkeze bağlı Tırhan köyünde yaşayan 39 yaşındaki Serap Noyer, Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü mezuniyetinden sonra hayali olan mantar üreticiliği için Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün "Genç Çiftçi Projesi"ne başvurdu. Projeden yararlanamayan Noyer, pes etmeyerek, Halk Eğitim Merkezinin mantarcılıkla ilgili kursuna katıldığı sene tekrar başvurduğu projeden 30 bin lira hibe desteği almaya hak kazandı. Noyer, aldığı destekle evlerinin altındaki patates deposu olarak kullanılan yaklaşık 110 metrekare alanı tesise dönüştürerek 2,5 ayda yaklaşık 1,5 ton istiridye mantarı üretti. Mantarların paketlemesini de yapan Noyer, başta marketler olmak üzere ürünlerini birçok yere satmanın mutluluğunu yaşıyor. Üretim iznini altıktan sonra soyadını taşıyan marka altında satış yapmaya başladığını aktaran Noyer, istiridye mantarı çok tanınmadığı için ilk başlarda pazar konusunda sıkıntı yaşadığını belirtti.

 

 

Girişimci kadınlar kurduğu tesiste yılda 18 ton mantar üretecek

 

 

Şırnak’ta yaşayan Ayşe İskenderoğlu ve Emel Erkan isimli girişimci kadınlar, kiraladıkları yerde kurdukları tesiste mantar üretimine başladı. 90 metrekarelik alanda 6 ton mantar üretmeyi hedefleyen İskenderoğlu ve Erkan kurulan mantar üretim tesisi sayesinde Şırnak ve çevre iller ile Irak’ın mantar ihtiyacını karşılamayı hedeflerken, 15 kadına da istihdam sağladı. İldeki iş potansiyelini inceleyen İskenderoğlu, Şırnak Üniversitesinin kullanılmayan bir bölümünü kiralayarak, mantar üretim tesisi kurmaya karar verdi. 45 günde tamamlanan tesis ilk ürünlerini vermeye başladı. Tesiste kadın işçilere istihdam oluşturan İskenderoğlu, mantar üretim tesisinde kompost hazırlanmasından, mantarların hasadına ve pazarlamasına kadar kadınlar ilgileniyor. 2 girişmc "Bizler kadınlara rol model olmak istiyoruz. Evde oturan kadınlarımıza güzel projelerle iş sahibi yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

 

 

Kayısı bazlamaya girdi, ortaya farklı bir lezzet çıktı

 

 

Malatya’da kadın girişimci Fahriye Çobanoğlu, ürettiği bazlamalara kayısı ve çekirdeğini koyunca ortaya farklı bir tat çıktı. 3 yıl önce KOSGEB’in desteği ile ev yemekleri yaparak ticarete atılan Malatyalı kadın girişimci zamanla işletmesini büyüttü ve şuanda Türkiye’nin birçok noktasında ev usulü bazlama üretiyor. Kayısısı ile ünlü Malatya’da çevresindeki arkadaşlarının da tavsiyesi ile bazlamalara kayısı ve çekirdeğini koyan Çobanoğlu, meraklısına farklı bir lezzet sunmaya başladı. Malatya’da ilk kez kayısılı bazlama yapıldığını söyleyen kadın girişimci Çobanoğlu, ilginin beklediklerinden de çok olduğunu ifade ederek talebin çok olduğunu söyledi. Türkiye genelinde de siparişler aldıklarını belirten Çobanoğlu, “Malatya halkı kayısılı bazlamamızın tadını beğendi, inşallah talep daha da artar” dedi.

 

 

Hobileri girişimci ruhuyla sirke markasına dönüştü

 

 

Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde iki kadın girişimci, geleneksel yöntemlerle ürettikleri elma sirkesiyle marka oluşturup ekonomiye katkı sağlıyor. Serpil Yorgancı ve arkadaşı Neriman Ekeş, 3 yıl önce hobi olarak elma sirkesi üretmeye başladı. Üretimlerini artırmaya karar veren iki arkadaş, 2 yıl önce küçük bir atölye kurdu. Meşe ağacından yapılan fıçılarda geleneksel yöntemlerle elma sirkesi üretip Bozkurt ve Kastamonu'nun kısaltması olarak "BOZKA" markasıyla piyasaya sunan Yorgancı ve Ekeş, ülke genelinde söz sahibi olmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yorgancı ve Ekeş, geçen yıl 3, bu yıl ise 6 ton elma sirkesi üreterek piyasaya sundu. Serpil Yorgancı, tamamen doğal, katkısız ürünlerle fark oluşturmak istediklerini söyledi. Neriman Ekeş de elmanın doğanın sunduğu en özel nimetlerden biri olduğuna dikkati çekti. Ekeş, "Kadın elinin hayatın her alanında olması gerekiyor. Ülke ekonomisine katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu.

 

 

Türkiye'nin tek kadın künefe ustası oldu

 

 

Kayserili olan, 3 çocuk annesi Zeynep Geyik (33),Gaziantep'te tatlıcıda çalışarak, 2 senede künefe ustası olduktan sonra evini satıp, Adana'da dükkan açtı. Türkiye'nin tek kadın künefe ustası olduğunu belirten Geyik, Hatay'a özgü künefeyi geliştirip, 15 çeşit ürettiğini, sosyal medya sayesinde tanındığını söyledi. Geyik, çeşitli kuruyemişler, kaymak, dondurma ve meyve sunumuyla Hatay'a özgü künefenin 15 çeşidini geliştirdi.

 

 

Mesleği öğrendikten sonra eşinin memleketi Adana'ya dönen Zeynep Geyik, Sümer Mahallesi'nde künefe dükkanı açtı. Ürünlerinin lezzetli olması dolayısıyla sosyal medyada tanındığını anlatan Geyik, çalışarak da çocuklarını büyütebildiğini kaydetti. Eşinden büyük destek gördüğünü anlatan Geyik, "lezzetli künefe için tabii ki peynirin, yağın, kadayıfın iyi olması gerekiyor ama yapımı ve pişirmesindeki püf noktaların yanı sıra kadın eli değince daha lezzetli oluyor" dedi. Türkiye'nin tek kadın künefe ustasını olduğunu belirten Zeynep Geyik, girişimciliğe cesaret edemeyen ev kadınlarına da önerilerde bulunarak, "Cesaret edemeyenler, beni örnek alsınlar. Yeni bir işletmeyiz ama umduğumuzdan çok daha iyi gidiyoruz. Önce şaşırıyorlar, 'Bu işi kadın mı yapıyor' diyorlar. Tabelayı görünce erkek usta çalıştırdığımı düşünenler vardı ama beni üretimin başında görünce anlıyorlar. Kentteki tanınmış tatlıcılar da gelip künefelerin tadına bakıyorlar ve genelde beğendiklerini söylüyorlar" diye konuştu.

 

 

Genç girişimci hayvanlarına kahve ikram ediyor

 

 

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan 21 yaşındaki kadın girişimci, aldığı "genç girişimci kredisi"yle doğal gıda ürünleri imal ederek köydeki diğer kadınlara da örnek oldu.

 

 

Ailesiyle birlikte yaşayan Seda Özbek, aldığı "genç girişimci kredisi"yle tamamen doğal gıda ürünleri yapıyor. Seda Özbek, aldığı 7 büyükbaş hayvanla süt ürünleri üretmeye başladı. Özbek daha sonra ürünlerin çeşidini artırarak peynir, reçel, tereyağı, tarhana, erişte, salça ve turşu da üretti. Bunların satışını yapmaya başlayan Özbek yoğun bir taleple karşılaştı. Talep üzerine Özbek, köydeki diğer kadınlara da tavsiyelerde bulunarak ticaret atılmalarını sağladı. Büyükbaş hayvanları da olan Seda Özbek onlara kahve ikram ediyor. Seda Özbek, "Bizlere sosyal medya hesaplarımızdan ulaşıyorlar, kargo sistemimiz var. Gelen taleplere göre Türkiye'nin dört bir yanına kargoyla siparişler gönderiyoruz" dedi.

 

 

Çalıştığı fabrikayı bırakıp kendi işini kurdu

 

 

Manisa’da evinde börek, tatlı yapıp satan Semra Baysal (45) isimli kadın girişimci, hizmet sektöründe bulunmak amacıyla KOSGEB’e başvurdu. KOSGEB’ten aldığı uygulamalı girişimcilik belgesi ile Yunusemre ilçesinde bulunan Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi karşısında ablası Zeliha Yontan ile birlikte KOSGEB desteği ve bankadan aldığı krediyle Cizza isimli bir iş yeri açtı. İş yerinde pizza, börek, tatlı, pişi yapıp satan Baysal, evlerden gelen siparişleri de almaya başladı. Kendi işini kurmak için çalıştığı fabrikadan da ayrılan Baysal, KOSGEB’ten 2 yılın sonunda 55 bin liralık hibe desteği alacak.

Mardin’de 2 girişimci kadın mahalli yemekler salonu açtı

 

 

Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki Sedef Gülay Erol ve 33 yaşındaki Perihan Altun, 13 Mart Mahallesi’nde açtıkları mahalli yemek salonuyla kendi işlerinin patronu oldu. Çevrelerindeki olumsuz sözlerine aldırış etmeyen girişimci kadınlar, salonlarında kendi elleriyle yöresel yemekler yapıyor. El lezzetleri il dışına çıkan başarılı kadınlar, kazandıkları para ile ailelerini geçindiriyor. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan 2 çocuk annesi Sedef Gülay Erol “İlahiyat mezunuyum ama kendi işimi yapmadım. Yemek yapmayı sevdiğim için ve dışarıdan mahalli yemek istiyoruz tepkilerini alıyordum. Bu lezzeti biz sunabiliriz, bu talebi biz karşılayabiliriz dedik. Kadınların kendi ayakları üzerinde durabildiğini göstermek istedik. Burayı tırnaklarımızla kazıyarak açtık. Her şeyi ben ve arkadaşım beraber yaptık. Boyadık, taşıdık gece gündüz demeden her şeyi kendimiz yaptık. Elemanımız yok, ikimiz gece hazırlıyoruz gündüz ikram ediyoruz. Gözleme, sulu yemek kuru fasulye, güveç karnıyarık, ve yöresel yemekleri yapıyoruz” dedi.

 

 

İnternetten satın aldıkları eşeklerle çiftlik kurdular

 

 

Muğla'nın Bodrum ilçesinde uzun zamandır farklı doğal sabunlar üreterek geçimlerini sağlayan 58 yaşındaki Cemile Uygur ile 53 yaşındaki Aysun Gözar'ın, bir yıl önce internette gördükleri "satılık eşek" ilanı dikkatlerini çekti. Çanakkale'deki biri yaralı 3'ü erkek 8 eşeği satın alarak tedavi ve kontrollerini yaptıran iki arkadaş, Dereköy Mahallesi'nde kiraladıkları alanda çiftlik kurdu. Zamanla elde ettikleri yavrularla sayıları 11'e yükselen hayvanlarla yakından ilgilenen Uygur ile Gözar, eşek sütünden ürettikleri doğal sabunları açtıkları işletmede ve internet üzerinden satışa sunuyor. Girişimci Cemile Uygur, eşeklerle ilgilenmenin kendilerine çok keyif ve huzur verdiğini söyledi. Uygur, "Hasta olanlara ayrı bir önem veriyoruz. Birinin Aydın'da ameliyatını yaptırdık. Şu anda hepsi çok iyi durumda. Onları yeri geldiğinde biberonla besliyoruz. Eşeklerle çok güzel vakit geçiriyoruz. Hepsiyle birebir yakından ilgileniyoruz. Onları tanıdıkça ve baktıkça, hayranlık duyuyoruz. İnanılmaz hayvanlar. Bu hayvanlara şiddet göstermezseniz, bağırmazsanız hiçbir sorun olmuyor. Biz sadece seviyoruz. Hiçbiri burada eşek muamelesi görmüyor. Hepsine verdiğimiz isimlerle hitap ediyoruz."

 

 

Kadın girişimci hayaline kavuştu

 

 

Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Demircikiöy beldesinde, 65 binTL harcama yaparak 'Büfeterya' adlı iş yerini açan kadın girişimci Ayşe Arslan, (38) hayallerini gerçekleştirdi. Büyükannesine ait eski evi restore ederek kafeterya işletmeciliğine yeni bir görünüm kazandırdığını belirten Arslan, hayallerini kurduğu iş yerini açmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Kendi imkanlarıyla modern bir kafeteryanın küçük bir beldede açılmasını tüm kadınlar adına yürekten kutluyor, örnek olmasını temenni ediyoruz.

Doğadan topladığı otlarla makarna üreten kadın aylık üretimini 6 tona çıkardı

 

 

Balıkesir'in Manyas ilçesinde 53 yaşındaki Serap Karakaş kırlardan topladığı ısırganotu, ebegümeci, gelincik, kazayağı gibi otlardan makarna üretiyordu, zamanla atölyesini büyüttü, farklı çeşitlere yöneldi. KOSGEB'den aldığı 70 bin lira krediyle evinin bahçesine kurduğu imalathanede mercimekli, nohutlu ve kuru fasulyeli makarna gibi yeni ürünleriyle çeşidini 20'ye, aylık üretimini de 6 tona çıkardı. Gluten içermeyenler dahil 20 çeşit makarna üreten Karakaş, ürünlerinin kimyasal madde içermediğini söyledi. Makarnaları yörede yetişen endemik bitkilerle fabrikalarda kimyasal işlem görmemiş bakliyattan yaptığını ifade eden Karakaş, 6 kadına istihdam sağladığını belirtti. Makarnanın pişirme süresi de diğer makarnalara göre farklı. En fazla 5 dakika pişiriliyor. İçinde un, tuz, yumurta ve püreden başka hiçbir madde kullanılmıyor. Dolayısıyla bu pişirme süresini kısaltıyor.

 

 

Arı fobisi işe dönüştü, yılda 750 kilo bal üretiyor

 

 

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yaşayan ve 5 yıl önce apifobiyi (arı korkusu) yenen kadın girişimci Aysun Tuna, organik bal üreterek satışa sunuyor. 41 yaşındaki Aysun Tuna, bahçelerinde bulunan babasına ait 4 kovan arıyla yıllarca mücadele etti. Arı korkusu yüzünden balkona bile çıkamayan Tuna, 2015 yılında babasının arıcılık mesleğini devam ettirmelerini söylemesiyle bu korkusunun üzerine gitmeye karar verdi. Arılarla ilgilenmeye başladıktan bir süre sonra korkularını yenen Tuna, 5 yıl önce 4 kovanla başladığı arıcılık sektöründe şu an 60 kovanda binlerce arı ile yılda yaklaşık 750 kilo organik bal üretimi yapıyor. Aysun Tuna "Arıcılık kadınlara göre bir iş bence. Yani mutlaka bir bahçeleri ya da bakabilecekleri bir yerleri varsa edinsinler, korkmasınlar. Çok zevkli. Birçok ürünün çeşidi var, poleni, arı sütü, propolisi var. Çok zevkli özellikle kadınların yapmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

 

 

Annesinden yapmayı öğrendiği mantıyla girişimci oldu

 

 

Bursa'da yaşayan kadın girişimci Sibel Kaya (45),annesinden öğrendiği mantı yapımını mesleğe dönüştürdü. KOSGEB desteğiyle mantıcı dükkânı açan Kaya, 3 ev kadınına da iş imkânı sundu. Sibel Kaya, "Hem kendimiz için gelir kaynağı hem de geleneksel yemeklerimizin kuşaklar boyunca devam edebilmesi için böyle bir yola girdik. Küçüklüğümüzden itibaren annelerimizin özenle yaptığı mantıları, evimizde ağırladığımız misafirlere sunardık. Daha sonra bu lezzetin daha geniş kitleye hitap etmesi gerektiğini düşündük. Kendi işini yapmak isteyen, hayatta kendini özgür hissetmek isteyen, kendi özgürlüğünün tadına varmak isteyen, ayaklarının üzerinde durmak isteyen bütün hanımların iş hayatına dahil olmasını isterim'' diye konuştu.

Kadın girişimciler, kurdukları kooperatifle siparişlere yetişemiyor

 

 

Akçadağ ilçesinde bir araya gelen 7 kadın girişimci ‘Kadın Girişimciliği ve İşletme Kooperatifi’ kurarak hem ev ekonomilerine katkı sunuyorlar hem de tüketicilere tamamen organik ürünler sunmaya çalışıyorlar. Başkanlığını Ayşe Uzun Kayış’ın üstlendiği kadın girişimciliği kooperatifi ile ilçede üretilen organik salça ve kurutmalık başta olmak üzere ürünler tüketiciye sunuluyor. Şu sıralar organik domates salçası yapımı için hummalı bir çalışma yürüten kadın girişimciler, hiçbir kimyasal ürünün kullanılmadığı organik ürünlerini kooperatif vasıtasıyla il dışında bulunan tüketiciye satıyor. Kooperatif Başkanı Ayşe Uzun Kayış, özellikle kırsaldaki kadınların ürettiği ürünleri kooperatif olarak üreticiden tüketiciye ulaştırmak amacıyla kurulduklarını söyledi. Kısa sürede büyük ilgi gördüklerini ifade eden Kayış, “Çokta ihtiyaç varmış bunu gördük. Bizlere destek veren Akçadağ Belediye Başkanı Ali Kazgan’a teşekkür ediyoruz. Her zaman bizim yanımızda oldu, bunu bilmek de bizlere güç veriyor. Bu projenin hayata geçirilmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

 

 

17 bin lirayla başladığı işte şimdi siparişlere yetişemiyor

 

 

Bilecik’in Bozüyük İlçesinden oğlunun öğrenimi için Pazaryeri ilçesine gelen Kezban Güvercin, yaptığı girişimcilik ile bütün kadınlara örnek oluyor. Güvercin, elinde bulunan 17 bin liraya 15 tane keçi satın aldı. Şuanda 12 keçiden günde 18 litre süt alan Güvercin, amacının bir keçi çiftliği olduğunu söylüyor. Aydan yaklaşık 5 bin lira gibi bir para kazanan Kezban Güvercin, aile ekonomisine de ciddi bir katkıda bulunuyor. Keçilere yaklaşık 8 aydır baktığını söyleyen Kezban Güvercin, 2 yılda 50 hayvana ulaşmayı planladığını belirtti. Güvercin, “Hanımlara da tavsiye ediyorum eve temizlik süpürge yapmayı bırakıp böyle işlere atılsınlar. Üretmek çok güzel bir şey ben bunun keyfini alıyorum. Üretmek zor, her şeyin bir zorluğu var, kolay bir iş yok ama çok keyifli” diye konuştu.

 

 

Arabaşı çorbası kadın girişimcinin geçim kaynağı oldu

 

 

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yaşayan kadın girişimci Sibel Fidan ev hanımlığını bırakıp küçük bir dükkân açtı. Burada arabaşı çorbası ve çeşitli yemekler yaparak ev ekonomisine katkıda bulunuyor. Fidan, "Elim bu işe yatkındı burada doğup büyüdüm. Belediye başkanımız da bunu gördü ve yapabilirsiniz diyerek bize destek oldu. Bizde burayı açtık. Arabaşı çorbası anneannelerimizden, geçmişimizden geliyor. Çok faydalıdır özellikle kış günlerinde içilir. Soğuk algınlığına, gribal enfeksiyonlara iyi gelir. Kış gününde en çok bu çorbayı yapıyoruz" diye konuştu. Orta Anadolu’da birçok yörede yapılan, sıcak çorba ile soğuk hamurun buluştuğu arabaşı çorbası; kavrulmuş un, acı biber, tavuk, kaz, hindi gibi kanatlı hayvan etiyle pişiriliyor. Arabaşının hamuru ise un, su ve tuzla hazırlanıyor. Kaynayan suyun içine atılan un, karıştırılarak bulamaç kıvamına getiriliyor. Daha sonra bir tepsiye dökülen hamur soğutuluyor. Soğuyan hamur, baklava dilimi şeklinde kesiliyor. Tüketilirken de kaşığa önce soğuk hamur ardından çorba alınıyor ve çiğnenmeden yutuluyor.

 

 

Köfteci Nezahat Usta, Sivas'ta bir ilk oldu

 

 

Sivas'ta yaşayan Nezahat Mazman (38),7 yıl önce katıldığı girişimcilik kursunda, kentin meşhur köftesi için proje hazırladı. Köfteye kadın elinin değmesini amaçlayan Mazman'ın projesi kabul görünce aldığı KOSGEB desteğiyle kendi iş yerini açtı. 'Köfteci Nezahat Usta' olarak tanınan Mazman, bu alanda kadın olarak kentte bir ilki gerçekleştirdi. Eskikale Mahallesi Ulu Cami Sokak'ta açtığı iş yerinde başta Sivas Köftesi olmak üzere ızgara çeşitleri satarak evinin geçimini sağlıyor. Mazman, "Sivas Köftesi'nin özelliği sadece et ve tuz olmasıdır. Başka hiçbir katkı maddesi olmadan yapılır. Benim müşterilerimin hepsi memnun. Bir kadın elinden köfte yemekten çok memnunlar. Temiz olmasını istiyorlar. Onun için yoğun bir istek var." dedi.

Eşinin iflası üzerine girişimci oldu

 

 

 

 

Gaziantep'te yaşayan ve eşinin iflası nedeniyle zor günler geçiren 54 yaşındaki ev kadını Hatice Akdulum, evinde çocukları için yaptığı, Güneydoğu Anadolu mutfağının yöresel lezzeti mumbar dolmasını iş fırsatına çevirdi. Yaklaşık 3 yıl önce haftada bir kiloyla başladığı mumbar dolması satışında günlük 100 kilograma kadar çıkan Akdulum, "Mumbarcı Hattuç Bacı" ismiyle sosyal medyadan Türkiye'nin dört bir yanına mumbar gönderiyor. Akdulum, pazar günleri Gaziantep Büyükşehir Belediyesince ev kadınları için açılan yöresel ürün pazarında da mumbar satıyor. Akdulum, "Tüm ev hanımlarına da tavsiye ederim. Evde oturarak hiçbir şey elde edemezler, çalışsınlar. Haftada 1 kiloyla başladım. Şimdi günde 100 kiloya kadar çıktığım günler oluyor. Gerçekten çok mutluyum. Belediyemiz de elimizden tuttu. Pazar günü pazarda satış yapıyorum. Türkiye'de kargonun gittiği her yere ürün yollayabiliyorum. Ürünlerim ABD'ye, Afrika'ya, Londra'ya, Paris'e de gidiyor. Antep'ten nasıl kurutmalık ve baklava hediyelik olarak gidiyorsa, şimdi mumbar da gidiyor." dedi.

Meyve sebzeyi una dönüştürüp sosyal medyadan satıyor

 

 

İzmir'de, KOSGEB desteklerinden yararlanarak gıda şirketi kuran Özbek asıllı girişimci, kuruttuğu meyve sebzeleri un haline getirip sosyal medya üzerinden satıyor. Özbekistan'da yaklaşık 15 yıl öğretmenlik yapan Gülandar Kibaroğlu, 1998'de eşi ve çocuğuyla Türkiye'ye geldi. Ailesiyle Torbalı ilçesine yerleşen Kibaroğlu, çocuğunu büyüttükten sonra kendi işini kurmaya karar verdi. 2016 yılında girişimcilik eğitimi alan Kibaroğlu, KOSGEB desteklerinden yararlanarak gıda şirketi kurdu. İşletmesinde çilek, portakal, mandalina, domates, elma, hurma gibi birçok meyve ve sebzeyi kurutan girişimci, daha sonra bunları öğüterek un haline getiriyor ve sosyal medya üzerinden satıyor.

 

 

Baba mesleği arıcılığa el attı, projesiyle dereceye yaptı

 

 

Rize´nin Güneysu ilçesinde arıcı olan babasının mesleği ile yakından ilgilenen Yiyecek İçecek İşletmeleri Lisans mezunu Sümeyye Çelik (24),hazırladığı 'Genç Kanatlar' projesiyle, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca yürütülen programda dereceye girdi. Proje kapsamında kimyasallardan uzak bal şekerlemesi ve krem balmumları üreten Çelik, "Arıcılığı modernize edip, balı tek ürün olmaktan çıkarıp farklılaştırmaya çalıştım. Bu olayın henüz başındayım" dedi. Baba mesleğini daha ileri boyutlara taşımayı hedeflediğini dile getiren Sümeyye Çelik, "Şu an standart olan bal ürünleri üretiyorum. İnsanların güvenini kazanmak için önceliğim organik tescili almak. Sonrasında polen, propolis, balın yan ürünleri olan süs mumları üretmeyi düşünüyorum. Yöremizde bulunan çay ile ürünümüzü birleştirip, çaylı şerbetler yapmayı, bal mumda çay çiçeğini kullanmayı hedefliyorum" dedi.

Hibeyle başladı ikinci şubesini açtı

 

 

Eşinin işlerinin kötüye gitmesi nedeniyle Kütahya'dan memleketi Kilis'e dönen ve bir arkadaşının tavsiyesiyle İŞKUR tarafından düzenlenen KOSGEB girişimcilik kursuna katılan 2 çocuk annesi Meral Dama, imalathane ve pastane açtı. Şimdilerde açtığı ikinci şubesinde başarılı çalışmalarıyla hemcinslerine örnek olan ve 50 kişiye istihdam sağlayan Dama, kendi ayakları üzerinde durabilmenin sevincini yaşıyor. Başarılı girişimci Dama, işlerin umduğundan daha iyi gittiğini ve ileriye dönük yeni planlar yaptıklarını belirterek, kent merkezi yada il dışında yeni şubeler kurmayı düşündüklerini söyledi. Dama, "Emek varsa yemek vardır. Emek yoksa yemek de yoktur" felsefesiyle hareket ettiğine dikkati çekerek, hemcinslerine cesaretli olmalarını ve kendilerine hedef koymalarını tavsiye etti.

Sattığı bileziğiyle bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor

 

 

İstanbul’da 35 yıl boyunca çeşitli mesleklerde çalışarak birikim yapmaya çalışan girişimci Mürüvvet Pay, şehir ve iş hayatından bıkarak Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesine bağlı Gözalan köyüne dönüş yapma kararı aldı. Köyünde arı yetiştirmeyi kafasına koyan Mürüvvet Pay, kendisine destek olması için ablası Kezban Çalışkan’dan borç olarak bir adet bilezik aldı ve bunu bozdurdu. Bileziğin parasıyla bir kovan arı alan Mürüvvet Pay, işlerinin iyi gitmesiyle ikinci yıl bir kovan daha arı aldı. Bu şekilde her geçen yıl işlerini ilerleten Mürüvvet Pay, 10 yıl sonra 200 kovan arıya ulaştı. Bu zaman zarfında çeşitli kurslara giden ve televizyon kanalından da arıcılık ile ilgili bilgiler öğrenen Mürüvvet Pay, Doğanyurt’ta düzenlenen Kestane Balı Festivali’nde yapılan yarışmada ikinci seçilerek büyük bir başarıya da imza attı.

Köylü kadın girişimcilerin hasat heyecanı

 

 

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) hazırlanan bölgesel kalkınma odaklı proje kapsamında, Düzce Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezince (DÜBİT) sağlık ve çevre alanında çalışmalar yapıldı. Bu doğrultuda Gölyaka ilçesine bağlı Hacıyakup köyünde yaşayan Leyla Kardüz, Müzeyyen Kolamaç, Asiye Horuz ve Emine Demircan, tıbbi ve aromatik bitki ekimi için eğitim alarak komşularından kiraladıkları arazilere ada çayı ve kekik ekimi yaptı. Köylü kadınlar, her gün tarlaya gidip ada çayı ve kekikleri kontrol etti. Akademisyenlerin takibinde süren üretim aşamasında son aşamaya gelen kadınlar, ayrı ayrı oluşturdukları 4 dönümlük araziye birlikte ektikleri ürünlerin hasadını yapıyor. İmece usulünü köyde yaşatan kadınlar, topladıkları ada çayı ve kekikleri ilaç, gıda ve kozmetik sanayisinde çalışma yapılması için Düzce Üniversitesine gönderiyor. Kolamaç, çevredeki tüm kadınların kendilerini ilgiyle izlediğini belirterek, "Çok güzel bir duyguyla başladık. Hasat sonuna geldik. Bir şeyleri başarıyoruz diye heyecanlıyız. İnşallah bu işleri başaracağız. Çevremizdeki insanlara da tavsiye ediyoruz, kadınlar bizi önder olarak görüyor. 'Siz yapın, kazanın, biz de yapacağız.' diyorlar. Herhalde yapacağız." dedi.

Solucan gübresi üretimi kadın girişimcinin geçim kapısı oldu

 

 

Muğla'nın Milas ilçesinde Akyol Mahallesi’nde yaşayan evli ve 2 çocuk annesi 40 yaşındaki Öznur Akkaş, evinin bahçesindeki depoda kurduğu tesiste 2 yıldır solucan gübresi üretiyor. Akkaş, bu sayede istihdam da sağlıyor. "Sihirli bir değnek" olarak tanımladığı gübreyle üretilen doğal ürünlerle insanlara faydalı olmak istediğini belirten Akkaş, işlerini büyüterek daha çok kişiye istihdam sahası açmayı amaçlıyor. Bir kadın olarak fark yaratma isteği ile yola çıktığını ifade eden Akkaş, "100 bin solucan ile başladığım gübre üretiminde şu an 2 milyon solucanla ayda 1 ton gübre üretiyorum.

Gübrenin kilosunu 5 liraya satarak ayda ortalama 3 bin lira gelir elde ediyorum." dedi. Bahçesindeki kayısı ağacı ve sebzelerine solucan gübresi vererek meyvelerde verim artışı sağladığını anlatan Akkaş, “Solucan gübresi işine sosyal medyada yaptığım araştırma sonucu girdim. Solucan gübresi tarımsal üretimde verim artışının anahtarı. Gübreyi kendi seramda ve ağaçlarımda da kullanıyorum. Ailecek tamamen organik ürünler tüketiyoruz ve bunu herkese tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.

KAYNAK


YORUMLAR

  • 0 Yorum